Emniyetin yasağına tepki: Böyle bir uygulama 12 Eylül'de bile görülmedi

Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan genelge ile Türkiye genelinde basın mensuplarının bugünden itibaren emniyete girişlerinin yasaklandığı duyuruldu.

Emniyetin yasağına tepki: Böyle bir uygulama 12 Eylül'de bile görülmedi

Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan genelge ile Türkiye genelinde basın mensuplarının bugünden itibaren emniyete girişlerinin yasaklandığı duyuruldu. Gazetecilere yönelik 'yasakçı' uygulamayı eleştiren Türkiye Gazeteciler Federasyonu (TGF) Genel Başkanı Atilla Sertel, "Böyle bir dönem yaşanmadı. Böylesine bir uygulama 12 Eylül döneminde bile görülmedi." dedi.

Gazetecilerin kamu yararına görev gördüğünü hatırlatan TGF Genel Başkanı Atilla Sertel, yaptığı yazılı açıklamada şöyle dedi: "Gazetecilere yönelik getirilen yasakçı uygulamalara bugün bir yenisi daha eklendi. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan genelge ile Türkiye genelinde 22.12.2013 tarihi itibariyle basın mensuplarının Emniyet müdürlüğü hizmet binalarına giriş yapamayacakları duyuruldu. Genelgede ayrıca gazetecilerin bazı emniyet hizmet binalarında yer alan basın odalarına giriş kartlarını iade etmeleri de istendi. Ülke gündeminin 'hırsızlık', 'yolsuzluk' gibi son derece ağır ithamlarla meşgul olduğu bugünlerde yayımlanan genelge son derece manidardır. Gazeteciler halkın bilgi edinme hakkı adına kamu yararına görev görmektedirler. Bu genelge toplumun bilgi edinme hakkını engellemek olduğu kadar, sansürcü bir uygulamadır. 12 Eylül döneminde bile gazeteciler böyle bir uygulamaya maruz kalmadı. Türkiye'de böyle bir dönem yaşanmadı. Toplumun gerçekleri görmeye, öğrenmeye en fazla ihtiyacı olduğu bir dönemde alınan yasaklama kararını kınıyor, İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü'nü Türk basın tarihine kara bir leke olarak geçecek bu kararı yeniden gözden geçirmeye davet ediyorum."

TGC: BU GAZETECILERE SANSÜRDÜR

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, gazetecilerin emniyet müdürlüklerine girmesinin yasaklanmasını kınayan bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Emniyete basının girmesinin yasaklanması sansürdür.” denildi.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu’nun açıklamasında şu görüşlere yer verildi: “İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamayla, 22 Aralık tarihi itibariyle Türkiye genelinde basın mensuplarının emniyete girişlerinin yasaklandığı duyuruldu. Duyurunun ardından Vatan ve Gayrettepe emniyet binalarında görev yapan gazetecilerin şube giriş kartlarını iade etmeleri istendi. Alınan bu karar gazetecilerin halkın gerçekleri öğrenme ve bilgilenme hakkını engelleyen vahim bir karardır. Gazetecilere ‘bilgi almayacaksın, halka duyurmayacaksın’ direktifi verilmektedir. İktidar ‘hangi bilgiyi verirsem onu duyuracaksın, araştırıp bilgi alma hakkın yok’ demektedir. Demokrasinin varolduğu herhangi bir ülkede böyle bir uygulamanın olabileceği düşünülemez. Sonuç itibariyle bu karar Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda temel hak ve özgürlükler içinde değerlendirilebilecek vatandaşın bilgi edinme hakkının sakatlanması anlamına gelmektedir. Basın özgürlüğüne açıkça müdahale ve sansürdür. Yasalar çerçevesinde görev yapan ve vatandaşın güvenliğini sağlamakla yükümlü bir kurum olan Emniyetin bu Anayasal hakkı görmezden gelmesi beklenemez. Bu idari işlemin geri alınmasını ve en kısa sürede yanlıştan dönülmesini istiyoruz.”

MATUR: GAZETECILERLE DEĞIL, YOLSUZLUK YAPANLARLA UĞRAŞIN

Sakarya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Türkiye Gazeteciler Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Sezai Matur, gazetecilerin emniyet binalarına girmesinin yasaklanmasın basın özgürlüğüne şimdiye kadar vurulmuş en ağır darbelerden biri olduğunu söyledi.

