Reform İzleme Grubu’nun 29. Toplantı bildirisi

Türkiye’de siyasi reform sürecinin devamını ve reformların etkin bir şekilde uygulanmasını sağlamak amacıyla 2003 yılında kurulan Reform İzleme Grubu’nun 29. Toplantısı Ankara’da düzenlendi. Dört bakanın katıldığı Reform İzleme...

Reform İzleme Grubu’nun 29. Toplantı bildirisi

Türkiye’de siyasi reform sürecinin devamını ve reformların etkin bir şekilde uygulanmasını sağlamak amacıyla 2003 yılında kurulan Reform İzleme Grubu’nun 29. Toplantısı Ankara’da düzenlendi. Dört bakanın katıldığı Reform İzleme Grubu’nun (RİG) 29. Toplantısı sonrasında basın bildirisi yayımlandı.

Bildiriden satırbaşları şu şekilde: ‘‘2003 yılında oluşturulan Reform İzleme Grubu’nun 29. Toplantısı, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu’nun ev sahipliğinde, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Ahmet Davutoğlu ile İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın katılımıyla gerçekleşmiştir.

Reform İzleme Grubu Toplantısı, Avrupa bütünleşmesi fikrinin tohumlarının atıldığı Schuman Deklarasyonu’nun yıldönümü olan 9 Mayıs Avrupa Günü’nde düzenlenmiştir. Tüm Avrupa vatandaşlarının Avrupa Günü’nü kutlarız.

VATANDAŞLARIN AB ÜLKELERİNE VİZESİZ SEYAHAT HAKKI

Vatandaşlarımızın AB ülkelerine en geç 3,5 yıl sonra vizesiz seyahat hakkına kavuşmasının ve AB ile aramızda önemli bir psikolojik engelin aşılmasının ilk adımı olarak nitelendirebileceğimiz Vize Serbestisi Diyaloğu’nu 16 Aralık 2013 tarihinde Ankara’da resmi olarak başlattık.

Aynı gün, Türkiye ile Avrupa Birliği arasında Geri Kabul Anlaşması’nı (GKA) da imzalayarak Adalet, Özgürlük ve Güvenlik Faslı'nda (24. Fasıl) önemli bir adım atmış olduk.

2013 yılı demokratikleşme ve reform sürecinde izlediğimiz kararlı politikaların sonucunda müzakere sürecine ilişkin somut ilerlemeleri de beraberinde getirmiş ve müzakere sürecimize yeni bir ivme kazandırmıştır. 3,5 yıl aradan sonra, 5 Kasım 2013 tarihinde Bölgesel Politika ve Yapısal Araçların Koordinasyonu Faslı (22. Fasıl) müzakerelere açılmıştır.

SON DÖNEMDEKİ OLAYLARIN AB’YE YANSIMALARI BİZİ ÜZMÜŞTÜR

Son 1 yıl içerisinde gerçekleştirdiğimiz reform çalışmaları, Avrupa Komisyonu tarafından hazırlanan 2013 yılı İlerleme Raporu'nda da yer almış, hükümetimizin demokratikleşme sürecine ve reformlara bağlılığının altı çizilmiştir.

Öte yandan, son dönemde ülkemizde yaşanan bazı olayların AB başta olmak üzere uluslararası arenadaki yansımalarını da üzüntü ve şaşkınlıkla takip etmekteyiz.

Ülkemizde gerek Demokratikleşme Paketi gerekse diğer reform çalışmaları çerçevesinde her geçen gün gelişen ifade ve basın özgürlüğü, toplanma ve örgütlenme özgürlüğü gibi temel hak ve hürriyetlerle ilgili olarak AB üye ülkeleri ve AB yetkilileri tarafından halen süreci istismar eden çevrelere cesaret veren açıklamaların yapılması ne yazık ki anlaşılabilir bir durum değildir.

Türkiye’nin Kopenhag Siyasi Kriterleri'ni karşıladığı AB tarafından da teyit edildiği cihetle Türkiye-AB katılım müzakereleri artık teknik bir süreç olarak kabul edilmelidir.

TÜRKİYE’NİN GAYRETLERİNE RAĞMEN ÖNÜMÜZE SİYASİ ENGELLER ÇIKARTILIYOR

Yarım asrı aşkın süre önce çıktığımız AB yolculuğunda özellikle son 12 senedir temel siyasi reformların yerine getirilmesinden toplumun farklı kesimlerinin sürece dâhil edilmesine kadar çok önemli adımlar attık. Türkiye'nin bu gayretlerine rağmen, ne yazık ki bazı üye ülkelerin tamamen siyasi mülahazalarla önümüze çıkardığı engeller nedeniyle müzakere sürecinin mevcut durumu kaydettiğimiz gelişmeleri yansıtmamaktadır. Halihazırda Türkiye-AB ilişkilerindeki en önemli ve öncelikli mesele ülkemizle hiçbir ilgisi olmayan siyasi engellerdir.

