Menderes'in vekili Sayın: İktidarın DP'yi istismar etmesi doğru değil

Demokrat Parti (DP) Milletvekili Sabahattin Sayın, partisine karşı yapılan darbenin bugün iktidar tarafından istismar edildiğini söyledi. İktidarın bu şekilde politika yürütmesinin yanlış olduğunu vurgulayan Sayın, "Bugün vatandaşın kanayan...

Menderes'in vekili Sayın: İktidarın DP'yi istismar etmesi doğru değil

Demokrat Parti (DP) Milletvekili Sabahattin Sayın, partisine karşı yapılan darbenin bugün iktidar tarafından istismar edildiğini söyledi. İktidarın bu şekilde politika yürütmesinin yanlış olduğunu vurgulayan Sayın, "Bugün vatandaşın kanayan yarasını istismar eden politika yapan insanlar var. İstismar vasıtası olarak kullanılıyor. Hata kabul edilir, hesabı orada bırakılır. Mezar kazılır da bunlar mütemadiyen istismar edilmez. 27 Mayıs’ın yanlış bir politika olduğunu CHP içinde de büyük bir kitle kabul etmiştir." dedi.

Sabahattin Sayın (94), DP’nin yüzde 47 oy oranı ile galip çıktığı 1957 seçimlerinde Konya’dan milletvekili seçildi. Sayın, darbe olmadan önce, Konya’ya gitmişti. O sırada Adnan Menderes Eskişehir’deydi. Başvekil, buradaki işleri bitince Konya’ya geçecek ve büyük bir miting yapacaktı. Sayın’ın aldığı duyumlar göre Menderes, aldığı ‘erken seçim’ kararını Konya’da kamuoyuna duyuracaktı. Sayın ve diğer Konya mebusları bunun için illerinde hazırlık yapıyordu. Ancak, hazırlıklarını tamamlayamadılar. Zira ilde yapılan bir anons darbenin gerçekleştirildiğini haber veriyordu. Bunun üzerine tüm çalışmalarını erteleyen Sayın, ailesinin yanına, Ankara’ya koştu. Eve vardığında, eşini ve kızını bulamadı. Aradı, kısa sürede onlara kavuştu. Ailesini, tam akrabalarının yanına götürecekti ki sokak ortasında gözaltına alındı. Arkasında, gözü yaşlı bir eş, bir kız çocuğu bir de henüz dünyaya gelmemiş çocuğunu bıraktı.

Sabahattin Sayın, göz altına alındıktan sonra Yassıada Mahkeme'sinde yargılandı. Haksız mal edinme ve anayasa ihlal etmekle suçlanıyordu. Yassıada, Konya ve Kayseri cezaevlerinde 2,5 yıl kaldı. Çıkarılan af kanunu ile tahliye edildi. DP'nin o dönemdeki en genç vekili olan Sayın, bugün hayatta kalan birkaç DP milletvekilinden biri. Sayın, 27 Mayıs darbesinin yıl dönümüne 2 gün kala o dönemde neler yaşandığını, başından geçen hadiseleri Cihan Haber Ajansı muhabirine anlattı.

"MUHALEFET EKONOMİ ÜZERİNDEN HÜCUMA BAŞLAMIŞTI"

Sabahattin Sayın, darbenin gerçekleşmesindeki etkenlerden en önemlisinin CHP’nin 1950 seçimlerinden sonraki seçim yenilgilerini hazmedememesi olduğunu ifade etti. Darbeden önce, Türkiye’de iktisadi sıkıntıların baş gösterdiğini anlatan Sayın, son yıllardaki kuraklığın DP’yi ekonomik anlamda zorda bıraktığını kaydetti. DP’li vekil, “Bunlar iktidarı mutlak suretle etkiliyordu. Zaruretlerin doğurduğu neticelerdi. Ancak, DP hükümetini kuraklık baskı altına almaya başlamıştı. İthalat yapamıyorduk, ihracat yapacak da mal yoktu. İşçilerin maaşlarını da veremeyince muhalefet de buradan hücum etmeye başladı.” dedi.

