"Ehliyetsiz, alkollü, bir gözü kör sürücünün aracı silah sayılmalı"

Sakarya'da çarptığı polis memurunun bir bacağının kesilmesine neden olan alkollü, ehliyetsiz ve bir gözü kör olan sürücünün yargılandığı davada savcı, sanığın aracının kasten yaralama suçunu işlemeye elverişli silah olarak değerlendirilmesini...


Sakarya'da çarptığı polis memurunun bir bacağının kesilmesine neden olan alkollü, ehliyetsiz ve bir gözü kör olan sürücünün yargılandığı davada savcı, sanığın aracının kasten yaralama suçunu işlemeye elverişli silah olarak değerlendirilmesini istedi. Sanığın suçu taksirle değil olası kast altında işlediğinin düşünülmesi gerektiğini kaydeden savcı, mütalaasında sanığın kasten yaralama suçundan 10 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi.

Geçen yıl 12 Mayıs'ta meydana gelen olayda, İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Resmi Ekipler Amirliğinde görev yapan İsmail Dere (30), çevreye rahatsızlık veren bir şahsı evine bırakmak için resmi araçla Karasu Caddesi'nde durdu. Ekip aracının arkasında bulunan şahsı araçtan indirmek isteyen Dere'ye, bu sırada ehliyetsiz, alkollü ve sol gözü görmeyen M.T.'nin (58) kullandığı otomobil çarptı. Otomobilin sürüklediği Dere, ağır yaralandı. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edilen Dere'nin sağ bacağı bir kaç gün sonra kesildi.

Gözaltına alınan sürücü 256 promil alkollü çıktı. M.T'nin daha önce de alkollü araç kullanmaktan 6 kez işlem gördüğü belirlendi.

"Taksirle yaralama" suçundan düzenlenen fezleke ile savcılığa çıkartılan M.T., tutuklanma talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edildi. Nöbetçi mahkeme, sanığı adli kontrolle serbest bıraktı. Polisin ayağının kesilmesinin ardından M.T. savcılığın talimatıyla ikinci kez gözaltına alındı. M.T. çıkartıldığı nöbetçi mahkemece tutuklandı. Soruşturma sonucunda M.T. hakkında 'yaralama' suçundan Sakarya 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı.

İlk duruşmada tahliye edilen M.T.,savunmasında pişman olduğunu söyledi. 'Polis memuru aracın arkasından aniden çıkınca gözüme perde indi' diyen M.T., "Çarşı yönünden geliyordum. Polis memurunu gördüm. Ancak sol tarafında bir araç vardı. Fren yaptım. Kurtaramadım. Pişmanım. 5 şişe bira içmiştim. Sınavdan geçemediğim için ehliyet alamadım." dedi. Polis memuru Dere, ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyledi.

Davada esas hakkındaki mütalaasını sunan savcı, sanığın olası kast altında aracı polis memurunun üzerine sürdüğünü belirterek suçun taksirle değil olası kast altında gerçekleştiğinin kabulü gerektiğini ifade etti. Sanığın kullandığı aracın kasten yaralama suçunu işlemeye elverişli silah olarak değerlendirilebileceğini vurgulayan savcı, alkollü, ehliyetsiz ve bir gözü görmediği halde aracı kullanan sanığın sonucu göz önünde tuttuğu halde kast altında hareket ettiğini dile getirdi. Sanığın eylemi sonucunda polisin bir bacağını kaybettiğini, bunun ağırlığının gözönünde bulundurularak cezanın alt sınırdan uzaklaştırılarak verilmesi gerektiğini kaydeden savcı, sanığın olası kast altında silahla kasten yaralama suçunu işlediğine dikkat çekti.

Mütalaada sanığın, 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama' suçundan 10 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Türk Ceza Kanunu'nda taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanunî tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi olarak tanımlanıyor. Kast suçu ise kanunî tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olarak ifade ediliyor. Kişinin, suçun kanunî tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi hâlinde olası kast olduğu anlatılıyor.

Mahkeme, mütalaa doğrultusunda karar verirse sanık, 10 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilecek. TCK'da 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama' suçunda mağdurun organlarından birinin işlevinin yitirilmesine sebep olduğu için sanığa verilecek cezanın sekiz yıldan az olamayacağı belirtiliyor. Ancak mahkeme suçu, 'taksirle yaralama' şeklinde değerlendirirse sanığa en fazla 2 yıl hapis cezası verilebilecek.

CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×