"Oğlum, gelinim, 3 torunum, ilçemizden 12 kişi Suriye'ye savaşa gitti"

Bursa'nın Orhangazi ilçesinde yaşayan 34 yaşındaki TIR şoförü Serkan Bilgin, eşi Gülseren ve üç çocuğuyla birlikte yılbaşı akşamı ortadan kayboldu.


Bursa'nın Orhangazi ilçesinde yaşayan 34 yaşındaki TIR şoförü Serkan Bilgin, eşi Gülseren ve üç çocuğuyla birlikte yılbaşı akşamı ortadan kayboldu. Oğlunun sınırı geçerek Suriye'de Beşşar Esed'e karşı savaşa gittiğini söyleyen baba Ayte Bilgin, gözyaşları içerisinde torunlarının kurtarılmasını istedi. Orhangazi'de gizli bir elin insanları kandırarak Suriye'de savaşa götürdüğünü düşünen acılı baba, yakın zamanda ilçeden 12 kişinin savaşa gittiğini ve bunların sınırdan geçmelerinde kolaylık sağlandığını savundu.

Baba Ayte Bilgin, torunları Şafak (14), Savaş (10) ve Muhammed Barış'ın (8) resimlerini göstererek yaşadığı acıyı anlattı. Torunlarının okuyabilmesi için gecesini gündüzüne katarak çalıştığını ve onlara yardım ettiğini belirten Bilgin, gözyaşlarına hakim olamadı. Bilgin, şunları dile getirdi: "İşim gücüm torunlarıma para yetiştirip onları okutabilmek. Bu yüzden belki kendime iki senede bir çift ayakkabı alırken onara üç ayda bir alırdım, elbise desen öyle. Oğlum iyi maaş alırdı ama doğalgaz faturaları, diğer masrafları yetişmez diye her şeyi ben üstleniyordum. Oğlum bu ters düşüncesine 5-6 ay önce girdi. Sakalı vardı ama uzun değildi. 4 ay içinde saçlarını uzattı, sakalını uzattı. 34 yaşında insan, ben niye böylesin diye kulağını çekemedim."

İŞ YERİNDEN 'UMREYE GİDİYORUM' DİYE İZİN ALMIŞ

Oğlunun 31 Aralık 2013 tarihinde akşam saat 20.00 sıralarında Bursa'dan ayrıldığını ifade eden Ayte Bilgin, kendisinin ise bundan ertesi gün saat 16.00'da haberdar olduğunu söyledi. Oğlunun iş yerini aradığında 'umreye gidiyorum diyerek bir hafta izin aldı' dendiğini belirten baba Bilgin, bunun üzerine oğlunun Suriye'ye gittiğine kanaat getirdiğini ve oğlunun uzun sakallı arkadaşını arayıp yanına çağırdığını kaydetti.

POLİSE GİTMEMİ İSTEMEDİLER

Bilgin, yaşananları şöyle anlattı: " 'Sen bilirsin, beraberdiniz, nereye gittiler, nasıl gittiler' diye sordum. O da, 'dayı ben onlara gitmeyin dedim ama demek gittiler, artık onlar Suriye'ye gitmiştir, bir şey yapamazsın' dedi. Bilgi vermeyince Mehmet G.'nin kardeşini aradım, onun gittiğini bilmiyordum, meğer o da gitmiş oğlumla. 'Ben bilmiyorum' dedi. Muhammed G. 'polise gitme, sorun çıkar, Serkan kiminle konuştuysa polis çağırır, ifadelerini alır, evlerini arar, zulüm olur, git dua et' dedi. Beni engellemeye çalıştı."

"OĞLUM ARAYIP BANA KIZDI"

Buna rağmen karakola gittiğini ve polislere olup biteni anlattığı sırada telefonunun çaldığını belirten Bilgin, şöyle devam etti: "Dedi ki 'baba sen niye oraları karıştırıyorsun' Ben hemen sesi dışarı verdim, polis duysun diye. Konuşturmaya çalıştım, umreye gidiyormuşsun dedim, çocukların okulu var dedim. 'Ne okulu, ben öyle okulda çocuk okutmam, umre değil, bizim yakamızı bırak' dedi, kapattı. Ben polislere, 'bunları bulalım, en azından torunlarımı ellerinden alalım' dedim. Ama polis, biz bunları bulsak bile 'biz gezmeye gidiyoruz' derler biz bir şey yapamayız dediler."

