Prof. Dr. Pandya: Hizmet Hareketi, tüm insanlığı kucaklama teşebbüsüdür

Kaliforniya Eyalet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sophia Pandya, Hizmet Hareketi ve Fethullah Gülen Hocaefendi’yi anlattı. Pandya, Hizmet Hareketi’ni, “Tüm insanlığı kucaklama teşebbüsü.” olarak niteledi.Zaman gazetesinde yer alan...

Prof. Dr. Pandya: Hizmet Hareketi, tüm insanlığı kucaklama teşebbüsüdür

Kaliforniya Eyalet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sophia Pandya, Hizmet Hareketi ve Fethullah Gülen Hocaefendi’yi anlattı. Pandya, Hizmet Hareketi’ni, “Tüm insanlığı kucaklama teşebbüsü.” olarak niteledi.

Zaman gazetesinde yer alan yazısında Prof. Dr. Pandya, şu görüşleri dile getirdi: “Hizmet Hareketi, onlarca yıldır devam edegelen, hayırsever, insan odaklı bir sivil toplum hareketidir.

Dünyanın dört bir yanında, bini aşkın -hatta şimdi iki bini de bulmuş olabilir—eğitim müesseseleri var.

Bu okulların çoğunu kendim de bizzat ziyaret etme imkânı buldum. Etiyopya, Malezya, Hong Kong, Taiwan, Yemen, dünyanın her yerinde okulları var...

Başarılı olup da eğitim imkânı bulamayacak olan öğrencilere ulaşarak, onlara bilim ve teknoloji ağırlıklı, yüksek kalitede eğitim verebilmek adına çok çalışıyorlar.

Böylesine bir çalışma daha önceleri görülmemiş bir şey.

Karşımızda Hizmet adı verilen ve kendini insanlığa adamış bir dinî hareket var. Çok geniş çapta, uluslararası eğitim projeleri yürütüyorlar, ve bunu dini ideallerinin bir parçası sayıyorlar.

Dinî idealleri insan odaklı hedefler haline geliyor, insan odaklı hedefler de eğitim odaklı hedefler haline geliyor ve en nihayetinde insanlığa hizmet etmiş oluyorlar.

Dolayısıyla, böyle bir çalışmayı yani Hizmet Hareketi’ni, oldukça takdir edilesi bir dinî hareket olarak görüyorum.

Bir Müslüman olarak, uzun bir süredir, yalnızca belli düşüncelerin, söylemlerin hüküm sürmesinden rahatsızlık duydum; televizyonda görüp seyrettiğimiz şeyler gibi...

Bir yandan, İslam fobisi yaygınlaşıyor ve İslamiyet’e karşı bir kızgınlık söz konusu.

Diğer bir yandan da, kimi Müslümanlar televizyonlarda, büyük kitlelerin önünde öyle şeyler yapıyorlar ki, bir Müslüman olarak o tür şeyleri televizyonda görmek istemiyorsun.

Örneğin, Malezya’daki bazı Müslümanlar Hıristiyanların ‘Allah’ kelimesini ağızlarına almalarını istemiyorlar; onlara göre o kelime kullanılmamalı..

Ya da El-Kaide gibi grupların İslamiyet adına şiddete başvurduklarını görüyorsun ve bunun televizyonlarda yayınlanmasını istemiyorsun. Sonra birden, Hizmet diye bir hareket ortaya çıkıyor ve bu insanlar yaptıkları hayırlı işler ile ün kazanıyor.

İslamiyet’i geniş kitlelere güzel bir şekilde temsil ediyorlar. Bir barış dini olmasının yanı sıra, İslamiyet’in bir kültürler ve dinler arası diyalog dini olarak tanınmasına vesile oluyorlar.

Bazen, mikrofonu aşırı uç görüşteki insanların eline vermenin zararları olabiliyor. Onlar kendilerinin etrafındaki sınırları çok keskinleştiriyorlar. İslamiyet budur, bunu yapar ve bunun dışında kalanların hepsi cehennemliktir gibi yargılara varabiliyorlar.

Sonra, Hizmet diye bir oluşum geliyor ve diyor ki, biz etrafımızda böyle sınırlar çizmek istemiyoruz. Hatta bu sınırları bütün bütün yıkmak istiyoruz.

Biz bütün bir insanlığı hatta yalnızca insanları değil, hayvanları da, Allah’ın yarattığı tüm varlıkları da kapsayacak sınırlar çizmek istiyoruz...

Hizmet, ‘dışlayıcıların’ yaklaşımına karşı daha ‘katılımcı’, ve ‘kucaklayıcı’ bir yaklaşım sergiliyor.

Televizyonda gördüklerimiz, çok uzun bir süredir, hep dışlayıcı ve sınır-çizici projeler oldu. İnsanlara kendi kimliklerinden söz ettiler ve geri kalan herkesi cehennemlik ilan ettiler.

Ne yapmamız gerektiğini söylediler ve eğer onu yapmıyorsak bize cehennemlik dediler.

Neden şu insanlarla konuşmamamız gerektiğini anlattılar ve onların neden cehennemde yanacaklarından bahsettiler.

Hizmet ise bunun tam tersini söylüyor.

Ve Hizmet de bir İslamî oluşum... Böyle bir şeyi daha önce duymamıştık.”

CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×