Matur, yaptığı açıklamada, bugün emniyete girilmesini yasaklayanların, yarın valilik, belediye ya da herhangi bir devlet kuruma girişi de yasaklayabileceğini kaydetti. Hükümete ‘gazetecilerle değil, yolsuzluk yapanlarla uğraşın’ çağrısında bulunan Matur, “Neden korkuyorsunuz da emniyet binalarına girmeyi yasaklıyorsunuz? Halkı bilgilendirmek gibi en temel görevini yapan basına karşı bu tavrın gerçek sebebi nedir? Neleri gizlemeye çalışıyorsunuz? Böyle yasaklarla gerçeklerin ortaya çıkmasını engelleyemezsiniz.” diye konuştu.

Hükümetin böyle yasaklamalarla kendi memuruna bile güvenmediğini gösterdiğini dile getiren Matur, basına yönelik bu sansürden geri adım atılmasını istedi. Özgür basına herkesin bir gün ihtiyacı olacağını vurgulayan Matur, “Bu karar gazetecilerin araştırma yapmasını, bilgi almasını engelliyor. Sadece ‘benim verdiğim kadarıyla’ yetineceksin diyor. O zaman gazetelerin bir kurumun basın bülteni olmaktan farkı kalmaz. Bu karar hem insan haklarına, hem yasalara da aykırı. Bir devlet kurumuna girmeyi yasaklayamazsınız. Basın mensupları da bu ülkenin vatandaşları. Böyle bir yasak nasıl olur. Basına yönelik bu sansürden geri adım atılmalı. Unutmayalım bir gün hepimizin özgür basına ihtiyacı olabilir.” şeklinde konuştu.


İPEK: GAZETECİLER GETİRİLEN YASAK APAÇIK BIR SANSÜRDÜR

Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Veysi İpek, gazetecilerin emniyet müdürlüklerine girmesinin yasaklanmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Anayasa'nın tanığı bir hakkı, kanun koruyucu olan Emniyet Genel Müdürlüğü sansürleyemez." dedi.

Güneydoğu Gazeteciler Cemiyeti (GGC) Başkanı Veysi İpek, 22 Aralık tarihi itibariyle Türkiye genelinde basın mensuplarının emniyete girişlerinin yasaklandığını hatırlattı. İpek, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının içeriğinin yazılmaması konusunda kanun maddeleri var. Ancak Anayasa'nın verdiği bir hakkı da Emniyet Genel Müdürlüğü'nün sansür uygulaması basın ve ifade özgürlüğünü açık bir şekilde aykırıdır. Bu doğru bir şey değil. Böylesi bir soruşturmanın sızması doğru olmamakla birlikte bunun suçunu gazete ve gazetecilerde aramak yanlıştır. Emniyet Genel Müdürlüğü kendi nüfuzunu kötüye kullanmıştır. Bu apaçık bir sansürdür. Kamuoyuna açık bir kamu binasına gazetecilerin girmesini yasaklamak en hafif tabiriyle absürt bir davranış olarak nitelendiriyoruz." diye konuştu.

Emniyet Genel Müdürlüğü'nün bu kararı gözden geçirme çağrısında bulunan İpek, "Kurumlar kamunundur. Basın, ifade özgürlüğü açısından gözden geçirdikleri zaman yanlış bir karar aldıklarını mutlaka göreceklerdir. Bundan sonra Emniyet Genel Müdürlüğü'nün personeli kendisine yasak sınırlar çizecektir. Kanunların koruyucu olan bir kurumun sansür uygulamaya başlaması açıkçası üzücü ve düşündürücüdür. Kamuoyuna açık bir binaya akredite uygulanamaz. Özel bir kurum ya da bina değil emniyet binaları. Akredite diye bir şey olamaz. Halkın sesi kulağı olan medyaya kapatmak doğru değil. Son operasyondan dolayı alınan bir karar olabilir. Ancak hayır mı şer mi Allah bilir. Bu tür olaylarda suçlu gazeteci olmamalı." ifadelerini kullandı.

CİHAN


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×