Mağdur babalar: Yasalar erkeği şiddete sürüklüyor

Mağdur babalar, erkeği şiddete sürükleyen temel sebebin mevcut yasalar olduğunu söyledi.

Mağdur babalar: Yasalar erkeği şiddete sürüklüyor

Mağdur babalar, erkeği şiddete sürükleyen temel sebebin mevcut yasalar olduğunu söyledi. 6284 sayılı yasanın kadını korumadığını, aksine erkeği çaresiz bırakarak kadın için tehlike oluşturduğunu söyleyen mağdur babalar, çocuk icrası, ifadeye dayanarak evden uzaklaştırma ve ebeveynin çocuğa yabancılaştırılması gibi sebeplerin erkeğin psikolojisini bozduğunu belirtti. Yasanın dünyanın boşanma oranı en yüksek ülkelerden biri olan Filipinler’den iktibas edildiğini belirten mağdur babalar, “Devlet, terörist başına bile ailesi ile görüştürmek için imkân sağlarken, boşanan erkek para ödemeden çocuğunu göremiyor.” diye yakındı.

Eşlerinden boşandıktan sonra ya da boşanma aşamasında özellikle çocuklarıyla iletişim kurma konusunda mağdur olan erkekler, haklarını arayabilmek için Mağdur Babalar Platformu kurdu. Platforma üye olan erkeklerin hepsinin ayrı ve ilginç hikayesi var. Kimisi 6 senedir çocuğunu icra yoluyla görebiliyor, kimisi de eşinin sadece ifadesi üzerine verilen uzaklaştırma kararıyla aylardır çocuğunu göremiyor. Nafakalarını aksatmadan ödemelerine rağmen, çocuklarını 300 ila 600 lira masraf yapıp icra ile görebilenler ise hem ekonomik hem de psikolojik krizin eşiğine gelmiş durumda. En çok yakındıkları konu ise 6284 sayılı yasa ve mahkemelerin erkek aleyhine verdiği kararlar.

‘KIZIM, PEDAGOG VE İCRA MEMURUNU BENDEN İYİ TANIYOR’

Serdar Aslan, henüz kızı 14 aylıkken ayrılık aşamasına girmiş eşiyle. Yaklaşık 5 yıldır icra yoluyla görüyor kızını. “Hem ekonomik olarak hem de psikolojik olarak çok yıprandım. Çocukların bulunduğu yerlere ve parklara gitmek istemiyorum.” diyor. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nı arayan Aslan, telefondan gelen sese dikkat çekiyor. Bant kaydında şu ifadeler buluyor: “İletişim merkezimiz engelli yaşlı, kadın ve çocuklarımıza yönelik psikolojik destek sağlayarak…”

İfadeye isyan eden Aslan “Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın politikalarının içinde ‘baba’ diye bir kavram yok. Baba evden uzaklaştırılınca nereye gidecek? Baba sığınma ya da erkek sığınma evi var mı? Bakanlıkta baba ile ilgili bir yapılanma hiç yok.” şeklinde yakınıyor.

Mahkeme kararı olmasına rağmen çocuğunu göstermediklerini anlatan Serdar Aslan, “İcranın bir sınırı yok. Hakime sorduğumda, ‘Karşı taraf yoruluncaya, siz bıkıncaya kadar icraya devam’ cevabı alıyorum. Asgari ücretli bir baba çocuğunu nasıl görebilir? İcra ile çocuğu alıyorsun icra ile teslim ediyorsunuz. Bunların hepsi ücretli. 800 lira ücret alan bir kişi bunu nasıl ödeyecek? Bu platformla durumu kötü olanlara da destek çıkmaya çalışıyoruz. Biz bir tanesinin görüşünü bile sağlayamazken 3 çocuk isteniyor. Bizi bu süreçte en fazla zorlayan icra. Mahkeme kararı var, icra tutanakları var ama buna rağmen karşı tarafa bir yaptırım uygulanmıyor. Hapis cezası çıkıyor, mahkemeden bir önceki hafta gösterdiyse ceza otomatik düşüyor. Çocuğumu görmek için icraya 13-14 aylıkken başladım. Şu anda çocuk 6,5 yaşında. Çocuk icra memurları ile büyüdü. Benden daha iyi pedagogu ve memuru tanıyor. Çocukta yoruluyor bu durumdan ve 6 yaşındaki çocuğa bunları anlatamıyorsun. Seni sorgulamaya başlıyor: ‘Baba neden böyle oldu?’ Devlet büyüklerine anlatamadığım derdimi 6 yaşındaki çocuğa nasıl anlatayım? ” şeklinde konuştu.

