"Kadına yönelik şiddet eğitim sistemindeki yanlışlıklardan kaynaklanıyor"

Sinop Üniversitesi, Dünya Kadınlar Günü münasebeti ile program düzenledi. Programa konuşmacı olarak katılan Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.

10 Mart 2014 Pazartesi 16:58

Sinop Üniversitesi, Dünya Kadınlar Günü münasebeti ile program düzenledi. Programa konuşmacı olarak katılan Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Doğan, kadına yönelik şiddetin temelinde eğitim sistemindeki yanlışlıklar olduğunu söyledi.

Halk Eğitim Merkezi toplantı salonunda düzenlenen programa Sinop Valisi Yavuz Selim Köşger, Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bircan, kurum amirleri ve öğrenciler katıldı. Programa konuşmacı olarak katılan Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Doğan, 'Değişen Türkiye’de Kadın ve Aile; Sorunlar ve Çözüm Önerileri' konulu sunum gerçekleştirdi. Öğretim Üyesi İsmail Doğan, sunumunda eğitim sistemini eleştirdi. Eğitimde geçmişten beri süregelen yanlışlıklar olduğunu dile getiren Doğan, kadına yönelik şiddetin temelinde eğitim sistemindeki yanlışlıkların yattığını anlattı.

İsmail Doğan tezini şu şekilde açıkladı: “Ülkemize bakıldığında kültürün yükünü omuzlarında taşıyan fakat, bu enerjisinin karşılığını alamayan yorgun bitkin ve umutsuz bir kadın ortaya çıkıyor. Şimdi soru şu; bütün değerler kadını övdüğü halde neden kadına şiddet olmaktadır. Türkiye’nin cevaplaması gereken soruların başında gelmektedir. Ülkemizde 1990’ların başına bakıldığında eğitim sistemimiz en az beş kez değişti. 90’lı yılların başında sınıf geçme vardı. Daha sonra ders geçmeye dönüştü. Hemen akabinde kredili sisteme geçildi. Daha sonra alan seçimli program uygulamalarına geçildi. Şimdi öğrencilerimizi ve çocuklarımızı bir sistemle başlatıyorsunuz. Sonra başka bir sistemle mezun ediyorsunuz. Cumhuriyetin ilk yıllarından beri Amerika, Almanya, Fransa ve Belçika gibi ülkelerden eğitimciler getirtilip bizim eğitimizi düzeltin denildi. Toplumsal ve kültürel eğitimsel gerçeklerinizi bilmeyen insanlar kendilerine özgü öneriler getirdiler ve doku uyuşmazlığı bu önerilerin trajik sonucu olarak ortaya çıktı. Şimdi 'Neden kadına şiddet oluyor?' sorusuna gelirsek, ben istemediğim bir alanda öğrenim görüyorum. Şartlar beniz zorladı puanım yetmedi. İstemeden bir bölüme geldim. Daha başlangıçta buraya ergen ve mutsuz olarak geliyorum. Mutsuzluğun birlikteliğinden ortaya çıkan sosyal paylaşmayı paylaşıyorsunuz. Ve oradan mezun oluyorsunuz. İstemediğiniz bir okuldan mezun olduğunuz için istemediğiniz bir iş ortamında çalışmaya başlıyorsunuz. Günün birinde de orada evleniyorsunuz. Sonuç olarak sistemin getirdiği yaşamla karşı karşıya kalıyorsunuz. İş yerinde mutsuzsunuz. İşyerindeki o baskıyı eve taşıyorsunuz. İşte o zaman şiddet nereden çıktı diye soruyoruz birbirimize.”

"İSLAMİYET GELDİ KADIN EVE KAPANDI' ALGISI YANLIŞTIR"

İsmail Doğan, İslamiyet öncesi ve sonrası 'Türk toplumundaki kadın' olgusuna da dikkat çekti. Bazı konuların yanlış algılandığını dile getiren Doğan, Türklerin İslamiyet’e geçişini bazı entelektüellerin yanlış yorumladığını ifade etti.

'İslamiyet geldi kadın eve kapandı' algısının yanlış olduğunu vurgulayan Prof. Dr. İsmail Doğan, şunları dile getirdi: “Türklerin İslamiyet’e geçişini bazı entelektüellerimiz şöyle bir vurgu yaparlar; İslam öncesi Türklerde kadın son derece özgürdü, erkeği ile aynı haklara sahipti. İslamiyet geldi kadını eve kapattı ve kadının özgürlüğü elinden alınmış oldu. Bu sosyolojik olarak yanlıştır. Gerçek böyle değildir. Çünkü yerleşik hayata geçmeyen bütün göçebe toplumlarda kadın göçebe hayatın getirdiği bütün risklere katlanmak zorundadır. Hayatın her alanında olmak, risklere karşı topluca savunmayı beraberinde getiriyor. Yani sadece erkek olarak değil kadının içinde de olduğu 'savularak' sosyalleşmeden bahsedebilirsiniz. Şartlar böyle olunca sizin kadınınızı eşinizi bir haneye hapsetmeniz zaten koşullar gereği mümkün değildir. Anacak yerleşik hayata geçildiği zaman yani tarım toplumları oluştuğunda görece iş bölümü çıkmıştır. Yani kadın evde çocuk yetiştirmeye başlamış ve erkek de dışarıda geçim derdine düşmüştür. Sonuç olarak da tarıma dayalı bütün toplumlarda olduğu gibi erkek egemen bir yapı oluşmuştur. Bu ataerkil yapı bugün uluslararası toplumun geçmişten devraldığı bütün modernleşme çabalarına rağmen şuana kadar ortadan kaldırılması mümkün olmayan yapıdır. Dolayısıyla bu sadece Türkiye’nin sorunu değil uluslararası toplumların sorunudur.”

İsmail Doğan’a Sinop Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Recep Bircan ve Sinop Valisi Yavuz Selim Köşger birer soru sordu. Ardından İsmail Doğan’a Vali Köşger hediyelerini takdim etti. CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×