AB’Yİ 23 VE 24. FASILLARI AÇMAYA DAVET EDİYORUZ

Kaydedilen gelişmeler çerçevesinde, gerek Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan İlerleme Raporu gerekse Avrupa Parlamentosu’nun son iki raporunda yer alan, Yargı ve Temel Haklar başlıklı 23. Fasıl ile Adalet, Özgürlük ve Güvenlik başlıklı 24. Faslın açılması gerektiği konusundaki görüşleri paylaşıyor, AB’yi bu fasılları açmaya davet ediyoruz.

Milletimizin ve hükümetimizin Avrupa Birliği’nden beklentisi ve samimi arzusu artık bu sürecin hak ettiği zeminde ilerlemesidir.

Tüm fasıllarla ilgili olarak, Avrupa Birliği Bakanlığı koordinasyonunda ilgili tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızın katkılarıyla fasıl bazında öncelikli olarak yapılması gereken çalışmaları ortaya koyan ve 2014-2016 yıllarını kapsayan 'Avrupa Birliği’ne Katılım için Ulusal Eylem Planı' hazırlanmasına karar verdik. Avrupa Birliği’ne Katılım için Ulusal Eylem Planı' ile hem AB müktesebatına uyum bakımından önceliklerimizi belirleyeceğiz hem de müktesebat uyumundaki mevcut durumu ve gelişmeleri daha sağlıklı izleyebileceğiz.

DEMOKRATİKLEŞME PAKETİNDEKİLER

Demokratikleşme Paketi çerçevesinde, kamuda başörtüsü yasağı kaldırılmış, geçtiğimiz yıl ortaokullarda son verilmiş olan öğrenci andı uygulamasına ilkokullarda da son verilmiş, Midyat Süryani Deyrulumur Mor Gabriel Manastırı Vakfı’nca başvuruda bulunulan ve bahse konu manastırın etrafında yer alan taşınmazın, Vakıflar Meclisi’nin kararı ile söz konusu Vakfın adına tesciline karar verilmiş, Nevşehir Üniversitesi’nin ismi, Nevşehir Hacı Bektaşi Veli Üniversitesi olarak değiştirilmiştir. Ayrıca Roman Dili ve Kültürü Enstitüsü’nün Trakya Üniversitesi bünyesinde kurulması YÖK kararı ile kararlaştırılmıştır.

Bu Kanun kapsamında, nefret suçu ile ilgili düzenleme yapılması, yaşam tarzına saygının güvence altına alınması, özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim yapılmasına imkan tanınması, seçimlerde faklı dil ve lehçelerde propagandanın serbest hale gelmesi ve siyasi partilere devlet yardımının kapsamının genişletilmesi gibi, özgürlük ve demokrasi standartlarımızı çok daha ileri düzeye taşıyan düzenlemeler hayata geçirilmiştir.

Ayrıca Demokratikleşme Paketi kapsamında yer alan Kişisel Verilerin Korunması Kanun Tasarısı ile Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kurulu Kanun Tasarısı’na yönelik çalışmalar kararlılıkla devam etmektedir.

ÖZEL YETKİLİ MAHKEMELERİN KALDIRILMASI

Kamuoyunda Beşinci Yargı Reformu Paketi olarak anılan 6526 sayılı Kanun ile 'özel yetkili mahkemeler' olarak bilinen Terörle Mücadele Kanunu 10. Maddesi kapsamında görev yapan ağır ceza mahkemeleri kaldırılmış ve bu mahkemelerde görülmekte olan davalar genel yetkili ağır ceza mahkemelerine devredilmiştir.

Ayrıca bu Kanunla; azami tutukluluk süresi 10 yıldan 5 yıla düşürülmüş, taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma, iletişimin denetlenmesi, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, teknik takip ve izleme kararlarının verilmesi şartları zorlaştırılmış ve bu tedbirlerin uygulanmasına ilişkin süreler kısaltılmıştır. Gözaltı, tutuklama ve arama gibi soruşturma tedbirlerine karar verilebilmesi için 'somut delil' kriteri getirilmiştir. Bunların yanı sıra bilgisayarlardaki verilere el konulduğu takdirde kişinin istemi aranmaksızın bilgisayardaki bütün verilerin yedeğinden bir kopyanın şüpheliye verilmesi zorunluluğu getirilmiştir. Bu Kanundaki en önemli değişikliklerden birisi de, savunmanın güçlendirilmesi açısından, müdafiin dosya içeriğini inceleyebilmesi konusundaki kısıtlamanın kaldırılmasıdır.

Yapılan reform çalışmaları sonucunda, mahkemelerdeki iş yükü azalmış ve cezaevlerindeki tutukluların genele oranı yüzde 14’e kadar gerilemiştir. Türkiye bu konuda, birçok AB üyesi ülkeden çok daha iyi bir duruma gelmiştir.

