Hayvanlardaki ayak hastalıkları beslenmeyle alakalı

Bursa Uludağ Üniversitesi (UÜ) Veteriner Fakültesi Hayvan Besleme ve Beslenme Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İ. İsmet Türkmen’in, hayvanlarda ayak hastalıkları üzerine yaptığı çalışmada ilginç sonuçlar ortaya...

Hayvanlardaki ayak hastalıkları beslenmeyle alakalı

Bursa Uludağ Üniversitesi (UÜ) Veteriner Fakültesi Hayvan Besleme ve Beslenme Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İ. İsmet Türkmen’in, hayvanlarda ayak hastalıkları üzerine yaptığı çalışmada ilginç sonuçlar ortaya çıktı. Araştırmaya göre, özellikle yaz aylarında hayvanlarda görülen ayak problemlerinin beslenmeyle doğrudan alakalı olduğunun altı çizildi.

Prof. Dr. İ. İsmet Türkmen, ayak hastalıklarının modern sığırcılığın en büyük dertlerinden biri olduğunun altını çizerek, “Sığırların topallaması veya yürüyüş bozukluğu verimi olumsuz etkiler ve sürü dışı kalır. Türkiye de bu konuda çok sorun yaşamış bir ülke.” dedi. Türkiye’ye 1980’li yılların başında Amerika ve Avrupa’dan 300 binin üzerinde gebe düve ithal edildiğini bildiren Türkmen, “İthal edilen düvelerin önemli bir kısmı hatalı bakım ve beslemeden dolayı ikinci doğumu yapamadan kesime gitti. Günümüzde sürü dışı kalma nedenlerinden ilk sırada ayak ve tırnak hastalıkları geliyor. Ayak problemi süt, et ve üreme verimini azaltır.”

Sığırlardaki topallığın, hayvan refahı sorunu haline geldiğini ifade eden Türkmen, “Ayak veya tırnak sağlığı denince akla ilk önce subakut rumen asidozisi (SARA) ve laminitis arasındaki ilişki geliyor. Laminitise neden olan en önemli neden SARA’dır. Başta mineraller olmak üzere, vitamin ve protein gibi besin maddelerinin yeterli ve dengeli miktarlarda sağlanması sürdürülebilir bir ayak ve tırnak sağlığı açısından önemlidir.” dedi.

KERATİN ÜRETİMİ VE BESLENME ARASINDAKİ İLİŞKİ

Lifli, yapısal bir protein ailesinden olan Keratinin, beslenme açısından çok önemli olduğunun altını çizen İsmet Türkmen, “Memeliler, kuşlar, sürüngen ve amfibilerde bulunan keratin filamentleri, mineralize olmayan sert vücutsal yapıları oluşturur. Keratin saç, tırnak, toynak, pençe ve kuş tüylerinin temel malzemesidir. Keratin üreten hücrelere besin maddesinde sorun yaşanırsa, keratin içeren dokularda bozulma başlar. Bu da tırnakta bozulma ve akabinde laminitise yol açabilir.” şeklinde bilgi verdi.

İsmet Türkmen, keratinizasyon için ihtiyaç duyulan besin maddelerini ise şöyle anlattı: “Amino asitler, minareller, çinko, bakır ve vitaminler. Beş sığırcılık işletmesinde iki yıl yapılan çalışmada, organik çinko, mangan, bakır ve kobalt içeren mineral karışımı kullanımının sadece organik çinko kullanılan gruba ve kontrol grubuna göre çift taban oluşumu, beyaz çizgi ayrılması, dijital dermatitis, taban kanamaları ve taban ülserlerinde azalmaya neden olduğu belirlenmiş. Erken laktasyon dönemindeki 300 baş sağmal inek üzerinde yapılan bir çalışmada ise organik mineral kompleksi kullanılan grupta, inorganik mineral kullanılana göre tırnak problemleri yaşanmasının azaldığı belirtilmiş. Ayrıca, vitaminler tırnak dokusunun kalitesi ve fiziksel yapısının sağlıklı gelişiminde önemlidir. Tırnak dokusu üzerine etkili olan vitaminlerin başlıcaları A, D, E ve biyotindir.”

Subakut rumen asidozisinin süt sığırlarında en önemli sorunların başında geldiğinin altını çizen Türkmen, “Araştırmalarda mısır ve yulaf tahıllarının, buğday ve arpaya göre rumen yıkılabilirlik süratlerinin çok daha yavaş olduğu belirlenmiş. Buğday ve arpa, mısır ve yulafa göre daha asidojenik olarak görülür. Bir araştırmada, mısır bazlı konsantre yem karışımının, rasyonun yüzde 60’ını oluşturmasına rağmen SARA açısından herhangi bir riskin ortaya çıkmadığı anlaşılmış. Arpa bazlı konsantre yem karışımı kullanıldığında ise konsantre yem oranının yüzde 45 ve üzerine çıktığında rumende asidoza doğru bir kayma meydana gelmiş.”

"SÜT SIĞIRCILIĞINDA MISIR YERİNE BUĞDAY KULLANIMI SARA RİSKİNİ ARTIRIR"

Prof. Dr. İsmet Türkmen, süt sığırı rasyonlarında mısır yerine buğday kullanılmasının SARA riskini artabileceğini belirterek, “Süt sığırı beslenmesinde rasyonların sadece selüloz olmayan karbonhidrat (NFC) seviyelerine bakılmayıp ilaveten rumen yıkılabilirlik süratlerinin de göz önüne alınması gerektiği düşünülüyor.” şeklinde uyarıda bulundu.

SARA üzerine tahılın işlenme şeklinin de etkili olduğunu anlatan Türkmen, “Tahılların çok ince öğütülüp yüksek nemli bir biçimde depolanması ve ezme, flake gibi işlemlerden geçirilmesi rumen sindirilebilirlik artışına neden olduğu için SARA riskini artırabilir.” dedi.

Ayrıca, beslenme alışkanlıkları ve ortamının da hayvan sağlığı açısından son derece önemli olduğunun altını çizen Prof. Dr. İ. İsmet Türkmen, şöyle devam etti: “Sığırların geviş getirme yeteneği hayati öneme sahiptir. Geviş getirme rasyonu parçacık büyüklüğü ile kontrol edilebilir. Rasyonun parçacık büyüklüğü arttıkça geviş getirme artmaktadır. Geviş getirme sonucunda hayvanların çiğneme davranışları artar ve bu sırada bol miktarda tükürük salgılanır. Rasyonlarda geviş getirmeyi teşvik edecek fiziksel niteliğe sahip yem maddelerinin belli oranda bulunması son derece önemlidir.”

CİHAN

Hayvanlardaki ayak hastalıkları beslenmeyle alakalı


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×