“ASKER, MAAŞININ AZ OLMASINA TEPKİ GÖSTERDİ”

DP'li Sayın, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) içindeki askerlerin de DP iktidarından rahatsız olmalarının temelinde aldıkları maaşın az olmasının yattığını açıkladı. DP’nin ordu mensuplarına farklı bir maaş sistemi tatbik ettiğini aktaran Sayın, “Memur ile kaymakam maaşları arasında şu an bir fark var. Biz, böyle bir fark yapmadık. Ordunun aşağı tabakası kendisine göre bir geçim sıkıntısı içindeydi. O günün esprisi arasındaydı. Türk subaylarının adı ‘gazozcu’ olarak çıkmıştı. Bu ezikliğin içerisindeydi ordu. Ordunun darbe yapmasının esas sebeplerinden biri bana kalırsa budur. Yoksa DP ‘diktatör’ falan diyorlardı, bunlar hikaye.” diye konuştu.

“GENÇ VEKİLLER ARA BULMAYA ÇALIŞIYORDU”

Sayın, darbe öncesinde gerginleşen siyasi hava hakkında da bilgi verdi. Bu dönemde DP ve CHP’lilerin arasını iyileştirmek için DP’li genç vekiller olarak çaba içerisinde olduklarını anlattı. İnönü ve Adnan Menderes’i barıştırmak için de Ali Fuat Cebesoy’u devreye sokmaya çalıştıklarını söyledi. Sayın, şu hatırasını paylaştı: “1960 Mart ayı. Meclis'te her gün kavga var. Dışarıda hava gergin. 4-5 genç vekil Ali Fuat Cebesoy’u çevreledik. İnönü’nün arkadaşı, sözü geçen biri. Biz de ümit ediyorduk ki, Cebesoy araya girerse bir yumuşama havası yaşatır. Maalesef aldığımız cevapla hayal kırıklığına uğradık. Cebesoy, ‘İnönü, utanmaz utandırır, unutmaz unutturur, ne yapsanız kindardır zamanı gelince intikamını aldırır’ dedi. Bunun üzerine bize, aracı olamayacağını ifade etti.”

“CHP’Lİ VEKİLLER ORDU İLE SOKAK NÜMAYİŞLERİNİ ORGANİZE ETTİ”

Sabahattin Sayın, 1960’dan önce artan öğrenci olaylarına da değindi. Üniversite talebelerinin yanında harp okulu öğrencilerinin de nümayişlere katıldığını hatırlatan Sayın, CHP’nin sokak hareketlerine destek verdiğini dile getirdi. CHP’nin içindeki asker kökenli Selim Soley, Asım Eren’in ordu mensupları ve CHP arasında kuryelik yaptıklarını anlatan Sayın, CHP ile cuntacılar arasında sokak nümayişlerini organize eden iki ismin bunlar olduklarını anlattı. Sayın, sokak eylemlerini organize etmede, ‘CHP bunun dışında’ demenin mümkün olmadığını sözlerine ekledi.

“BUGÜN DE BENZER SOKAK EYLEMLERİ YAPILIYOR”

Sabahattin Sayın, eylemlerine askerin müdahale ettiğini, öğrencilerin üzerine ‘kurşun sıkıldığı' iddialarının ise ‘gerçek olmadığını’ söyledi. Şahit olduğu sokak eylemlerini hakkında da bilgi veren Sebahattin Sayın, şunları anlattı:

“Ankara Hukuk Fakültesi talebeleri sokağa döküldüğünde örfi idare (sıkıyönetim) ilan edildi. Bugün, nasıl sokakta çocuklar nümayiş yaparken gazla TOMA’ larla müdahale ediliyorsa, asker de müdahale ediyordu. Ancak, askerin kurşun sıktığı vaki değil. Hukuk fakültesinde bir nümayişi durdurmak için askerler havaya ateş açmış. Ertesi gün hukuk fakültesinin önünde sembolik tabutlar yapıldı, ‘gençler öldürüldü’ diye. Tam o hukuk fakültesinin karşısında ise benim akrabam var. Akrabam, ‘Vallahi gözümle gördüm, bizim buradan geçirdiler tabutları’ dedi. Kendisine ‘sembolikti’ diyorum, inanmıyor. Gerçek olduğunu sanıyordu. Ertesi gün, kendimizi tanıtmadan hukuk fakültesinin lokaline gittik. Ne derece doğru olduğunu öğrenmek için. Sorduk. Öğrenciler, ceplerine kurşun doldurmuşlar. O zaman da örfi idare kumandanlığı mülkiye ve hukuk fakültesini kapatmıştı. Nahoş hadise karşısında çocuklar, ‘Bunları topladık’ dedi. DP’nin bu hadise karşısında bir kazancı mı olacaktı? ‘Biz, gideceğiz anamızı babamızı, bu kurşunların üzerimize sıkıldığı konusunda inandıracağız’ dediler. İşi yıkıcı ve yıpratıcı bir propagandaya döktüğün zaman, karşılıklı husumet uyandırırsın, bunu kolay kolay yumuşatmak da mümkün olmaz. Bugün de benzer sıkıntılar yaşanıyor. Gerçekleri maalesef iktidar hiç görmüyor. Muhalefet de hiç görmüyor. Böyle devam ederse, bu karşılaşma muhakkak olacak.”

