OHAL nedir, nasıl uygulanır?

Olağanüstü Hal Yönetimi, genellikle ülkelerin kamu düzenlerinin bozulması üzerine başvurulan yöntemdir.

OHAL nedir, nasıl uygulanır?
21 Temmuz 2016 Perşembe 02:11

Mustafa Güneş  / Sonhaberler.Com

Kısa adı OHAL olan Olağanüstü Hal Yönetimi, yasalara uygun bir şekilde, çerçevesi kanunlarla belirlenmiş bir yönetim şeklidir. Daha çok, kamu düzeni doğal afetler, terör, iç asayişin bozulması gibi hallerde hızlı ve etkili bir şekilde karar alınmasını sağlamak etkili önleyici adımlar atabilmek için başvurulan bir yöntemdir. OHAL ile darbe dönemlerinde zorla ilan edilerek dayatılan sıkıyönetimlerle karıştırılmamalı. Sıkıyönetimler daha çok darbe yönetimleri ya da savaş zamanlarında başvurulan bir yöntemdir. OHAL'lerde hükümetin işleyişi hızlandırmak için çıkaracağı 'Kanun Hükmünde Kararnameler' muhalefet ya da başkaları tarafından mahkemelere götürülerek iptal ettirilemiyor. Bir başka özelliği ise kolluk kuvvetlerinin gözaltı ve arama yapma yetkilerini arttırıyor. 

DAYANAĞI NEDİR?

Anayasa, olağanüstü hâl rejimini 119, 120 ve 121. maddelerinde iki düzlemde ele alınıyor. 119. maddede  "Tabiî afet ve ağır ekonomik bunalım sebebiyle olağanüstü hal ilânı" düzenleniyor. 
Bugün tartışılan olağanüstü hâl uygulaması ise, "Şiddet olaylarının yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması sebepleriyle olağanüstü hal ilânı" başlığını taşıyan 120. maddede tarif ediliyor. Olağanüstü hâl ilanını "MGK'nın görüşünü alarak Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu'nun yapabileceğini" hükme bağlayan anayasanın 120. maddesi şöyle:

"Anayasa ile kurulan hür demokrasi düzenini veya temel hak ve hürriyetleri ortadan kaldırmaya yönelik yaygın şiddet hareketlerine ait ciddî belirtilerin ortaya çıkması veya şiddet olayları sebebiyle kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması hallerinde, Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu, Millî Güvenlik Kurulu'nun da görüşünü aldıktan sonra yurdun bir veya birden fazla bölgesinde veya bütününde, süresi altı ayı geçmemek üzere olağanüstü hal ilân edebilir."

NASIL UYGULANIR? 

Anayasanın "Olağanüstü hallerle ilgili düzenleme" başlığını taşıyan 121. maddesine göre, MGK'nın tavsiye kararını alan Bakanlar Kurulu Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanarak olağanüstü hâl ilanına karar verince, Resmi Gazete'de derhal yayının ardından parlamentonun onayına başvuruluyor. 

121. madde uyarınca parlamento, hükümetin öngördüğü olağanüstü hâli kaldırabiliyor, süresini değiştirebiliyor ve hükümetin isteği üzerine her defasında dört ayı geçmemek üzere süreyi uzatabiliyor.

121. maddede, anayasanın 15. maddesindeki ilkeler doğrultusunda "temel hak ve hürriyetlerin nasıl sınırlanacağı veya nasıl durdurulacağı, halin gerektirdiği tedbirlerin nasıl ve ne suretle alınacağı, kamu hizmeti görevlilerine ne gibi yetkiler verileceği, görevlilerin durumlarında ne gibi değişiklikler yapılacağı ve olağanüstü yönetim usulleri"nin Olağanüstü Hal Kanunu'nda düzenleneceği hükme bağlanıyor.

Yine 121. maddede, "olağanüstü hal süresince, Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu'nun, olağanüstü hâlin gerekli kıldığı konularda, kanun hükmünde kararnameler çıkarabileceği" hükme bağlanıyor. Aynı gün Resmi Gazete'de yayımlanan bu kararnameler yine aynı gün TBMM onayına sunuluyor. 

KISITLAMALAR VE SINIRLAMALAR GETİRİR Mİ?

