Mehmet Altan: Soruşturma, İran’ın kara paralarını aklama meselesi

Gazeteci-Yazar Mehmet Altan, 2008-2009 yılları arasında MİT tarafından kod isimle dinlenmesine ilişkin, “Polislere soruşturma açılması, MİT mensuplarına izin verilmemesi tezattır. ‘Koordineli bir şekilde dinledik’ deniyor. Hem Anayasal...

Mehmet Altan: Soruşturma, İran’ın kara paralarını aklama meselesi
01 Ağustos 2014 Cuma 13:48

Gazeteci-Yazar Mehmet Altan, 2008-2009 yılları arasında MİT tarafından kod isimle dinlenmesine ilişkin, “Polislere soruşturma açılması, MİT mensuplarına izin verilmemesi tezattır. ‘Koordineli bir şekilde dinledik’ deniyor. Hem Anayasal bir suç işliyor hem de yargının paralel bir yargı olduğunu söylüyor.” dedi. Altan, polislerin tutuklanmasına ilişkin de “Bu aslında 17 Aralık’ta başlayan İran’ın kara paralarını aklama meselesinin siyasal boyutunu da içeren bir süreç. Bundan da ödü patlıyor siyasal iktidarın.” ifadelerini kullandı.

2008-2009 yıllarında Mehmet Altan, Yasemin Çongar, Amberin Zaman, Mehmet Altan gibi isimler, çeşitli kod isimlerle dinlendikleri gerekçesiyle MİT mensupları hakkında soruşturma açmış ancak Başbakan Erdoğan, söz konusu görevliler için soruşturma izni vermemişti.

Gazeteci-Yazar Mehmet Altan, soruşturma ve yaşanan sürece ilişkin bilgi verdi. Ayrıca Altan, emniyet mensuplarına yapılan operasyonun arka planına değindi.

‘YARGI BİRBİRİNE GİRMİŞ DURUMDA’

MİT mensuplarına yönelik soruşturmada rezaletlerin yaşandığını söyleyen Altan, “İstanbul 5. İdare Mahkemesi bunun doğal olduğuna dair bir karar verdi. Halbuki daha önce bölge mahkemesi bu MİT’çilerin yargılanmasını istemişti. Danıştay bizden yana olmuştu. Sırf bu son emniyet meselesindeki tutuklamalar, hukuksuz dinleme falan üstünden yapıldı. Halbuki bizimkinde tam bir skandal. Yargı birbirine girmiş durumda ama daha mühimi Başbakan, imzasını taşıyan savunmada MİT Müsteşarı ile birlikte bunun hakimlerle koordineli edildiğini yazıyor ve izin vermiyor.” şeklinde konuştu.

‘HÜKÜMET YANGINA BENZİN DÖKTÜ’

Emniyet mensuplarının tutuklanmasına ilişkin de Altan, şunları söyledi: “Belli ki bu İran üstünden, uluslararası sistemle İran’ın çatışması, anlaşılan siyasal iktidar İran’ın yanında çok da yasal olmayan bir şekilde taraf olmuş. Orada paraları aklamış, bizim bilmediğimiz emniyetin bildiği başka ilişkiler söz konusu olmuş. Emniyet üstünden uluslararası sistemin bunu sorgulamasının önünü kesmek istiyor. Mahkemenin takipsizlik verdiği bir dosyayı durup dururken gazetecilik yapmayan, talimatla iş yapan kamuoyu oluşturmak için yapılan bir şey. Bu bumerang gibi geri dönecektir. Emniyetin İran ile hükümet arasındaki ilişkiler konusundaki bilgisi ve belgesi bizim tahminimizden çok daha fazla. Bu anladığım kadarıyla siyasal iktidarı çok rahatsız ediyor. Bu aslında 17 Aralık’ta başlayan İran’ın kara paralarını aklama meselesinin siyasal boyutunu da içeren bir süreç. Bundan da ödü patlıyor siyasal iktidarın. Bunu bilen emniyetteki insanların üstüne hukuku yok ederek, kendi yandaş mahkemelerini kurarak, Sulh Hakimliği oluşturarak, oraya hırsızlık iddialarıyla sanıkları kaydederek, yandaş bir yapılanma ile bu işi kapatacağını zannediyor fakat tam tersi oldu. Yani yangına benzin döktü, bu işi herkes merak ediyor ve emniyette tutuklanan insanlar anladığım kadarıyla mahkemede yeri göğü inletecekler bütün bu belgeleri açıklayarak. Ben zaten şimdiden söyledikleri şeyler çok ağır. Yenilir yutulur değil. Bu şahıslara isnat edilen suçların hepsinden Başbakan’ın haberdar olduğu, bu yalanlanmıyor. Yaşananları, uluslararası sistem ile İran arasındaki ilişkilerde uluslararası sistemin yanında yer alması gereken hükümetin İran ile garip ilişkilere girmesi, bunu emniyetin ortaya çıkarması kavgası olarak görüyorum.”

7 bin kişinin dinlendiği iddialarına da değinen Altan, bu sayının 238’e düşmesini de yorumladı. Bu durumu ‘tam bir propaganda savaşı’ diye niteleyen Altan, “Hukuk yok orada. Bir algıyla ülkeyi yönetmeye çalışma var. Polislere soruşturma açılması, MİT mensuplarına izin verilmemesi tezattır. 'Koordineli bir şekilde dinledik' deniyor. Hem Anayasal bir suç işliyor hem de yargının paralel bir yargı olduğunu söylüyor.” ifadelerini kullandı.

CİNMEN: MAHKEME AŞAMASINDA TEZATLAR YAŞANIYOR

Mehmet Altan’ın avukatı Engin Cinmen de, gazetecileri dinlemeye yönelik soruşturmanın devam ettiğini söyledi. Mahkeme aşamasında tezatlar yaşandığına dikkat çeken Cinmen, Başbakan’ın soruşturma izni vermemesine itiraz ettiklerini, bazı isimlerin itirazının kabul edildiğini bazılarının ise kabul edilmediğini söyledi. Bu durumu, ‘yargıda hükümetin yanında olanlar ve objektif karar verenler’ olduğu şeklinde yorumladı.

CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×