“İKTİDARIN DP’Yİ İSTİSMAR ETMESİ YANLIŞ”

DP Milletvekili Sayın, yaşadığı birçok sıkıntıya rağmen, kimseye husumet taşımadığını söyledi. Tutuklanmasına rağmen yaşadıklarını çocuklarına bile anlatmaktan kaçındığını dile getiren DP’li vekil, şöyle konuştu:

“Hala şimdi bir mana veremiyorum. Adnan Menderes gibi halkın gönlünde yer yapmış bir adam idam edildi. Arkadaşları idam edildi. Biz, hapse maruz kaldık. İşkenceler yapıldı. Şunlar yapıldı, filan. Ama bugün vatandaşların bir kısmını husumet ve kin uyandırmak için istismar etmek, çok manasız bir şeydir. Husumet taşımadım, hala da taşımıyorum. Ben, bunlardan hiç birini çocuklarıma söylemedim. Hala da söylemiyorum. Ama şimdi iktidar kalkıyor, ‘Adnan Menderes’i CHP’ astı’ diyor. Bunu CHP’nin teşriki mesai etmiş o günkü muayyen kesimi var. Askerde muayyen kesim var. Yapmışlar. İnönü’yü burada bu suçla itham ederken, oğlu Erdal İnönü’yü nasıl itham ederiz? Erdal İnönü, çok anlayışlı bir insandı. Her zaman için muhalefetle iyi münasebetler kurmaya çalışan bir insandı. İnönü’nün torununu tut, Adnan Menderes’in idamı ile itham et. Olur mu böyle bir şey? Buna mana veremiyorum. İktidarın bu şekilde politika yürütmesi yanlış. 27 Mayıs’ın yanlış bir politika olduğunu CHP içinde de büyük bir kitle kabul etmiştir. Sağlığında Turhan Feyzioğlu yanlış bir politika takip etiklerini belirtmiştir. CHP’nin en ileri gelenlerinden Kasım Gülek, bu darbenin yanlış olduğunu ifade etmiştir. Hata kabul edilir, hesabı orada bırakılır. Mezar kazılır da bunlar mütemadiyen istismar edilmez.”

“DİKTATÖR REJİMİ KURACAK İKTİDAR, ERKEN SEÇİM YAPAR MI?”

Sabahattin Sayın, darbeden iki gün önce Adnan Menderes’in Eskişehir’e geçtiğini hatırlattı. Menderes’in buradan Konya’ya geçerek erken seçimi ilan edeceğini bildiren Sayın, “Mebus olarak bizim edindiğimiz intiba buydu. Şimdi, seçimi yapmayacak, diktatör rejimi kuracak bir iktidar, erken seçim yapar mı?” dedi.

“MENDERES’İ KONYA’DA BEKLERKEN DARBE OLDU”

Andan Menderes’i Konya’da karşılamak için hazırlık yaparken darbenin yapıldığını hatırlatan Sayın, bunun üzerine hazırlıklarını iptal etiklerini söyledi. Kendisinin de Ankara’ya ailesinin yanına döndüğünü ifade eden Sayın, darbeden sonra neler yaşadıklarını hakkında şunları anlattı:

“Evim Ankara’daydı. Taksi ile Ankara’ya, evime gittim, kimseyi bulamadım. Komşunun hanımına sordum. Bir askerin gelip benim hanım ve çocuğumu götürdüğünü söyledi. Askeri tanıyordum. Benim bir tanıdığım. Oradan ailemi aldım. Ereğli’ye akrabalarımıza gitmek üzere yola çıktık. Sokakta bir binbaşı iki yüzbaşı, ‘Konya Mebusu Sabahattin Yüzbaşı siz misiniz?’ dedi. İnkâr edecek halim yok. ‘Evet, hanım ve çocukları eve bırakayım’ dedim. ‘Onlar, yolu bilirler’ cevabını verdi. Hanımı, çocuğun biri kucağında, diğeri karnında sokağın ortasında bıraktık. Orada yaşadığım üzüntüyü, ıstırabı siz tahmin edin.