Olağanüstü halk kanunları genellikle iki konu nedeniyle ilan edilir. Birincisi doğal afetler ikincisi ise terör ve şiddet olayları nedeniyle. Terör ve şiddet olayları nedeniyle ilan edilen OHAL durumlarında getirilebilecek sınırlamalar ilgili kanunda şöyle sıralanıyor: 

a) Sokağa çıkmayı sınırlamak veya yasaklamak.
b) Belli yerlerde veya belli saatlerde kişilerin dolaşmalarını ve toplanmalarını, araçların seyirlerini yasaklamak.
c) Kişilerin; üstünü, araçlarını, eşyalarını aratmak ve bulunacak suç eşyası ve delil niteliğinde olanlarına el koymak.
d) (Ülke genelinde ilan edilmemişse, D.A) Olağanüstü hal ilan edilen bölge sakinleri ile bu bölgeye hariçten girecek kişiler için kimlik belirleyici belge taşıma mecburiyeti koymak.
e) Gazete, dergi, broşür, kitap, el ve duvar ilanı ve benzerlerinin basılmasını, çoğaltılmasını, yayımlanmasını ve dağıtılmasını, bunlardan olağanüstü hal bölgesi dışında basılmış veya çoğaltılmış olanların bölgeye sokulmasını ve dağıtılmasını yasaklamak veya izne bağlamak; basılması ve neşri yasaklanan kitap, dergi, gazete, broşür, afiş ve benzeri matbuayı toplatmak
 f) Söz, yazı, resim, film, plak, ses ve görüntü bantlarını ve sesle yapılan her türlü yayımı denetlemek, gerektiğinde kayıtlamak veya yasaklamak.
g) Hassasiyet taşıyan kamuya veya kişilere ait kuruluşlara ve bankalara, kendi iç güvenliklerini sağlamak için özel koruma tedbirleri aldırmak veya bunların artırılmasını istemek.
h) Her nevi sahne oyunlarını ve gösterilen filmleri denetlemek, gerektiğinde durdurmak veya yasaklamak.
i) Ruhsatlı da olsa her nevi silah ve mermilerin taşınmasını veya naklini yasaklamak.
 j) Her türlü cephaneler, bombalar, tahrip maddeleri, patlayıcı maddeler, radyoaktif maddeler veya yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı eczalar veya diğer her türlü zehirler ve boğucu gazlar veya benzeri maddelerin bulundurulmasını, hazırlanmasını, yapılmasını veya naklini izne bağlamak veya yasaklamak ve bunlar ile bunların hazırlanmasına veya yapılmasına yarayan eşya, alet veya araçların teslimini istemek veya toplatmak.
k) Kamu düzeni veya kamu güvenini bozabileceği kanısını uyandıran kişi ve toplulukların bölgeye girişini yasaklamak, bölge dışına çıkarmak veya bölge içerisinde belirli yerlere girmesini veya yerleşmesini yasaklamak.
 l) Bölge dahilinde güvenliklerinin sağlanması gerekli görülen tesis veya teşekküllerin bulunduğu alanlara giriş ve çıkışı düzenlemek, kayıtlamak veya yasaklamak.
m) Kapalı ve açık yerlerde yapılacak toplantı ve gösteri yürüyüşlerini yasaklamak, ertelemek, izne bağlamak veya toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapılacağı yer ve zamanı tayin, tespit ve tahsis etmek, izne bağladığı her türlü toplantıyı izletmek, gözetim altında tutmak veya gerekiyorsa dağıtmak.
n) İşçinin isteği, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller, sağlık sebepleri, normal emeklilik ve belirli süresinin bitişi nedeniyle hizmet aktinin sona ermesi veya feshi dışında kalan hallerde işçi çıkartmalarını işverenin de durumunu dikkate alarak üç aylık bir süreyi aşmamak kaydıyla izne bağlamak veya ertelemek.
o) Dernek faaliyetlerini; her dernek hakkında ayrı karar almak ve üç ayı geçmemek kaydıyla durdurmak.
p) Anayasanın 121'inci maddesine göre, olağanüstü halin ilanına veya devamına sebep olan hallerin Türkiye Cumhuriyeti sınırları ve mücavir yurt bölgeleri üzerinde cereyan etmesi ve eylemcilerin eylemlerini müteakip komşu ülke topraklarına sığındıklarının tespit edilmesi durumunda, ilgili komşu ülke ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti arasında varılacak mutabakat çerçevesinde, valinin talebi üzerine ilgili komutan, eylemcileri ele geçirmek veya tesirsiz hâle getirmek maksadı ile, her defasında Genelkurmay Başkanlığı kanalı ile hükümetin müsaadesi tahtında, ihtiyaca göre, Kara, Hava veya Deniz kuvvetleri unsurları ile mahdut hedefli sınır ötesi harekât planlayıp icra etmek.

TÜRKİYE'DE OHAL

Türkiye'de son olarak 19 Temmuz 1987 yılında Doğu ve Güneydoğu'nun bazı illerinde bölgesel olarak ilan edilmiş, yıllarca aralıklarla uzatıldı. Son olarak da 2002 yılında AK Parti'nin iktidara gelmesiyle birlikte bir daha uzatılmamış ve böylece kaldırılmıştı. Güneydoğu'da ilan edilen OHAL'in kendisine özel valisi vardı. 

