Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız'dan uluslararası medyaya eleştiri

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) ile birlikte madencilik alanındaki bütün fakültelere rağbetin artırılması gerektiğini söyledi. Yıldız, ayrıca uluslararası medya kuruluşlarına, Türkiye’yi,...

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız'dan uluslararası medyaya eleştiri

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) ile birlikte madencilik alanındaki bütün fakültelere rağbetin artırılması gerektiğini söyledi. Yıldız, ayrıca uluslararası medya kuruluşlarına, Türkiye’yi, göründüğü gibi göstermediklerini ileri sürerek eleştirilerde bulundu.

Bakan Yıldız, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nda düzenlenen 'Üçüncü Ülke Eğitim Programı'na katıldı. Yıldız, program sonrası basın mensuplarının sorularını cevapladı. 'Bazı gazetelerde yer alan 'Ceyhan'dan yüklemesi yapılan petrolün, alıcıların tehditler karşısında vazgeçtiğini, 1 milyon varil petrolün de Akdeniz ortasında bekletildiği söyleniyor. Bu iddialar doğru mu? Merkezi Irak hükümetinin de satış başladıktan sonra ciddi eleştirileri oldu. Uluslararası tahkime taşıyacağını söyledi. Türkiye’nin bundan sonraki adımı ne olacak?' sorusuna cevap veren Yıldız, şunları ifade etti:

"Herkes, istediği projeyi tabi ki gerçekleştirecek. Ülkeler enerji politikaları çerçevesinde, her ülkede olduğu gibi Türkiye’de bazı projeler için ön almak için uğraşmakta. Türkiye’nin proje yapacak olması, başka ülkenin yapmayacağı anlamına gelmiyor. Onlar da tabi ki tercihlerini kullanabilirler. Irak petrolü konusunda şunu net olarak söyleyeyim. Bu petrol, Türkiye’nin petrolü değildir. Bu petrol Irak’ın petrolüdür. O yüzden buradan oluşacak gelir Irak’ın geliri olacaktır. Taşıma faaliyetleri, iletim faaliyetleri ile alakalı alınan kira bedelleri toplam gelirin yanında çok düşüktür. Bu petrolün, biz yüklemesini yaptık. Kuzey Irak, hangi ülkeye satar, nasıl satar, hangi ihale sonucu satar biz o konulara girmiyoruz. Bu ham petrol bizim ham petrolümüz değil. İster Akdeniz piyasasına satsın, ister ABD’ye veya Çin’e. Biz o konuda tasarruf sahibi değiliz. Burada oluşacak gelir, yine Iraklı kardeşlerimizin kendi oluşturduğu mekanizma ile beraber kendi oluşturduğu paylaşım sistemi ile beraber dönüştürülecektir. O yüzden bir başkasına söylenemeyen cümlelerin Türkiye’ye söylenmiş olmasını çok doğru bulmam. Bağdat ile Erbil, kendi aralarında anlaşacaklar ve oluşacak gelir de Irak’ın normalleşmesine oluşan katkı olacak. Türkiye, buradaki pozitif tutumunu sürdürmeye devam edecek."

“MADENCİLİK FAKÜLTELERİYLE ALAKALI RAĞBETİN ARTIRILMASINI SAĞLAMAMIZ LAZIM”

Madencilik sektörü ile ilgili yeni çalışmalar yaptıklarını belirten Yıldız, “Geçtiğimiz hafta Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı açısından çok yoğun bir hafta oldu. 8 ayrı üniversite ile akademisyen çevrelerle ve madencilik ile ilgili bütün paydaşlarla bir araya geldik. Bundan sonra da eğer hocalarımızdan bir talep olması halinde yine kendilerini bakanlığımıza davet ediyoruz. Burada bütün madencilik sektörü ile alakalı yapılabilecek katkılara açık olduğumuzu belirtiyoruz. Bu manada Hacettepe, ODTÜ, 9 Eylül, Zonguldak Bülent Ecevit, Okan, Selçuk, Süleyman Demirel ve Cumhuriyet üniversitelerinden öğretim üyelerimizle de beraber de toplantı yaptık. Önerileri, tespitleri, tavsiyeleri dinledik ve son derece de faydalı oldu. Önümüzdeki hafta içerisinde bu faaliyetlerimiz devam edecek. Sendikalarla, STK’larla sivil toplum örgütleri ile beraber bir araya geliyoruz. Özel sektör temsilcileri ile beraber toplantı yapıyoruz. 17-18 Haziran’da da yine bir çalıştay var. Yurt dışından gelecek misafirlerimiz var. Diğer paydaşlarla bu manada bir araya geleceğiz. Bir diğer tespit de YÖK ile yapacağımız görüşme. Madencilik fakültelerini, madencilik alanlarındaki yapılan bütün fakültelerle alakalı rağbetin artırılmasını sağlamamız lazım. Bu fakültelere yapılan müracaatların sayısının tahmin ettiğimizden daha az olduğunu görüyoruz. Türkiye, eğer madencilik yapılacaksa ki mutlaka, bu iyi alınan bir eğitimle beraber orta ve uzun vadede çözmek durumunda. Yurt dışında gidecek heyetlerimiz belirlendi.” dedi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın hazırladığı kanun tasarısına birkaç ekleme yapacaklarını açıklayan Yıldız, “İntibakların yapılması lazım. Çalışma saatleri ile alakalı şu anda mevcut olanların intibaklarının yatırılması için bir kısım elastikiyetler şirketlere sağlamak istiyoruz. İsterse kamu isterse özel sektör, şu ana kadar yapmış olanlar, bundan sonra yapacak olanlar. Onu da Çalışma Bakanlığı’ndaki arkadaşlarla beraber ve grubumuzdaki inşallah hızlandırmış olacağız.” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’DEKİ GELİŞMELERİN, BÜYÜMELERİN ÇOK FAZLA ÖN PLANDA TUTULMADIĞINI GÖRÜYORUM”

Gezi olaylarının yıl dönümü ile ilgili de konuşan Bakan Yıldız, şöyle devam etti: “Son 1 yılın doğru analiz edilmesi lazım. Türkiye’de Gezi Parkı, 30 Mart, 17 Aralık ve Okmeydanı bütün bunların resmine baktığımızda, Türkiye uluslararası medyanın kadrajından aktarılmaya çalışan Türkiye’nin olmadığını görüyoruz. Ben özellikle bu son iki gün içerisinde uluslararası medyayı daha fazla izleme fırsatı buldum. Ben o aktarılan Türkiye’nin şu an içinde bulunduğumuz Türkiye olmadığını gördüm. Bunun önemli, dikkat çekici nokta olduğu kanaatindeyim. Ne yapılmak istendiğini bütün vatandaşlarımızın çok iyi bilmesi lazım ve Türkiye’deki gelişmelerin büyümelerin çok fazla ön planda tutulmadığını görüyorum.”

CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×