‘VEKİLLERİ DARBELİ SEREMONİ İLE UĞURLADILAR’

Beni Harbiye’ye götürdüler. Bir üst salona çıkardılar. Mebus arkadaşların hepsi oradaydı. Hepsi endişe ve üzüntü içerisindeydi. Hiç bir şeyden haberimiz yok. Sonra bizi toplandılar, uçakla İstanbul’a götürdüler. Oradan da vapurla Yassıada’ya götürdüler. Orada hayale gelmeyecek hakaretlere maruz kaldık. Vekil arkadaşlar geçerken ‘Büyükbaş hayvanlar geçiyor’ narasını işitiyorduk. Bizim gibi mebuslara ise ‘Küçükbaş hayvanlar geçiyor’ diyorlardı. Ben, fiili bir darbeye maruz kalmadım. Ama Konya’dan alınan mebus ve valiyi darbeli seremoni ile uğurlamışlardı.”

DESTEK VERMEYEN ASKERLERİ TUTUKLADILAR

Sayın, 27 Mayıs darbesinin ordunun alt kademesi tarafından yapıldığını belirtti. Genelkurmay Başkanı dahil ordunun ileri gelenlerinin hiçbir zaman darbeye dahil olmadığını vurgulayan Sayın, “Örgütlenmek suretiyle CHP de dahil olmak üzere alt kademede bunu organize etmiştir. 27 Mayıs’taki aşağı kademe bunu yapınca, Genelkurmay Başkanı buna uymayınca getirdiler, bizimle beraber Yassıada’ya kapattılar. Ankara Örfi İdare Kumandanı Namık Ergüç onlara uymadı, getirip Yassıada’ya kapattılar. İstanbul ordu kumandanı hemen katıldı, vazifesine devam etti. Darbenin oluşumu bu şekilde idi. Yukarının DP aleyhine bir duruşu yoktu.” diye konuştu.

“İFTİRA KAMPANYASI VARDI, BUGÜN DE DEVAM EDİYOR”

Sabahattin Sayın, 1, 5 sene Yassıada’da, 1 sene de Konya ve Kayseri cezaevlerinde kaldı. Çıkarılan af kanunun ardından tahliye oldu. Yassıada yargılamasına ilişkin açıklamalarda bulunan Sayın, şunları kaydetti:

“Yargılamaların adil olacağı tarafı yok ki. Vatana ihanetle itham edildik. Sebep olarak gösterilen şeyler: Avrupa’ya giderken aldığımız 3 bin dolar. Onu da iade etmiştik. İddianamede buna, ‘Döviz almak suretiyle, menfaat sağlamışlar ve yurt dışına gitmişler’ deniyordu. Bizi, ‘anayasayı ihlal etmişler’ diye ipe sapa gelmez şeylerle yargıladılar. Delil olacak bir şeyi yok. Yapılan ihbarlar hepsi tetkik edilmiş. Kararda, ‘Gayri meşru hiçbir şey tesadüf edilmemiştir’ denildi. Bu benim için bir şereftir. ‘Fevkalade bir mahkeme tarafından, namuslu olduğum tescil edilen bir insanım’ diyorum. Nitekim tahkikatın neticesi çıkmayacağı için bütün bu mali davaları düşürdüler. ‘Celal Bayar’ın 103 milyon parası var’ dediler.103 kuruş parası çıkmadı. Bir iftira kampanyası vardı. Bu darbe dönemlerinin hepsinde oluyor. 12 Eylül dönemlerinde oluyor, diğerlerinde olmuştur. Bugün de devam ediyor.”

DARBE TÜRKİYE’NİN DEMOKRATİKLEŞMESİNİ ÖNLEDİ

Darbenin Türkiye’ye kaybettirdikleri hakkında değerlendirmede bulunan DP Milletvekili Sayın, şöyle devam etti: “27 Mayıs Türkiye’ye çok şey kaybettirdi. Bir defa demokratik rejim ilerliyordu. Bir seçim daha atlatsaydık, CHP daha güçlü kazansaydı veya daha güçlü Meclis'e girseydi, daha demokratik yasalar çıkabilirdi. Ama darbe bunların hepsini önledi. Darbe gerçekleştiğinde 5-10 kişinin mahkemeye sevk edileceği havası estirildi. Yassıada’ya bu haber geldi. O günün fetvacısı, anayasa profesörü geldi. ‘Yahu ne yapıyorsunuz, bunları bırakacak olursanız sonra sizi mahkemeye çıkarırlar’ dedi. Sonra yasalarda değişiklik yapmak suretiyle bizi mahkemeye sevk ettiler.”

