Öztürk: Ülkemizde hiç görülmeyen hak ve hukuk ihlalleri yaşanıyor

Bilgiyurdu Gençlik Eğitim ve Kültür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Öztürk, Türkiye’de birinci rüşvet ve yolsuzluk davasının açıldığı 17 Aralık 2013 tarihinden bu yana bir hukuk ve yargı krizi yaşandığını dile getirerek, “Rüşvet ve yolsuzluğun ikt.

Öztürk: Ülkemizde hiç görülmeyen hak ve hukuk ihlalleri yaşanıyor
22 Ocak 2014 Çarşamba 19:43

Bilgiyurdu Gençlik Eğitim ve Kültür Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Öztürk, Türkiye’de birinci rüşvet ve yolsuzluk davasının açıldığı 17 Aralık 2013 tarihinden bu yana bir hukuk ve yargı krizi yaşandığını dile getirerek, “Rüşvet ve yolsuzluğun iktidar mensuplarını kapsaması üzerine, bugüne dek ülkemizin hiç görmediği hak ve hukuk ihlallerine şahit olduk.” dedi.

Yargıda yaşananlara tepki göstermek almacıyla bir basın açıklaması yapan Mustafa Öztürk, ikinci ve üçüncü rüşvet ile yolsuzluk davalarının, adli kolluğun görev yapmaması nedeniyle başlatılamadığını belirterek, şunları söyledi: “Mahkeme kararı ve savcı talimatına uyulmaması, Anayasa’nın yargı bağımsızlığını düzenleyen 138’inci maddesinin alenen çiğnenmesidir. Bu nedenle, savcı talimatını dinlemeyen polisten itibaren, Emniyet Müdürü, İçişleri Bakanı ve Başbakan dahil tüm yetkililer Anayasa suçu işlemişlerdir. Öyle anlaşılıyor ki rüşvet ve yolsuzluğun üzerini örtmek için Anayasa ihlâli dahil her şeyi göze almışlardır. Rüşvet ve Yolsuzluk Davasını yürüten tüm savcıları, Deniz Feneri Davası'nda yaptıkları gibi görevden alıp başka yerlere sürgün ettiler. Türkiye tarihinde benzeri hiç yaşanmamış bir polis kıyımı başlattılar. Adli kolluk yönetmeliğini değiştirerek soruşturmanın gizliği ilkesini sona erdirdiler. İktidarın bu icraatları, haklı olarak Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu'nu (HSYK) harekete geçirdi. Hükümete, Anayasa’daki yargı bağımsızlığını hatırlattılar. Bunun üzerine Hükümet, bu defa da HSYK’yı hedef aldı, HSYK’yı Adalet Bakanı’na bağlayacak yasal düzenleme için düğmeye basıldı. AKP milletvekillerince hazırlanan HSYK yasa teklifi, TBMM Adalet Komisyonu'ndan geçti. Bugün Meclis’te görüşülmektedir.”

Bugünkü HSYK'nın 12 Eylül 2010 referandumu ile oluştuğunu ifade eden Öztürk, “Demek ki siyasi iktidar bunu yetersiz buldu. Kendisine tam biat eden bir HSYK istiyor. Yargı erkini Yürütme’nin tahakkümüne sokacak bir düzenleme ile karşı karşıyayız. Söz konusu yasa teklifinin TBMM’den geçmesi, hukuk devletinin sonunu getirir. Hatta, Anayasal siyasi rejimin değiştiği ve Türkiye’nin yeni bir rejime geçtiği anlamına gelir. Rüşvet ve Yolsuzluk operasyonlarının durdurulması, açılan davaların akamete uğratılması, adaletin engellenmesi olup asla kabul edilemez. Ortada somut deliller mevcut. Bunların üzeri komplo teorileri ile örtülemez, örtülmemeli.” diye konuştu.

Mustafa Öztürk, açıklamasında, Türkiye’nin bugün bir kavşakta bulunduğunu ifade ederek, şunları söyledi: “Ya Anayasa’da belirtildiği gibi gerçekten demokratik, laik, sosyal, hukuk devleti olacak veya Saddam’ın Irak’ında ve Esad’ın Suriye’sinde görüldüğü gibi tek lider-tek parti hegemonyasına boyun eğen bir ülke olacak. İnsan haklarını, hukukun üstünlüğünü, adil ve tarafsız mahkemeleri, millet egemenliğini tercih edenler birinci yoldan; köleliği, onursuzluğu, sonucu belli siyasi mahkemeleri, tek kişi egemenliğini, tek sesli yandaş medyayı tercih edenler de ikinci yoldan yürüyecek. Biz birinci yolu tercih ettik.”


CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×