Feyzullah Keskin: Rabia’ya gözyaşı Berkin’e alay

Kayseri Hacı Bektaşi Veli Derneği ve Vakfı Başkanı Feyzullah Keskin, Uğur Kurt’un ölümü ile ilgili olaylara tepki göstererek, Başbakan'ın sözlerine, “Rabia’ya gözyaşı Berkin’e alay” şeklinde cevap verdi. Hacı Bektaşi Veli Derneği...

Feyzullah Keskin: Rabia’ya gözyaşı Berkin’e alay

Kayseri Hacı Bektaşi Veli Derneği ve Vakfı Başkanı Feyzullah Keskin, Uğur Kurt’un ölümü ile ilgili olaylara tepki göstererek, Başbakan'ın sözlerine, “Rabia’ya gözyaşı Berkin’e alay” şeklinde cevap verdi.

Hacı Bektaşi Veli Derneği ve Vakfı öncülüğünde bazı siyasi parti ve STK’ların temsilcileri bir araya gelerek, İstanbul Okmeydanı’nda meydana gelen olaylar sırasında, cenaze törenine katılmak için bulunduğu cemevi bahçesinde polisin açtığı ateş sonucu Uğur Kurt’un öldürülmesine tepki gösterdi. Dernek Başkanı Feyzullah Keskin, “15 yaşındaki Berkin Elvan için 'Ne yapalım canım öldü gitti' diye alaycı bir yüz ifadesiyle şehitlerimizle dalga geçen Başbakan, Mısır’da katledilen Rabia için gözyaşı döker, Suriye’de Alevilerin kafasını kesen ortak iş tuttuğu Selefi Cihatçı kardeşleriyle gurur duyar, sonra da gider Dünya Yahudiler Birliği’nden ödül alır.” dedi.

Gezi Parkı eylemleri sırasında hayatını kaybedenler için saygı duruşu ile başlayan basın açıklamasında, ‘Hızır Paşalar bizi yıldıramaz’, ‘Anaların öfkesi katilleri boğacak’, ‘Birleşe birleşe kazanacağız’, ‘Gün gelecek devran dönecek AKP halka hesap verecek’ şeklinde sloganlar atıldı. Kalabalık adına konuşan Kayseri Hacı Bektaşi Veli Derneği ve Vakfı Başkanı Feyzullah Keskin, Alevilerin Cumhuriyet tarihi boyunca sistematik katliamlarla karşı karşıya kaldığını ifade etti. Keskin, şunları söyledi: “Devlete Osmanlı’dan miras kalan katliamcı tutum hala hoyratça devam etmektedir. Koçgiri’den başlayan, Dersim, Maraş, Çorum, Malatya, Sivas, Gazi katliamları ile süregelen katliamlar serisi kitlesel olmasa da hedef gösterilerek ve gözetilerek devam etmektedir. Gezi direnişi sırasında katledilen Mehmet Ayvalıtaş, Abdullah Cömert, Ethem Sarısülük, Hasan Ferit Gedik, Ali İsmail Korkmaz, Medeni Yıldırım, Ahmet Atakan ve 15 yaşındaki evladımız Berkin Elvan’ın acısı hala yüreğimizde dipdiri iken, bunun üzerine bir üzücü haber de İstanbul’dan geldi. Uğur Kurt adlı arkadaşımız katledildi. Katledilen Uğur kurt arkadaşımızı diğerlerinden ayıran nokta ise ilk kez bir cemevinde devlet eliyle bir Alevi yurttaşın katledilmesidir. Bir cenaze töreni için gelen Kurt, AKP’nin kolluk kuvveti haline gelen polisin açtığı kurşunla hayatını kaybetti. Uğur Kurt’un hayatını kaybettiği yere savcı ancak bir gün sonra gitti ve incelemelerde bulundu. Bu süre içerisinde Cumhuriyet savcılığına başvuran birçok duyarlı avukat arkadaşımıza hakaretler edildi. Okmeydanı Mahallesi resmen abluka altına alındı, sıkıyönetim uygulamalarını aratmayan yöntemlere başvuruldu. Buna rağmen halkımız her zaman olduğunu gibi sağduyusunu korumayı başardı.”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın olaylar sonrasında yaptığı bazı açıklamalara da tepki gösteren Keskin, “Sayın Başbakan'ın yaptığı açıklamalar sağduyudan uzak, tahrik edici, toplumu ayrıştırıcıdır. 15 yaşındaki Berkin Elvan için 'Ne yapalım canım öldü gitti' diye alaycı bir yüz ifadesiyle şehitlerimizle dalga geçen Başbakan, Mısır’da katledilen Rabia için gözyaşı döker, Suriye’de Alevilerin kafasını kesen ortak iş tuttuğu Selefi Cihatçı kardeşleriyle gurur duyar, donra da gider Dünya Yahudiler Birliği’nden ödül alır. Biz bu kişilik analizine şaşırmıyoruz, çünkü Sayın Başbakan’ın ideolojik rehberleri olan Muaviye, Yezit, Mervan, Yavuz Sultan Selim, Kuyucu Murat Paşa, II. Mahmut’tan aldığı mirası devam ettiriyor. Kendisine yakışanı yapıyor.” ifadelerini kullandı.

Hükümete seslenerek akliselim davranmaya davet eden Keskin, “Sayın Başbakan’ın sürekli ağzında gevelediği Alevi kelimesini ulu orta kullanması, hedef göstermesi çok tehlikelidir. Başbakan ateşin üzerine benzinle gidiyor. Ortadoğu’da tek mezhep kavgası yaşanmayan ülkenin Türkiye olduğunu bir kez daha belirtiyoruz. Biz bu ülkede ne mezhep ne de kimlik kavgası istiyoruz. AKP hükümeti mezhep kavgasına çok meraklıysa, kendi çocuklarını Lübnan’a, Suriye’ye ve Ortadoğu’nun karanlık savaşlarına göndersin. Onlar şunu çok iyi bilsinler ki Türkiye Alevi toplumu bu topraklarda asla bir mezhep kavgasına izin vermeyecektir, dün olduğu gibi bugün de kardeşliğin en önemli teminatlarından birisi olarak varlığını devam ettirecektir.” şeklinde konuştu. CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×