KOORDİNASYONU NASIL YAPILACAK

Kanunun olağanüstü hal durumunda koordinasyonun nasıl sağlanacağını belirleyen 12. maddesinde, koordinasyonun Başbakanlıkça veya Başbakan'ın görevlendireceği bakanlıkça sağlanacağı belirtilirken, bunun için konuyla ilgili bakanlık temsilcilerinden meydana gelen "Olağanüstü Hal Koordinasyon Kurulu"nun kurulacağı ifade ediliyor. Bu maddeye göre, Koordinasyon Kurulunun kuruluş ve çalışma esasları, çıkarılacak yönetmelikle duyurulacak.
Ayrıca, kanuna göre, olağanüstü hal ilan edilen bölgelerde, olağanüstü hal ilanını gerektiren olayları ve tedbirlerin uygulamasını izlemek amacıyla bölge valisinin başkanlığında "Bölge Olağanüstü Hal Kurulu" kurulacak. Kurulda, bölge valisi tarafından görevlendirilecek il valileri, diğer kamu kurum ve kuruluşlarının yöneticileri, garnizon komutanı veya onun görevlendireceği bir temsilci yer alacak. Bölge valisinin gerek görmesi durumunda il merkezlerinde veya ilçelerde olağanüstü hal büroları da oluşturabilecek.

OHAL BÖLGE VALİLİKLERİ KURULABİLİR

Olağanüstü halin nasıl uygulanacağını düzenleyen 14. maddede ise olağanüstü halin bir ili kapsaması durumunda görev ve yetkinin il valisinde olması öngörülürken, birden fazla ili kapsaması durumunda "bölge valileri" yetkilendiriliyor. Olağanüstü hal durumunun birden fazla bölge valisinin görev alanına giren veya bütün yurtta ilan edilmesi durumunda ise koordine ve iş birliği Başbakanlıkça sağlanmak suretiyle bölge valilerine ait oluyor. Gerekli işlemlerin tamamı bölge valileri tarafından yürütülüyor.

Bölge valileri, kendilerine ait görev ve yetkilerin bir kısmını veya tamamını illerinde olağanüstü hal ilan edilen il valilerine devredebiliyor.

Kanuna göre, olağanüstü hal döneminde genel kapsamlı yükümlülükler için her çeşit yayın araçlarıyla ilanen, gerektiğinde belirli yükümlülükler için ilgililere yazılı olarak ve acil hallerde daha sonra yazı ile teyit edilmek üzere sözlü olarak duyuru yapılacağı belirtiliyor. Duyurunun ardından yükümlülerin, yükümlülük konusu para, taşınır ve taşınmaz mallarını verilen süre içinde ve istenilen şekilde görevlilere teslim etmek, çalışma yükümlülüğüne tabi tutulmuşlarsa belirtilen gün ve saatte iş başında hazır bulunmak zorunda olacağı ifade ediliyor.

Teslim alınan veya kullanılan mallarla yaptırılan çalışmalara karşılık ilgililere birer belge verileceği, yükümlülerin bu belgelerle ilgili makamlara başvurmaları üzerine alınan mallar veya yaptırılan çalışmaların bedeli, kirası, ücreti veya tazminatının mahalli rayice veya satış fiyatına göre Olağanüstü Hal Kurulu veya bürolarınca tespit ve takdir olunarak ödeneceği de kanunda düzenleniyor. Ayrıca, ödemelerin gecikme ile yapılması veya takside bağlanması hallerinde, bu alacakların kanuni faizleri ile ödeneceği, kişilerin ödenecek bedellere karşı adli yargıya da başvurabileceği belirtiliyor.

Kanunun 17. maddesinde geçici süreyle alınacak taşıt araçları ve diğer malların yükümlülük sona erdiğinde ilgililere geri verileceği düzenleniyor. Bu düzenlemelere ilişkin hususların yönetmelikle gösterileceğine işaret ediliyor.

Kamu kuruluşlarına ait malların iadesini düzenleyen 18. maddede ise "Genel ve katma bütçeli dairelerle kamu iktisadi devlet teşekkülleri ve kuruluşları ile bunlara bağlı müesseselere ve mahalli idarelere ait kuruluşların geçici olarak kullanılan taşınır ve taşınmaz malları ile tüketilmeyen maddeleri geri verilir. Bunlar için herhangi bir bedel, ücret kira veya tazminat ödenmez." ifadeleri bulunuyor.

Olağanüstü hal ile sıkıyönetimin de karıştırılmaması gerekiyor. Olağanüstü halde yetki mülki erkandayken, sıkıyönetimde ise yetki askere veriliyor.

 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×