‘TERÖRİSTBAŞI DEVLET ÖDENEĞİYLE AİLESİ İLE GÖRÜŞÜYOR, BİZ CEBİMİZDE PARA VARSA GÖREBİLİYORUZ’

Erol Demirbağ da 6284 sayılı yasanın mağdurlarından biri. Söz konusu yasanın erkeği şiddete sürüklediğini söyleyen Erol Demirbağ, “Bu yasa eşin yalnızca ifadesine dayanarak sizin evden uzaklaşmanıza, çocuğunuzdan ayrı kalmanıza sebep oluyor. Delil, ispat, şahit aranmıyor. Eşiniz art niyetli ise kolayca sizi evden uzaklaştırabilir. Eşiniz çocuğu göstermese bir yaptırımı yok. Çocuk icrası, ebeveyni yabancılaştırma erkek üzerinde psikolojik baskı oluşturuyor.” dedi.

Eski eşinin çocuğunu göstermediğini, polis tutanağı ve şahitli tutanakla savcılığa başvurduğu halde ‘kovuşturmaya yer yoktur’ diye bir cevap aldığını anlatan Erol Demirbağ, “ 6284 sayılı yasada kadının ifadesi yeterli iken, bir babanın şahit ve polis tutanağına rağmen neden yaptırım yok? Çocuğumuzla aramızda iletişim bağı koptu. Haftada bir görüyorsunuz ve yol yemeği çıkarınca 2 saat kalıyor ve 2 saatte sağlıklı bir ilişki kurulmuyor. Kadın göstermek istemezse icra yoluyla görmek zorundasınız. İcraya başvurduğunuz zaman icra memuru, pedagog, polis ve araç temin ediyorsunuz ve bu da 350-500 lira yapıyor. Karşı taraftan geri alma şansınız asla yok. Asgari ücret alan bir kişi maaşının fazlasını devlete ödemek zorunda kalıyor. Bu ülkede bölücübaşı devletin yaptığı ödenekle ailesi ile görüşürken, biz kendi çocuklarımızla cebimizde para varsa görüşebiliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin’in bu durumu düzelteceklerine dair söz verdiğini ancak hükümetin bu konuda hiçbir şey yapmadığını kaydeden Erol Demirbağ, “Çıkan yasaların hepsi kadınlardan yana ve maalesef bu yasalarda evladı ile sınanan bir baba ister istemez şiddete meyilli hale gelebiliyor. Erkek, evden uzaklaşırsa kalacak bir yeri yoksa dışarıda yatmak zorunda kalacak. Otele bile gidemez aldığı ücretten dolayı. Bu yasalarla işin gerçeği erkekseniz 1-0 suçlusunuz. Psikolojiniz bozuluyor. Eski eşiniz isterse evine başkasını bile alabilir ve siz hiçbir şey yapamazsınız. Uzaklaştırmayı verseler de kadını koruyan temelde bir şey yok. Her kadına bir polis verilmiyor. Eğer istenirse her türlü şiddet olur. Bu yasaların bir an önce değişmesi lazım. Boşanmalar had safhada.” şeklinde konuştu.