TÜRKİYE’DE TUTUKLU GAZETECİ SAYISI

Son zamanlarda, ‘tutuklu gazetecilerle’ ilgili yayımlanan raporlar konusunda, doğru bilgi paylaşılmasında yarar olduğu değerlendirilmektedir. Farklı veriler içeren raporların tümü, ismi geçen kişilerden, avukatlarından ve bu alanda faaliyet gösteren kimi kuruluşlardan toplanan bilgilere göre hazırlanmaktadır. Bu tür kuruluşlardan birisinin yayımlamış olduğu son tutuklu gazeteciler listesinde, 44 isim yer almaktadır. Bu isimler ile cezaevi verileri karşılaştırıldığında; 18 kişinin yargılamasının tamamlandığı ve haklarında hüküm verildiği, 11 kişinin yargılanmasına tutuklu olarak devam edildiği, 14 kişinin değişik tarihlerde tahliye olduğu ve 1 kişinin ise ceza infaz kurumlarında kaydına rastlanmadığı görülmüştür.

Yargılaması tamamlanmış olanların hüküm aldıkları eylemler ve yargılaması devam edenler hakkındaki iddianamelerdeki isnatlar incelendiğinde, hiç birisinin gazetecilik faaliyetinden dolayı yargılanmadığı görülecektir.

HSYK DÜZENLEMESİNE TEPKİLER HAKŞİNAS DEĞİL

Ülkemizde son 12 yılda gerçekleştirilen, hukuk devleti, güçler ayrımı, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığını güçlendirme yönünde yapılan kimi reformlar görmezden gelinerek, HSYK ile ilgili birçok AB ülkesiyle paralellik arz eden kanun değişikliğinin uygulamaya yansımaları dahi görülmeden eleştirilere maruz kalması hakşinas bir tutum değildir. Şu bilinmelidir ki, yargının tarafsızlığını, dış bağımsızlığı kadar iç bağımsızlığını da dikkate alan yargı reformlarımızı sürdürmeye devam edeceğiz.

ÇOCUKLARA KARŞI CİNSEL SALDIRI ELE ALINDI

İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan Kolluk Gözetim Komisyonu’nun kurulmasına ilişkin Kanun Tasarısı TBMM gündemindedir. Söz konusu Komisyonun kurulması ile kolluk personeli hakkındaki insan hakları ihlallerine ilişkin iddia ve şikâyetlerin daha etkin ve hızlı soruşturulması amaçlanmaktadır.

Özellikle toplumumuzun büyük hassasiyet gösterdiği son dönemde artan, çocuklara karşı cinsel saldırı ve istismar vakalarını da toplantımızda ele aldık. Türk Ceza Kanununun 'Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar' bölümünün ilgili maddelerinde düzenlenen suçlarla ilgili olarak ortaya çıkan sorunların caydırıcı cezalar ile ortadan kaldırılması amacıyla hazırlanan tasarının en kısa zamanda TBMM’ye sevk edilmesi kararlaştırılmıştır.

TBMM’nin gündeminde yer alan Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme’ye Ek İhtiyari Protokol’ün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın yasalaşması, ülkemizde engelli vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerinden tam olarak yararlanmasına yönelik devam eden çalışmalarımızı tamamlayıcı nitelikte olacaktır.

Şiddet suçu mağdurlarının korunması amacıyla Adalet Bakanlığı bünyesinde oluşturulan Bilim Komisyonu çalışmalarını sürdürmektedir

İNSAN TİCARETİNİN ÖNLENMESİ

11 Nisan 2013 tarihinde yürürlüğe giren Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu kapsamında kurulan Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün idari ve kurumsal kapasitesinin geliştirilmesi ve Kanunda öngörülen yeniliklerin hayata geçirilmesi için yapılan çalışmalar devam etmektedir.

Bu çerçevede İnsan Ticaretinin Önlenmesi ve Mağdurların Korunması Hakkında Kanun Tasarısı Taslağı’nın hazırlanmasına yönelik çalışmalara da İçişleri Bakanlığı koordinasyonunda devam edilmektedir. Sınır Güvenliği Kanun Tasarısı Taslağı hakkındaki çalışmalar İçişleri Bakanlığı tarafından sürdürülmektedir.

BAŞBAKANIN TAZİYE MESAJI

Sayın Başbakanımızın 23 Nisan 2014 tarihinde yayımladıkları ve ilk defa Ermeni vatandaşlarımıza ve tüm Ermenilere doğrudan hitap eden taziye mesajı hem içeriği hem zamanlaması hem de vurguları itibariyle bir dönüm noktası olmuş ve uluslararası toplumda takdirle karşılanmıştır. Tarihine tüm boyutlarıyla sahip çıkan özgüven ve kudret sahibi bir devletin şefkatli ve empati yüklü bakış açısı Sayın Başbakanımızın mesajında vurgulanmaktadır.

Ülkemizi çağdaş medeniyet seviyesinin üzerine çıkarma konusundaki kararlılığımızın temel unsurlarından biri olan siyasi reform sürecinin devamını ve reformların etkin bir şekilde uygulanmasını sağlamak ve takip etmek amacıyla oluşturulan RİG’in 30. Toplantısının, Temmuz ayında Gaziantep’te düzenlenmesi kararlaştırılmıştır.’’ CİHAN


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×