İşsiz doktora öğrencileri bile çözümü Aşçılık Akademisi'nde buldu

Ankara’da ilk kez açılan Aşçılık Akademisi, üniversite mezunu hatta doktora öğrencisi işsizlerin bile istihdam sorununa çare oluyor.

İşsiz doktora öğrencileri bile çözümü Aşçılık Akademisi'nde buldu

Ankara’da ilk kez açılan Aşçılık Akademisi, üniversite mezunu hatta doktora öğrencisi işsizlerin bile istihdam sorununa çare oluyor. Üniversite mezunundan doktora öğrencilerine kadar birçok işsiz, profesyonel bir aşçı olabilmek için yıllık 5 bin lira ödeyerek Aşçılık Akademisine gidiyor. Akademiye gelen öğrenciler iş sahibi olmak için buraya geldiklerini belirtiyor.

Profesyonel aşçılık dersi veren ve yıllardır 5 yıldızlı lüks otellerde profesyonel aşçılık yapmış Vedat Alparslan, profesyonel bir aşçının iyi bir yemek şirketiyle çalışması halinde ayda 20-30 bin lira kazanabileceğini söylüyor. Öğrencilerin genellikle üniversite mezunu olduğunu söyleyen Vedat Alparslan, “Bunlara bizim kursumuzun verebileceği, aşçılık sektöründe çalıştırmak için mutfakların tanıtımı, mutfak alışverişlerinin tanıtımı, mutfak ekipmanı gibi detaya giriyoruz. Çocuklar kursu bitince en az 30 çeşit pilav yapmayı öğreniyor. Ana yemek, ara yemek, soğuklar, tatlılar gibi her daldan 30 çeşit yemek yapmayı öğreniyor. Ama biz daha çok buradan nereye gidebiliriz onu öğretiyoruz.” dedi.

"AKADEMİYE BAŞLADIKTAN KISA SÜRE SONRA İŞE BAŞLADIM"

Normalde insan kaynakları uzmanı olduğunu belirten Ayşe Güngör, kendi alanında iş bulamadığı için profesyonel aşçı olmaya karar vermiş. Akademiye başlar başlamaz iş sahibi olduğunu belirten Ayşe Güngör, “İş sahibi olabilmek için yemek bölümünü tercih ettim ve araştırdım. Burada eğitime başladıktan kısa bir süre sonra işe de başladım, şu an bir oteldeyim. Sıcak bölümündeydim soğuk bölümünde devam ediyorum. Bu okul iş bulmamda çok işe yaradı. Normalde 2 yıldır iş arıyorum ama burada eğitime başladıktan sonra 2 ay içinde iş buldum.” diye konuştu.

Eğitime başlayınca doğru bildiği yanlışları fark ettiğini aktaran Güngör, yemek konusunda detay bilgiler edindiğini dile getirdi. Akademi bittikten sonra tamamen işe başlayacağını ifade eden Ayşe Güngör, “4 ay burada eğitim, 4 ayı staj olmak üzere toplamda 8 ay. Daha sonra işe başlayacağız. Aşçılık konusunda şu kadar yeterliyim diyemem her gün yeni bir şeyler öğreniyoruz. Temel taşlar oturdu. Her mutfaktan eğitim görüyoruz. Milföy hamurunu bile kendim yapabiliyorum, dışardan hazır almak yerine kendim yapabilirim.” diye ifade etti.

Gazi Üniversitesi Rekreasyon Bölümü'nde doktora öğrencisi olan Tolga Gül ise aynı zamanda profesyonel turist rehberi. Tolga Gül, turizmci olduğu için Gastronomi dalında profesyonel bir eğitim almak amacıyla Aşçılık Akademisi'ne gelenlerden. Gül, Ankara'da aşçılık konusunda eğitim veren tek yerin burası olduğunu söyledi.

Radyo Televizyon Bölümü mezunu olan Çağrı Aydın da aşçılıkta iş olanağını daha fazla gördüğü için profesyonel aşçı olmak istediğini vurguladı. İş bulamayanlar için akademinin çok iyi bir fırsat olduğuna işaret eden Çağrı Aydın, “Aşçılıkta iş olanağı çok fazla. Akademinin kurulması çok iyi oldu. İş bulamayanlar için çok iyi bir fırsat. Hocamız ismi olan bir hoca, iş olanağı sağlanıyor, staj yapacağımız yerler ayarlanıyor. Sertifikamızı görüp hocamızı da tanıdıkları için olumlu bakıyorlar. Bu işi sevmek lazım ben sevdiğim ve daha iyi yerlere getirmek için yapıyorum.” dedi. Akademide çok yeni şeyler öğrendiklerini aktaran Aydın, “Bu kursta sıcak yemekler, soğuk yemekler, tatlılar, mezeler bunun haricinde püf noktaları öğrendik. Bıçakları nasıl kullanacağımızı, hangi şekilde soğanları ya da patatesleri keseceğimizi öğreniyoruz.” ifadelerini kullandı.