“KANAYAN YARAYI İSTİSMAR EDENLER VAR”

Sayın, idamların acısı ve burukluğunun, Türk milletinin vicdanından hiçbir zaman silinmeyeceğini vurguladı. DP’ye yapılan darbenin de kullanıldığını vurgulayan Sayın “Bugün vatandaşın kanayan yarasını istismar eden politika yapan insanlar var. İstismar vasıtası olarak kullanılıyor.” dedi.

“TÜRKİYE’DE TEK ADAM HÂKİMİYETİNE GİDİŞ VAR”

DP’li vekil Sayın, Başbakan Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı olması dahlinde yasama ve yürütmeyi kendisine bağlayıp, ‘ ikinci bir tek adam’ olacağına ilişkin iddiaları da değerlendirdi.

Sayın, Cumhuriyetin ilanından sonra, Atatürk yönetiminin ‘tek adam iktidarı’ olarak düşünülemeyeceğini belirtti. O günün şartlarının bunu gerektirdiğini söyledi. Cumhuriyet hükümetlerinin demokrasiye gitmeyi hedeflediklerini kaydeden Sayın, şöyle konuştu: “1946 seçimlerinden sonra CHP çok partili hayata gitme ihtiyacını duymuştur. Şimdi, bu şekilde demokratik rejim ileri giderken, birden bire geriye dönüş düşünülemez. Türkiye’nin kabul edemeyeceği bir sistemdir bu. Bugünkü iktidarın mensuplarının davranışlarında bakarsak teklif ettikleri ve getirdikleri kanunların hepsi ‘tek adama’ doğru gidiyor. Bunun başarılı olması mümkün değil. Irak‘ta, Mısır’da Suriye’de, Libya’da, İran’da başarılı olmamıştır. Hitler başarılı olmamıştır. Türkiye’de ileride ‘tek adam’ hâkimiyeti olamaz.”

“ERDOĞAN HAKKINDA ÇOK ŞAİBE VAR MENDERES'LE KIYASLANAMAZ”

Sabahattin Sayın, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Adnan Menderes’in kıyaslanamayacağını vurguladı. Bu kıyaslamanın haksızca olduğunu dile getiren Sayın, şöyle devam etti:

“Adnan Menderes köklü bir servet sahibi aileden gelmiş. Cumhuriyet dönemine geçtikten sonra arazisinin büyük bir bölümünü halka, ahaliye dağıtmış bir ailenin çocuğu. Ve iktidara geçtikten sonra, çocuklarını tamamen ticari hayattan men etmiş onlara yasaklamış bir insan. Hiçbir şaibeli işe çocuklarının ismi karışmamış. Doğru yanlış bilmiyoruz ama bugün iktidar çocukları hakkında çok şey söyleniyor. Yoktan çok büyük servetlerin sahibi olmuşlar. Bunun inkar edilir tarafı yok. Kiminin gemi filosu var. Kimisinin ticari şirketlerinde hissesi var. Mukayese edilmesi mümkün değil, Adnan Menderes Tayyip Erdoğan’ı karşılaştırmak. Siyasetçinin bu tür şaibelerden uzak durması gerekiyor. İktidar adamlarının hassas davranması lazım. Şaibeden uzak kalması lazım. Buna bugünkü iktidar mensupları dikkat etmiyorlar.”

EŞİ KOMAYA GİRDİ

Darbe yapıldıktan sonra Sebahattin Sayın’ın eşi, birçok zorlukla karşı karşıya kalmış. İkinci çocuğuna hamile olan eşi, Sayın tutuklandıktan sonra çocuğunu doğurmuş. Kocasına üzüldüğünden dolayı hastalanmış, komaya girmiş, yatağa düşmüş ve bir hafta gözleri görmemiş. O günler hakkında Sayın, “Allah tekrar ömür verdi. Bugünlere geldik. Sağlığımıza ve beyimize kavuştuk. Çocuklarımızı yetiştirdik. Hiçbir zaman vekil olmasını istemedik.” ifadelerini kullandı.

CİHAN

Menderes'in vekili Sayın: İktidarın DP'yi istismar etmesi doğru değil

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×