AVUKAT AHMET EREN: 6284 SAYILI YASA FİLİPİNLER’DEN İKTİBAS EDİLDİ

“6284 sayılı ailenin korunması ve kadına yönelik şiddetin önlenmesine dair kanunu nerden tutarsanız tutalım elimizde kalıyor.” diyen Avukat Ahmet Eren de şunları söyledi: “Öncelikle bu yasa Filipinlilerden iktibas edilmiştir. Filipinler üçüncü dünya ülkesidir. Biz kanunlarımızı Avrupa Birliğine uyum süreci aşamasında Avrupa’yı örnek alırken neden bu yasada Filipinler yasası örnek alınmıştır? Bu son derece kaygı verici bir durumdur, bunun irdelenmesi gerekir.”

6284 sayılı yasayı açıklayan Avukat Ahmet Eren sözlerini şöyle sürdürdü: “Burada şiddete maruz kaldığını düşünen kadın herhangi bir kolluk amirine başvursa dahi tedbir kararını alabiliyor. Kolluk amirlerinin burada yargıç görevini üstlenmesi hukukumuzu zedelemekte ve evrensel hukuka ve Anayasa’ya aykırıdır. Aile toplumunda eşitlik vardır ancak bizim bu 6284 sayılı kanunumuz eşitlik prensibine aykırı bir kanun olarak eleştiriye açıktır. Hukukta savunma hakkı ilkesi vardır. Bu hak Anayasa’da da mevcuttur. İnsanlar suçluluğu kanıtlanana kadar masumdur ancak herhangi bir kadın kolluk görevlilerine, hâkime, cumhuriyet savcısına başvurduğunda hiçbir delil, belge aranmaksızın tedbir kararını alıyor. Bu tedbir kararına baktığımızda baba evinden uzaklaştırılıyor, baba çocuğundan uzaklaştırılıyor, baba eşiyle iletişim kurma imkânından uzaklaştırılıyor ve bunlara uymadığı takdirde hapis cezasıyla cezalandırılıyor. Bu insan hiçbir savunma hakkı olmadan bu duruma muhatap oluyor. Yasada sıkıntılar olduğu bellidir. Acilen değişmesi gerekir.”

‘EŞYAYA HACİZ KALKTI, ÇOCUĞA DEVAM EDİYOR’

Çocuğun hacze mukabil bir eşya gibi görüldüğünü kaydeden Avukat Eren temel ihtiyaç olan eşyaların haczinin kaldırıldığını ancak çocuğa haczin devam ettiğini kaydetti. Avukat Eren, “Bu durum 21. Yüzyıl hukuk devletinde kaygı verici bir durum. Çocuk beklide o boşanma sürecinde anne ve baba arasında git geller yaşıyor. Bu sürecin en büyük mağduru çocuklar olmasına rağmen bir de icra memuru, polis, pedagog, psikolog eşliğinde çocukla babanın kişisel ilişki kurması sürecinde mağdur ediliyor. Bunları yaşayan bir çocuk bir parka giderken bile bir elini annesi tutmuş, bir elini babası tutmuş bir mutluluk resmi çizemiyor. Bu çocuğun çizebileceği tek resim bir kolunu annesi çekiştiriyor, bir kolunu babası çekiştiriyor, polis amcası, icra memuru amcası onu birinden alarak diğerine veriyor bu psikolojideki çocuk gelecekte topluma, aileye ne katabilir?” açıklamasında bulundu.

Art niyetli kadınların bu yasayı kullandığını anlatan Avukat Eren “Kadınlar bu yasayı bir koz olarak kullanıyor. Şiddet gördüklerinden bahsiyle kararı delil olamadan alabiliyorlar. Şiddet fiziki, ekonomik, psikolojik ve cinsel olarak ayrılabilir. Baba uzaktayken bunların hangisini uygulayabilir. Asıl şiddet bu yasadan sonra başlıyor. Yasa uygulandığı taktirde babayı şiddete teşvik ediyor. Çaresiz bir erkek karara itiraz ediyor itirazdan bir sonuç alamıyor. Kanun da onun önünü tıkadığından şiddete eğilim olmuş oluyor.” dedi.

CİHAN

Mağdur babalar: Yasalar erkeği şiddete sürüklüyor


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×