"LOKANTACIYIM AMA BENİM BİLE NE ÇOK EKSİĞİM VARMIŞ"

Kendi lokanta dükkanı olduğunu ve burada profesyonel bir aşçı olmak istediğini belirten Ramazan Muratoğlu ise şunları dile getirdi: “Bu akademide Osmanlı mutfağına bile iniliyor. Burada hangi ürünü ne kadar koyup ne kadar pişireceğin çok önemli, bunlar için profesyonel birinden ders almak çok önemlidir. Yanlış yaptığımız doğrama şekilleri, neyi nasıl yapacağımız şeyler, hangi baharatlar kullanılmalı gibi şeyleri öğrenmeyi istiyoruz. Bıçak kullanırken bile hatalarımızı gördük.”

Başkent Aşçılık Akademisi Müdürü Hayali Esen de hem profesyonel aşçı yetiştirdiklerini hem de yemek yapmayı öğrenmek isteyen hobi grupları olduğunu anlattı. Hayali Esen, akademinin fiyatları hakkında ise şu bilgiyi verdi: “Profesyonel gruplarımız 8 ay eğitime tabi, burada 4 ay sınıflarımızda uygulamalı olarak şefimizden eğitim alıyorlar, 4 ay staja katılıyorlar. Buradaki amacımız öğrencileri de içine katarak bir şey yapmak. Fiyatlarımız profesyonel gruplar için 5 bin TL. Hafta sonu gruplarımız 8 haftalık gruplar için bin 200 TL. Şu an kayıtlar aktif bir şekilde devam ediyor, toplamda 30 öğrenciye eğitim veriyoruz. Önümüzdeki hafta profesyonel pastacılık grubu başlayacak. Hafta sonu temel pastacılık grubumuz da eğitime başlayacak.”

Ankara’da aşçılık konusunda uzman bir eğitim veren kurum olmaması nedeniyle, Ankara’nın bu eksiğini gidermeyi hedeflediklerine değinen Hayali Esen, "Bizim bire bir yaptığımız, otellerle birinci sınıf restoran ve kafeler var, hocamız da uzun süre bu sektörde çalışmış, onun da bağlantılarıyla ihtiyaç karşılamak maksadıyla öğrencilerimizi yönlendiriyoruz. Bizde iki ayrı çalışma sistemi var. Hem mesleki anlamda eğitim almak isteyenler var, onlara profesyonel aşçılık ve pastacılık eğitimi veriyoruz, hem de hafta sonu evinde misafiri gelir daha fazla menü sunmak isteyen hanımlar vardır beyler vardır onlar için de 8 haftalık hobi grupları var. Cumartesi pazartesi günleri 3’er saatlik eğitimler veriyoruz.” dedi.

GÖZÜ YAKMADAN SOĞAN DOĞRAMANIN TEKNİKLERİ

Profesyonel aşçı Vedat Alparslan, yemek yapanların en büyük derdi olan soğan doğrama tekniklerine de değindi. Vedat Alparslan, soğan doğrarken gözü yakmaması için şu teknikleri anlattı: “Birincisi bıçağın acıyı yaymaması için soğanı ezmemesi gerekir. İkincisi, soğanımızı soyarken her zaman baştan başlayıp, soğanın arkasını yani acı tarafını kesmemek lazım. Üçüncüsü, soğanımızı bir kabın içine koyduğumuz zaman üzerine sirkeli suya basmak lazım acı acıyı keser. Toparlarsak, birincisi bıçağın keskin olması, ikincisi soğanın doğranış şekli, üçüncüsü soğanları sirkeye batırın. Soğan doğrandıktan sonra hafif tuzla ovulur, sonra yıkanır, bu, soğan kokusunu alır. Kokudan rahatsız olursanız, hafif piştikten sonra da kokusu gider. Soğan, sarımsak antibiyotiktir.”



CİHAN

İşsiz doktora öğrencileri bile çözümü Aşçılık Akademisi'nde buldu

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×