'Kemik banka'nıza ne kadar kalsiyum yatırıyorsunuz?

Kemikleri güçlendirmek için kalsiyum alımını yüksek tutmak gerektiği herkes tarafından biliniyor.

'Kemik banka'nıza ne kadar kalsiyum yatırıyorsunuz?

Kemikleri güçlendirmek için kalsiyum alımını yüksek tutmak gerektiği herkes tarafından biliniyor. Peki neden kalsiyum? Çünkü kalsiyum, kemiklerin asıl yapı taşını oluşturuyor. Öyle ki, vücudumuzdaki kalsiyumun yüzde 99’u kemiklerde bulunuyor. Kalsiyum açısından zayıf olan kemikler çabuk kırılıyor ve şekil bozuklukları gelişiyor. Vücuttaki kalsiyum miktarının ömür boyu yeterli tutulması gerektiğinin altını çizen Acıbadem Bursa Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Nadir Şener, “Kemik sağlığı açısından kalsiyum çok önemli. Ancak kalsiyum almak için sadece süt ve süt ürünlerini tüketmek gerekmiyor. Birçok besin kalsiyum açısından zengin.” diyor.

    Prof. Dr. Nadir Şener, şu bilgileri veriyor: “Kemiklerin güçlü ve sağlıklı olması özellikle ilerleyen yaşlarda çok önemli. Kemik sağlığını korumak için de yeterli miktarda kalsiyum alımı şart. 25 yaşına kadar kemiklerdeki kalsiyum deposu arttırılabiliyor, bu yaştan sonra alınanlarsa var olan depodaki kalsiyum miktarını sabit tutmaya yarıyor. Bu yüzden ilk 25 yıl, depoyu olabildiğince geliştirmek sağlıklı kemikler için ilk koşul. Özellikle çocukluk çağlarında kemiklerdeki kalsiyum bankasına yatırım yapmak çok önemli. Hamilelik ve menopoz dönemlerinde yaşanabilecek kalsiyum erimesini yani osteoporozu önlemek için depoyu dolu tutmak gerekiyor.”

    TEK KALSİYUM KAYNAĞI SÜT DEĞİL

    Kalsiyum alımı için süt ve süt ürünlerinden başka besin kaynaklarının da var olduğunu belirten Dr. Şener, şöyle devam ediyor: “Kalsiyum, besinler tarafından sağlanıyor. Bu besinler son derece çeşitli ve sadece süt ve süt ürünlerine yönelmeye gerek yok. Yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, kuruyemişler özellikle de badem, kılçığı ile yenebilen hamsi gibi balıklar de kalsiyum yönünden zengin besinler” diyen Prof. Dr. Nadir Şener, laktoz eksikliği nedeniyle süt ürünleri tüketemeyenlerin diğer besinlerle kalsiyum takviyesi yapabileceklerini ifade ediyor. Özellikle Türk toplumunda, laktoz eksikliğinin sık görülen bir sorun olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Şener, “Sütteki kalsiyum miktarı oldukça fazla ancak toplum olarak laktoz eksikliğine meyilliyiz. Bu yüzden yoğurt, kefir gibi sütün fermente yani ekşimiş formları üretiliyor. Süt yerine fermente süt ürünlerinin tüketilmesi de daha faydalı.”

    KALSİYUM TEK BAŞINA YETERLİ OLMUYOR

    Kalsiyum alımını yüksek tutmanın kalsiyumun faydalarından yararlanmak için yeterli olmadığına dikkat çeken Şener, “Kalsiyumun en yakın dostu D vitamini. Vücutta D vitamini yeterli olmadığında kalsiyum tek başına faydalı olmuyor. Bu nedenle, kalsiyum içeren besinlerin yanında bol miktarda D vitamini de alınmalı. En önemli D vitamini kaynaklarıysa, güneş ışığı, yumurta ve balık.” diye konuşuyor.

    KALSİYUMUN FAZLASI DA ZARARLI

    Dr. Şener, sözlerini şöyle sürdürüyor: “Besinler aracılığıyla kalsiyum alımı yaparken dikkatli davranmak ve vücudun ihtiyaç duyduğundan fazlasını almamak gerekiyor. Özellikle böbrek taşı üretmeye meyilli bireylerin kontrollü olmasında yarar var çünkü kalsiyum fazlası böbreklerde taş oluşumuna davetiye çıkarıyor. Yetişkin bir bireyin günde alması gereken kalsiyum miktarı 800-1000 mg; çocuklukta (9-18 yaş), hamilelikte ve menopozda ise bu oran 1200 mg’a kadar yükselebiliyor. Kıyaslamak gerekirse 1 kase yoğurt 300 mg, 1 bardak süt 250 mg, 1 tabak bamya 200 mg, 1 demet roka,160 mg yarım demet maydanoz 100 mg ve 1 avuç badem 60 mg kalsiyum içerir. Süt ve ürünlerini kullanamayanların kalsiyum içeren diğer besinlerin tüketimini arttırmasını öneriyoruz.” CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×