Hukuk ve Hayat Derneği: Gece yarısı baskını eziyet suçu mahiyetinde

Hukuk ve Hayat Derneği, yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu yürüten polislere karşı yapılan gözaltılarla ilgili açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, 'Gece yarısı sahur vakti ev baskını, yönetmeliğe açıkça aykırı şekilde yapılan ters...

Hukuk ve Hayat Derneği: Gece yarısı baskını eziyet suçu mahiyetinde

Hukuk ve Hayat Derneği, yolsuzluk ve rüşvet operasyonunu yürüten polislere karşı yapılan gözaltılarla ilgili açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, 'Gece yarısı sahur vakti ev baskını, yönetmeliğe açıkça aykırı şekilde yapılan ters kelepçeleme işlemleri TCK’nın 94. maddesinde düzenlenen eziyet suçunu teşkil edecek mahiyettedir.' ifadelerine yer verildi.

    Emniyet mensuplarına yönelik olarak başlatılan, gözaltı ve arama uygulamalarını da kapsayan operasyon emsali görülmemiş hukuk ihlallerini içerdiğini belirten dermek, “Öncelikle operasyon önceden hükümete yakın medyaya ifşa edilmiştir. 21 Temmuz 2014 günü öğleden sonra hükümet medyası polis ve yargı muhabirleri operasyon yapılacağını duyurmuşlardır. Operasyon kararını yeni oluşturulan sulh ceza hakimlikleri vermiştir. Operasyonun tabii yargıç ilkesine açıkça aykırı olan sulh ceza hakimliklerinin kurulmasından hemen sonra yapılması, adil yargılanma ve lekelenmeme hakkı bakımından yakın ve ağır endişelere neden olmaktadır. Hukuk devletinin olmazsa olmazı “Tabii Yargıç İlkesi”dir. Bu ilke, vatandaşların kendilerine uygulanacak hukuku ve mahkemeyi önceden bilmeleri anlamına gelmektedir. Anayasa'da da, "hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz." denilmek suretiyle bu ilkeye yer verilmiştir. “denildi.

    "AMİR HÜKMÜNE RAĞMEN KONUT DOKUNULMAZLIĞI YOK SAYILARAK GECE 1.30’DA EV BASKINLARI YAPILMIŞTIR"

    Başbakan'ın 'Bir proje hazırlıyoruz' ve 'Zaten şimdi yargı süreci başlıyor. Sulh Ceza hakimleri bu süreci götürecek' açıklamaları bu hakimliklerin iktidara biat etmeyen insanları ezmek için dizayn edildiğinin itirafı gibi olduğunu vurgulayan dernek, “"stanbul Süper Yetkili Sulh Ceza Hakimliklerine, rüşvet ve yolsuzluk operasyonu şüphelilerini tahliye eden hakimler atanmıştır. Bu hakimlik kararlarına karşı üst mahkeme olan asliye ve ağır ceza mahkemelerine itiraz etme hakkı bulunmaması usul hukuku tarihimizde görülmemiş bir garabettir ve ayrıca AIHS Ek7 nolu protokolündeki ceza işlerinde çift dereceli yargılama ilkesine de aykırıdır. Anayasa’nın 21, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 118 ve 119. maddesinin amir hükmüne rağmen konut dokunulmazlığı yok sayılarak gece 1.30’da ev baskınları yapılmıştır. Oysa Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 118. maddesi "Suçüstü veya gecikmesinde sakınca bulunan hâller dışında konutta, işyerinde veya diğer kapalı yerlerde gece vaktinde arama yapılamayacağını” açıkça belirtmektedir." ifadelerine yer verdi.

    "BU HUKUK DIŞILIĞIN SONUÇLARINA BAĞLI OLARAK FAİLLERİN 30 YILA KADAR HAPİS CEZASI İLE KARŞILAŞABİLECEKLERİ UNUTULMAMALIDIR"

    Dernek açıklamasını şöyle tamamladı: "Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliği’nin 7. maddesindeki ‘Yakalanan veya tutuklanarak bir yerden diğer bir yere nakledilen kişilere, kaçacaklarına ya da kendisi veya başkalarının hayat ve beden bütünlükleri bakımından tehlike arz ettiğine ilişkin belirtilerin varlığı hâllerinde kelepçe takılabilir’ hükmüne rağmen gözaltına alınan kişilere kelepçe takılmıştır. Gece yarısı sahur vakti ev baskını, yönetmeliğe açıkça aykırı şekilde yapılan ters kelepçeleme işlemleri TCK’nın 94. maddesinde düzenlenen eziyet suçunu teşkil edecek mahiyettedir. İddia edildiği gibi üretilmiş deliller ile yapılmış bir operasyon söz konusu ise TCK 267. maddesi hükmü gereğince bu hukuk dışılığın sonuçlarına bağlı olarak faillerin 30 yıla kadar hapis cezası ile karşılaşabilecekleri unutulmamalıdır." CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×