Kırklareli'nde 'demokrasi nöbetine' engelli öğrenciler de katıldı

Kırklareli'nde vatandaşların sürdürdüğü "demokrasi nöbetine" engelli öğrenciler de katıldı

Kırklareli'nde 'demokrasi nöbetine' engelli öğrenciler de katıldı

Kırklareli'nde, vatandaşların Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine karşı "demokrasi nöbeti" sürüyor.

Vilayet Meydanı'ndaki "demokrasi nöbeti"nde vatandaşlar, ellerinde bayraklarla "Recep Tayyip Erdoğan", ''Darbeye hayır" ve ''Kırklareli burada darbeciler nerede'' şeklinde sloganlar attı.
Kırklareli Valisi Esengül Civelek, AK Parti İstanbul Milletvekili Hüseyin Bürge, Cumhuriyet Başsavcısı İlyas Yavuz, AK Parti Kırklareli İl Başkanı Alper Çiler, Merkez İlçe Başkanı Kayhan Türköz meydana geldi.

Demokrasi nöbetine Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğü'ne bağlı rehabilitasyon merkezinde kalan engelli öğrenciler de katıldı.

Bürge, burada yaptığı konuşmada, darbe girişimiyle Türk milletinin dünyaya ders verdiğini söyledi.
Türkiye'nin zor bir süreçten geçtiğini belirten Bürge, demokrasi nöbetine katılan tüm vatandaşlara teşekkür etti.

Türk milletinin birlik ve beraberliğini hiç kimsenin bozamayacağını ifade eden Bürge, ''Türk milleti 15 Temmuz'da destan yazdı. 15 Temmuz öyle bir gece ki, inanıyor ve istiyorum ki Rabbim bize böyle bir gece yaşatmasın. O akşam Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, 'Bu Türk Silahlı Kuvvetlerinin işi değildir. Birkaç çapulcunun işidir. Kardeşlerimizi, vatandaşlarımızı sokağa çağrıyorum' dedikten sonra 'sokaklara, bayrağımıza, vatanımıza ve topraklarımıza sahip çıkalım' diyerek bizler de vatandaşlarımızla beraber sokaklara çıktık. F-16'ların sesleri tüm vatandaşlarımızın kalplerini ürpertti.'' şeklinde konuştu.

Kahraman polis özel harekatçıların ve vatandaşların darbeciler karşısında canlarını hiçe saydığını dile getiren Bürge, bu tablonun dünyada görülmediğini vurguladı.

Türk milletinin vatanı için canını vermeye her zaman hazır olduğunu belirten Bürge, şöyle devam etti:

''Yüzde 52 halkın oyu ile seçilmiş bir Cumhurbaşkanının tehlikeyi fark ettikten sonra vatandaşlarını 'sokağa çıkın' demesi bütün dünyada yankılanan bir formattır. Cumhurbaşkanına, Cumhuriyetine, devletine, bayrağına sahip çıkan herkes sokaklara çıktı. Vallahi de billahi de tanka kafa atan, helikoptere bakarak, 'Sen kimsin, kimin askerisin, in aşağı' diyecek kadar asil milletin evlatlarıyız. Bu muhteşem bir iş. Hanım kardeşlerimizin tanklara kafa tutuşunu izledik. Bu korkunç bir hadise. Bu dünyada böyle bir format yok. Vallahi de billahi de yok.. Bunda emeği geçen herkese teşekkür ederim. Satılmış ruhların kiralanmış ruhların Pensilvanya'da olan esaretlerin hiç ama hiç hakkı yok. Siz gördünüz mü, hanım kardeşlerimizin üzerilerinden tankların geçtiğini. Şu meydanlar şahit ki, bütün Türk milleti sokaklarda.''

Bürge, Türk milletinin dokunulamayacak değerlerinin olduğunu vurgulayarak, konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

"Dünyaya kafa tutacak hale geldik. Dünyada bunun örneği yok. Arap spikerleri 'Türkler bir gecede vatanın ne demek olduğunu dünyaya gösterdiler' diyorlar, helal olsun sizlere. Vatandaşımız çayı simidi ile meydanlarda. 'Siz bu millete diz çöktüremezsiniz' diyerek vatandaşlarımız meydanlarda. Allah sizlerden razı olsun. Bütün Balkan coğrafyasındaki vatandaşlarımız meydanlarda sabahlamaya başladı. Bu muhteşem bir manzara. Dikkatli olalım. Bu millet ne zor durumlar geçirmiş. Mehmetçik görüntüsündeki asker nasıl olur da benim başıma silah çeker, bu nasıl bir canavarlık, bu nasıl bir adilik, Fetoşun askeri, nasıl bir dünyanın insanısın sen? Biz savaşlarda yaşamadık böyle bir hadise. Hanıma, çocuğa silah çekilir mi? Dünya görmemiş böyle bir rezillik. Bize başka bir dünya, başka bir ülke yok. bizim gönül açtıklarımız var ama bizim kimsemiz yok çünkü biz asil bir milletiz.''

