Endüstriyel kazalar için mevzuat var, uygulama yok

Tekirdağ'da kimyasal üretim fabrikasında dün çıkan yangın bölgede paniğe yol açtı. Kısa sürede bütün fabrikanın alevler içerisinde kaldığı yangın sonrasında endüstriyel fabrikalarda yaşanan kazalar sonrasında alınacak tedbirler yeniden...

Endüstriyel kazalar için mevzuat var, uygulama yok

Tekirdağ'da kimyasal üretim fabrikasında dün çıkan yangın bölgede paniğe yol açtı. Kısa sürede bütün fabrikanın alevler içerisinde kaldığı yangın sonrasında endüstriyel fabrikalarda yaşanan kazalar sonrasında alınacak tedbirler yeniden gündeme geldi. Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu, endüstriyel kazalar için çıkarılan yönetmeliğin uygulayıcı maddelerinin 2016 ve 2017 yılına ertelendiğine dikkat çekti. Mevzuatın uygulanması için hazırlanan maddelerin 2010 yılından beri ertelendiğini ifade eden Bozoğlu, Soma’da yaşanan maden faciasından da ders çıkarılmadığını belirtti. Bozoğlu, “Ders çıkarılmadığı sürece daha ciddi sorunlara gebe olunduğu açıktır. Çevre sorunlarının kitlesel etkisi göz önünde bulundurulduğunda, çevre mevzuatında yaşanan eksikliklerin çok geniş coğrafyaları etkileyebileceği, kitlesel ölüm ve hastalıklara neden olabileceği su götürmez bir gerçektir.” ifadelerini kullandı.

Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde Hacı Şermet mevkiinde bulunan ve kimyasal üretim yapan fabrikada sabaha karşı başlayan yangında 1 dakika içinde alevler tüm fabrikayı sardı. Kimyasal fabrika bölgede bulunan diğer fabrikalara, kozmetik deterjan, tekstil yardımcı kimyasalları, havuz ve gıda katkı kimyasal maddeleri ürettiği öğrenildi.

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu da Türkiye’de yaşanan endüstriyel kazalarda afet yönetiminin hazır olmadığını ifade etti. Bozoğlu, “Kazalar, facialar yaşanmadan önlemlerin alınması mümkündür. Bu konu literatürde "proses güvenliği" veya "risk yönetimi" olarak adlandırılmakta, "afet yönetimi" ise risk yönetiminin ardından olası kaza sonrasında önem kazanmaktadır. Dolayısıyla, kazalar olmadan riskin değerlendirilmesi, gerekli önlemlerin, raporların, planlama çalışmalarının yapılması gerekmektedir.” dedi. Yaşanan olası faciaların ardından afet yönetimi sağlıklı, hızlı, çözüm odaklı, koordineli bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden Bozoğlu, yönetmelik kapsamında, tesislerin, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`nın, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı`nın ve Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı`nın (AFAD) sorumluluğunun bulunduğunu ifade etti.

“UYGULAMA MADDELERİ 2016 VE 2017’YE ERTELENDİ”

Bozoğlu, yönetmeliğin 2010 yılında yayımlandığını ve iki yıl sonra yürürlüğe gireceği belirtilmesine rağmen ertelendiğini ve 30 Aralık 2013 yılında tekrar yayımlanan maddelerden uygulanması gereken maddelerin 2016 ve 2017 yıllarına ertelendiğine dikkat çekti. Bozoğlu şöyle dedi: “Ertelenen maddeler arasında, tesislerin tehlike risklerini azaltmaları koşulu 2017 yılına, AFAD`ın olası kazalara dair ne gibi önlemler alacağını, neler yapması gerektiğini, güvenlik önlemlerini içeren "Harici acil durum planı" hazırlama şartı 2017 yılına, tesislerin depoladıkları kimyasal ve tehlikeleri maddelere dair yapacakları bildirimler haricinde tüm yönetmelik maddeleri, tesislerin hazırlaması gereken dahili acil durum planları, güvenlik raporları ve bunların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından onaylanmaları 2016 yılına ertelenmiştir.”

“KİMYASAL MADDELER HER ALANA ZARAR VERİYOR”

Türkiye’de yaşanabilecek büyük endüstriyel kazalara dair mevzuatın adı ve içeriği olmakla beraber uygulamasının olmadığını kaydeden Bozoğlu, “Kocaeli, İstanbul, Trakya, İzmir gibi sanayinin yoğun olduğu bölgelerde herhangi bir tesiste yaşanabilecek olası bir kaza, patlama, bu tesisteki kimyasal, tehlikeli maddelerin havaya, suya ve toprağa yayılmasına neden olabilecek, bu maddeler bir kimyasal silah görevi görerek geniş kitleleri etkisi altına alabilecektir. Öte yandan, bir tesiste yaşanabilecek bir kazanın, çeperindeki tesislerde, konutlarda ne gibi 'domino etkileri' yaratabileceği de önem arz etmektedir. Benzer bir sorun, 1999 yılında yaşadığımız büyük Marmara depreminde ortaya çıkmış ve sanayi tesislerinde çıkan yangınlar nedeniyle çevre kirliliği ve halk sağlığı sorunları oluşmuş, yangın riski nedeniyle evler boşaltılmak zorunda kalınmıştı.” açıklamasında bulundu.

“ÇEVRE MEVZUATINDAKİ ERTELEMELER VE DENETİMSİZLİK DAHA BÜYÜK SORUNLARA NEDEN OLACAK”

Soma`da yaşanan faciayı hatırlatan Bozoğlu, “Ders çıkarılmadığı sürece daha ciddi sorunlara gebe olunduğu açıktır. Çevre sorunlarının kitlesel etkisi göz önünde bulundurulduğunda, çevre mevzuatında yaşanan eksikliklerin çok geniş coğrafyaları etkileyebileceği, kitlesel ölüm ve hastalıklara neden olabileceği su götürmez bir gerçektir. Bu nedenle çevre mevzuatının kamu yararı perspektifi ile düzenlenmesi ve ertelemelerden vazgeçilerek, uygulamaların başlaması ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ve ilgili tüm kurumların denetimlere ağırlık vermesi gerekmektedir.” ifadelerini kullandı. CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×