'Karne üzerinden ceza da ödül de işe yaramaz'

Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde eğitim gören yaklaşık 16 milyon öğrenci yarın karne heyecanı yaşayacak.

'Karne üzerinden ceza da ödül de işe yaramaz'

Okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve liselerde eğitim gören yaklaşık 16 milyon öğrenci yarın karne heyecanı yaşayacak. Uzmanlar, karnenin durumuna göre ceza ve mükâfat vermekten kaçınılmasını önerdi. Ebeveynlerin çalışmaya teşvik konusunda çocukları ile sistemli olarak ilgilenmeleri gerektiğine vurgu yapan uzmanlar, tatilin çalışmaktan çok dinlenilerek geçirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Türkiye genelinde yarın 16 milyon öğrenci karne alacak. 1 milyon 285 bin 199 öğrenci ise ilk defa karneyle tanışacak. Fatih Koleji’nde görev yapan Uzman Psikolojik Danışman Hakan Metan, karnenin durumuna göre çocuğa ödül ya da ceza vermenin etkili bir yöntem olmadığına vurgu yaptı. Metan, “Günümüzde çocuklara uygulanan şiddet onların bu durumu sorgulamasına yol açıyor. Çocuk aşağılandığını hissediyor ve çocuğun psikolojisi de bozulabiliyor. Aile ile ilişkiler gerilebiliyor. Karne için çocuklarımızla aramızı bozmayalım. Eğer çocuk çalışmıyorsa bu durumda bunu değerlendirmek için aile toplantısı yapmalı. Süreç için uğraşın ancak karne üzerinden ceza da işe yaramıyor, ödül de işe yaramıyor.” ifadelerini kullandı.

‘ÖDÜLÜN TEHLİKELİ BOYUTU, ÇOCUKLARIN RÜŞVET PAZARLIĞINA GİRMESİ’

Ödülün de cezanın da sakıncaları olduğunu belirten Metan, “Çocuk ilkokul birinci veya ikinci sınıfta teşvik amaçlı ödüllendirilebilir. Ancak bu da küçük ödüller olmalıdır. Ödülün tehlikeli boyutu çocukların rüşvet pazarlığına girmesi. Çocuk, karnesini iyi getirmesi karşılığında bir şey bekliyor. Karne notlarının iyi olması çocuğun sorumluluğunda olmalı. Başarıyı ödüle endekslememek lazım. İlkokul bir ve ikide belki işe yarayabilir ancak diğer sınıflar için asla ödül düşünülmemesi lazım. Ödül süreçte verilmeli ve sosyal ödüller öne çıkmalı.” şeklinde konuştu.

Ailelerin ödül ya da cezaya yönelmek yerine, durumu irdelemeyi sürece yaymaları gerektiğini söyleyen Metan, şunları söyledi: “Öğrenciler, ‘Karne gününü atlatalım, bir sene rahatız’ düşüncesine kapılıyor. Ailelerin bir sene boyunca onları rahat bırakmaması lazım. Ceza yerine süreç içerisinde çocuklarını çalışmaya teşvik etmeliler. Çocuğu döverek söverek değil, durumu irdeleyerek onlarla iletişim kurmalılar. Veliler de kolaycılığa kaçıyor. Bir sene adım adım uğraşmak yerine bir anda ‘Karne kötü geldi tatil yok, şu yok, bu yok’ diye bir günde halletmeye çalışıyorlar. Eğitim bir günde hallolmaz. Eğitim bir süreçtir, bir yıla yayacaksınız bunu. Karne üzerinden hesap sorulacaksa bir yıla yayılmalı. Çocukla konuşularak nasıl yardımcı olabilecekleri üzerinde durulmalı.”

‘NOTU DEĞİL, ÇALIŞMAYI TEŞVİK ETMELİYİZ’

Karnenin iyi gelmesinin de kötü gelmesinin de yönetilmesi gereken bir süreci beraberinde getirdiğini anlatan Metan, “Çocuğun karnesi iyi geldiği zaman sorun yok gibi gözüküyor. Ancak burada da yönetilmesi gereken bir durum var. Çocuk çalışarak mı iyi karneyi aldı, çalışmadan mı aldı; bunun da sorgulanması lazım. Hiç çalışmadan iyi not alan çocuğun övülmesi çalışma alışkanlığını kırar. Bazı aileler çocukların zekasına vurgu yapıyor. Bunun çok yanlış bir davranış olduğunu düşünüyorum. Zekaya övgü yerine çalışma davranışına bakılmalı, onun övülmesi gerekir. Notu değil çalışmayı teşvik etmemiz lazım.” dedi.
CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×