Prof. Dr. Arslan: Yargı tuzdur, tuz kokmamalıdır

Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Prof.

Prof. Dr. Arslan: Yargı tuzdur, tuz kokmamalıdır

Cumhuriyet Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nagehan Talat Arslan, kuvvetler ayrılığı ilkesinin önemli olduğuna dikkat çekerek, "Yargı tuzdur, tuz kokmamalıdır." diye konuştu.

Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nagehan Talat Arslan, Sivas’ta yayın yapan Kanal 58 televizyonunda Hakan Bakar'ın sunduğu Günebakan Hakan programının konuğu oldu. Programda ülke ve dünya gündemi ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. İlk olarak Suriye'de yaşanan kargaşa ile ilgili tespitlerde bulunan Prof. Dr. Arslan, buradaki sorunun Türkiye başta olmak üzere Rusya, Çin, ABD, İran, Avrupa'yı da yakından ilgilendirdiğine dikkat çekti. Türkiye'nin Suriye ile 877 kilometre gibi uzun bir sınırı olduğunu hatırlatan Arslan, ülkemizdeki insanlarla oradaki insanların kan bağları ve akrabalık ilişkilerinin bulunduğunu belirterek, soruna kayıtsız kalınmasının mümkün olamayacağını vurguladı.

Arap Baharı ile başlayıp en son Suriye'ye yansıyan olaylarda bir insanlık dramı yaşandığını ve bundan en çok çocuk, kadın ve yaşlıların etkilendiğini anlatan Arslan, şöyle devam etti: "Bu coğrafya neden önemli. Bu topraklar doğal kaynaklar açısından çok önemli. Petrol ve doğalgaz kaynakları burada. Mısır'da ne oldu. Devrim yapıldı demokratik cumhurbaşkanı geldi. Ama Cumhurbaşkanı Mursi' nin yaptıklarını küresel güçler beğenmedi. Sonra iç karışıklık çıkardılar ve askeri darbe oldu ama demokratik ülkeler bunu kınamadı bile. Asıl kavgayı çıkaranlara bakmak gerekir" dedi.

Zenginliğin elde edilmesi konusunda küresel güçlerin çok acımasız davrandığını ama Türk halkının nerede ve kime olursa olsun zulme karşı tepki gösterdiğini belirten Arslan, "Bu milletin en önemli özelliği mazlumun yanında olmasıdır. Şu anda mağdur olan, ezilen kadınlar, çocuklar ve yaşlılar için önlem alınması ve korunması gerekir. Türkiye onlara kucak açtı. Türkiye üzerine düşen tarihsel rolü oynamıştır."

'KÜRT HALKI BÖLÜCÜ OLMADI'

Kürt meselesi ve demokratik çözüm çalışmaları konusunda da değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Nagehat Talat Arslan, Suriye, Irak, İran ve Türkiye'de Kürt nüfusunun var olduğunu belirtti. Ülkemizde 15 milyon civarında Kürt kökenli vatandaşın bulunduğunu belirten Prof. Dr. Arslan, "PKK'nın en güçlü olduğu dönemde militan sayısı 5 bindir. Hiç bir zaman Kürt halkı bölücü olmamıştır. Bu sorun da belirli güçlerce oluşturulmuş bir sorun. Bu, tohumları 50-60 yıl önce atılan ve problem çıkarmak için hazır tutulan konudur. Türkiye üzerinde çıkarları olan küresel güçler var. Bu ülkede insanların birbiriyle kavga etmesi bu ülkenin işine yaramaz. 80 öncesi kardeşler birbirini öldürdü. Alevi-Sünni bağlamında olaylar çıkarıldı. Kürt-Türk sorunu çıkarıldı. Bütün bunları küresel güçlerin operasyonu olarak görmek gerekir. Kürt halkı da buna ciddi prim vermedi. Terörle mücadele, teröristle mücadele ve terörizmle mücadele kavramlarının birbirinden ayrılması gerekir. Bataklığın kurutulması gerekir." ifadelerini kullandı.

“DEVLET İLE VATANDAŞ KUCAKLAŞMALI”

Anayasa'nın ülke için en önemli belge olduğunu belirten Prof. Dr. Arslan, ülkemizde halen sivil bir anayasanın yapılamadığını dile getirdi. Tüm ülke haklarının sivil anayasa ile güvence altında olması gerektiğini belirten Arslan, bu ülkede devlet ile vatandaşın kucaklaşması gerektiğini, vatandaşın devletinin kendi çıkarlarını gözetmek için var olduğunu hissetmesinin önemli olduğunu söyledi. Parlamenter sistemlerde cumhurbaşkanının aslında sembolik bir müessese olduğun belirten Arslan, ülkemizde ise 80 darbesi sonrası anayasa oluşturulurken Kenan Evren'in Cumhurbaşkanı olduğunu ve bununla birlikte yetkilerinin artırıldığını belirterek, bunun yanlışlığına dikkat çekti.

“KUVVETLER AYRILIĞI ESASTIR”

Çoğulcu demokrasilerde kuvvetler ayrılığı ilkesi kapsamında yasama, yürütme ve yargının ayrıldığına işaret eden Arslan, "Bu organların birbirinin görev alnına dokunmaması gerekir. Yargı tuzdur, tuz kokmamalıdır. Bir problemimiz olduğunda, haklı haksızın kim olduğuna kim karar verecek. Yargı tarafsız olmalı. Bağımsız ve tarafsız. Bugünlerde yargının bağımsızlık bölümü konuşuluyor ama tarafsızlık bölümü göz ardı ediliyor." diye konuştu.
CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×