- "Biz bu özgürlüğü, bu demokratik ortamı kolay kazanmadık"

Demokrasi nöbetine katılan Gönül Can, AA muhabirine yaptığı açıklamada, darbe girişiminin olduğu gece vatan için canlarını hiçe sayarak sokağa çıktıklarını söyledi.

Türk milletinin vatanı için kanını ve canını vermeye her zaman hazır olduğunu belirten Can, darbe gecesi hiç panik yapmadan sokaklarda demokrasi nöbetine başladıklarını kaydetti.
Türk milletinin dünyaya ders verdiğini dile getiren Can, insanların canı pahasına tankların önünde, uçakların altında durduğunu belirtti.

Vatan, din ve namus sevgisinin insana her şeyi yaptırabildiğini vurgulayan Can, ''Ben o gece televizyonda askerler tarafından köprünün kapandığını gördüm. Eşimle birbirimize baktık bu herhalde DAEŞ ya da bombalı ihbar var önlem alınıyor diye düşündük. Alt yazılar geçmeye başladı. Ondan sonra TRT’yi açtık ve TRT’de bildiri okudular. Eşimle göz göze geldik televizyonda ‘sokağa çıkma yasağı var’ diyordu. Eşim dedi ki 'sokağa çıkıyoruz.' Sokağa çıktık ve o sırada sokaklarda pek insan yoktu. Polisler 'ne oldu gidin evinize' dediler. Baktık sokakta kimse yok yine eve gittik. 5-10 dakika sonra bu sefer Cumhurbaşkanımız televizyonda canlı yayına bağlandı. ‘Bu önlenecek küçük bir grubun hareketi. Vatandaşları meydanlara davet ediyorum’ dedi. Biz elimize bayraklarla sokağa çıktık. Bu sefer herkes çıkmaya başladı. Biz o gece sabaha kadar dışarıdaydık. Tabi Kırklareli’nde tank görmedik, uçaklar uçmadı. Ama biz elimizde telefonlardan dükkanlardaki televizyonlarda gelişmeleri takip ediyoruz. O gece onu hissettik ki eğer burada da tanklar çıksaydı, tepemizden uçaklar uçsaydı o çıkan insanların hiçbiri kıpırdamayacaktı.'' şeklinde konuştu.

Özgürlüğün ve demokrasinin kolay kazanılmadığını aktaran Canan, şöyle devam etti:

''Gerçekten insan onu anlıyor. Biz bu özgürlüğü, bu demokratik ortamı kolay kazanmadık. Bunu kimseye yedirmeye niyetimiz yok. İnsan o sırada ne çocuğunu, ne canını düşünüyor. Hiçbir şey düşünmüyor. Korkmuyorsun. Gerçekten bana bir gece önce deselerdi insanlar tankın üzerine çıkar mı hatta çatıdan uçağın üzerine atlamaya kalkar mı? Oluyormuş. Vatan sevgisi, din, namus sevgisi insana her şeyi yaptırıyormuş. Her gün başka birisinin hikayesini öğreniyoruz.
Gazetelerden, sosyal medyadan, televizyondan her gün başka bir kahramanlık hikayesi...
Anlatılmaz bir duygu. Sokakta yanımızdan geçen insanlar aslında ne kadar kahramanlarmış. Aslında bizler de ne kadar kahramanmışız. Yani kendimize bundan sonra çok daha fazla güveneceğiz. OHAL bence gerekliydi. Çünkü bu kadar hızlı kanun çıkarılmaz, bu kadar hızlı Meclis çalışamazdı. Durum çok acil. Belki biz hepimiz biliyorduk vatandaşlar olarak şu bundan, bu bundan. Zarar verebileceğini hissedebiliyorsun ama hiçbir şey yapamıyorsun. Elinde delil yok. Şu anda çok güzel delillerimiz oldu. Bence devleti temizlemek için çok güzel bir fırsat. Hatta gerekiyorsa uzatılsın.''
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×