"Sosyal devlet değil, şirket devleti uygulamaları yaygınlaşıyor”

'Elektrik Piyasası Kanunu ile Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı' ile elektrik enerjisi üretmek amacıyla aldıkları lisans çerçevesinde yükümlülüklerini...


'Elektrik Piyasası Kanunu ile Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı' ile elektrik enerjisi üretmek amacıyla aldıkları lisans çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin ucu belirsiz bir şekilde affedilmek istendiği belirtildi.

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, devletin şirketleri denetleme ve denetim sonunda gerekli yaptırımları uygulama görevinden vazgeçmesi anlamını taşıdığı ifade edildi. Diğer yandan, yatırımların gecikmesine göz yumulması ve bu nedenle oluşacak arz sıkıntısı, buna bağlı olarak elektrik fiyatlarının pahalılaşmasının baştan kabul edilmesi anlamına geldiği vurgulandı. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Tasarının ikinci maddesiyle ‘Kayıp kaçak rantı’ oluşturulmuştur, açıklanan hedef kayıp ve kaçak oranlarının 3. kez revize edilmesiyle 3 dağıtım şirketi imtiyazlı hale getirilmiştir. Bu 3 imtiyazlı şirket için yoksul yurttaşları daha da çok sıkıntıya sokacak asgari tüketim uygulaması ise ülkemizde ‘sosyal devlet değil, şirket devleti’ anlayışının uygulandığını göstermektedir. Böylesi bir uygulama, kaçak kullanımı olmayan, ancak ödeme güçlüğü nedeniyle belirlenecek asgari tüketimin de altında tüketim gerçekleştiren ya da konutunu çok sınırlı kullandığı için tüketimi düşük olan yurttaşların cezalandırılması anlamına gelecektir. Üstelik böylesi bir uygulama kullanılmayan elektrik üzerinden bile şirketlere sabit gelir garantisi sağlamak anlamına gelmektedir."

“Bölgesel tarife gibi eşitsizlikleri artıracak uygulamalara başvurulmamalıdır. Kayıp ve kaçak oranlarının revize edilmesi ve asgari tüketim düzenlemesi getirilmek istenen elektrik dağıtım özelleştirme ihalelerinin koşullarını değiştiren ‘haksız kazanç kapısı’ olarak görülmektedir. Tasarıyla özelleştirme öncesi kamu tarafından yapılan yatırımların bedelinin faiziyle şirketler tarafından yurttaşlardan tahsil edilmesine yönelik düzenleme yapılmıştır. Maddenin gerekçesinde dağıtım şirketlerinin bu dönemde EPDK tarafından onaylanan limitlerin üzerinde yatırım yaptığı, izin alınmadığı için bu yatırımların tarifelere yansıtılamadığı ileri sürülmektedir. Öncelikle yasal mevzuat gereği EPDK izniyle bu yatırımlar yapılabiliyorsa, bu dağıtım şirketleri nasıl izinsiz yatırım yapmışlardır? Bu eşgüdüm ve planlama sorununa yol açanlar kimlerdir? Kaldı ki bu yatırımlar tahsil edilmemişse bile kamu tarafından yapılmış yatırımlar olup, bu yatırımların yapılmış haliyle dağıtım kuruluşları şirket tarafından satın alınmıştır. Buradan anlaşılan odur ki iktidar, daha yeni satışını yaptığı dağıtım kuruluşlarının borçlarını vatandaşa yıkarak, şirketleri mali iflastan kurtarmaya kalkmaktadır.” Tasarıyla zeytinliklerin enerji başta olmak üzere pek çok amaç için talana açılmasına da itiraz edildi.

CİHAN


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×