'İMAMLARIN PEŞİNDE NAMAZ KILINMAZ, ÇOCUKLARI OKULA GÖNDERMEYİN' DİYORLAR

Bunun üzerine oğlunun örgüt bildirilerini polislere götürdüğünü söyleyen Ayte Bilgin, bildirilerde yazanlar hakkında şu bilgileri verdi: "Bu Türkiye'de camilerdeki imamların peşine namaz kılınmaz, kılan kafirdir. Ayetler veriyorlar. Türkiye'de okullarda çocuk okutulmaz, okutan cehennemliktir, cehennemde bile yeri yok. Sebebi de demokrasiyle yönetilen ülkede imamlar devletten maaş alıyormuş. Üçüncü de seçimler. Bu seçimlere yerel ya da genel olsun katılıp da oy veren hepten kafir, sakın oy vermeyin diyor. Daha bir sürü şeyler var ama aklımda kalmadı. Memurlar bunu Bursa TEM'e bildiririz diye aldılar."

"OĞLUMUN VE GELİNİMİN NOTUNU BULDUM"

Daha sonra eve geldiğinde oğlunun, gelininin ve torunlarının notunu bulduğunu ifade eden Bilgin, "Oğlun notta diyor ki, 'Biz Türkiye'de halk dini yaşıyoruz, hak dini yaşayamıyoruz. Hak dini yaşayacağımız bir yere hicret ediyoruz. Her çoban kendi sürüsünden sorumludur, ben de çocuklarımı aldım buraya gidiyorum. Sakın arkamızdan uğraşma. Gelin de 'ben bu işe 15 gün önce karıştım, çok düşündüm mecburen gidiyorum. Çocuklarımı da bırakamazdım, sakın bana kızma, gidiyoruz ama iyi bir yere mi kötü bir yere mi gidiyoruz bilmiyorum' diyor." diye konuştu.

BENİM KIZDIĞIM, POLİS BUNLARI NİYE YAKALAYAMADI?

Yaşananlara tepkisini dile getiren acılı baba, şöyle devam etti: "Benim en fazla kızdığım, ben haber verdim polis bunu nasıl yakalayamadı? Yani bunlar resmi yollardan geçmediğine göre birileri bunlara sınırdan 'gelin geçin' mi diyor. Onlara yer mi açılıyor, sorunsuz mu geçiliyor? Buna bir cevap ve çare bulunsun. Ben 'oğlumu bulun geçmesin' dedim ama yapmadılar. İlla suç mu işlemesi lazım, adamı mı öldürmesi lazım bunun."

"CAN ACISINDAN BUNU SÖYLEMİŞ OLABİLİRİM"

Velayet davası açtığını ve torunlarını alabilmek için tedbir kararı koydurttuğunu vurgulayan Bilgin, tedbir kararının bir gün önce çıkmasına şu sözlerle tepki gösterdi: "Dosyamı hakime 15 gün göndermediler. Beklettiler. Kaç kere gittim, dosyamı hakime gönderin diye. Dosyamın gitmemesi nedeniyle emniyetin içinde bunlara yardım eden gizli bir birim var diye düşündüm. Yani can acısıyla bunu söylemiş de olabilirim ama insanın aklına her şey geliyor. Ama benim emniyete gitmemi istemeyen Muhammet G.'den şüpheleniyorum, oğlumu o arayıp haber vermiş olabilir, 'baban karakola gidiyor' diye."

"ORHANGAZİ'DEN 12 KİŞİ SURİYE'YE GİTTİ"

Orhangazi'de şu ana kadar 12 kişinin savaşa gittiğini ve ilk kez ailesi ile iki kişinin Suriye'ye gittiğini belirten baba Bilgin, ailelere şu uyarıda bulundu: "Benim oğlum bu yola gitmez demeyin, herkes uyanık olsun. Şüphelendiği zaman en ufak şeyde polise gitmesi lazım. Oğlum o bildiriyi verdiği zaman polise gitseydim keşke, şimdi kafama vuruyorum. Belki ben gitseydim polise o zaman, bunlar başıma gelmezdi."




CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×