"Eğitim sistemi 'ben yaptım oldu' mantığıyla tartışılır hale getirildi"

Aktif Eğitimciler Sendikası Ağrı Şube Başkanı Ali Ceylan, eğitimin milli bir mesele olarak ele alıp değerlendirmesi gerekirken son yıllarda siyaset kurumlarının varlığını ispat ve güç gösterisi için kullandığı yap-boz tahtası haline geldiğini söyledi.


Aktif Eğitimciler Sendikası Ağrı Şube Başkanı Ali Ceylan, eğitimin milli bir mesele olarak ele alıp değerlendirmesi gerekirken son yıllarda siyaset kurumlarının varlığını ispat ve güç gösterisi için kullandığı yap-boz tahtası haline geldiğini söyledi. Bakanlığın, dershaneleri halka rağmen 'dönüştürme' kılıfıyla kapatmaya çalışmasını, fişleme iddialarını, tasfiye ve kıyımları, tayin ve terfilerin liyakat yerine siyasi, sendikal vb. referanslar ön planda tutularak yapılmasını eleştiren Ceylan, "Milletin kabulü olmadan 'ben yaptım oldu' mantığıyla bir gecede gizlice yapılan köklü sistem değişiklikleri gibi sağlıksız uygulamalarıyla tartışılır hale gelmiştir.” dedi.

Aktif Eğitimciler Sendikası Ağrı Şube Başkanlığı tarafından "Milli Eğitim temel kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı" beraberinde neleri getiriyor? konusunda bir basın açıklaması yaptı. Şube Başkanı Ceylan yaptığı açıklama da, “Milletimizin tüm bireyleriyle paydaşı olduğu Milli Eğitim Bakanlığı, eğitimi milli bir mesele olarak ele alıp değerlendirmesi gerekirken son yıllarda siyaset kurumlarının varlığını ispat ve güç gösterisi için kullandığı yap-boz tahtası haline gelmiştir. Bakanlık, dershaneleri halka rağmen 'dönüştürme' kılıfıyla kapatmaya çalışması, fişleme iddiaları, tasfiye ve kıyımlar, tayin ve terfilerin liyakat yerine siyasi, sendikal vb. referanslar ön planda tutularak yapılması, milletin kabulü olmadan 'ben yaptım oldu' mantığıyla bir gecede gizlice yapılan köklü sistem değişiklikleri gibi sağlıksız uygulamalarıyla tartışılır hale gelmiştir.” dedi.

Aday öğretmenlerin geleceği keyfi uygulamalara emanet olduğunu belirten Ceylan, göreve yeni başlayan öğretmenlere uygulanan adaylık eğitimlerinin niteliği arttırılmalı ancak kadroya geçişte yapılması öngörülen sözlü sınav uygulaması iptal edilmelidir” dedi.

"Yurtdışına gönderilecek öğrencilerin seçiminde yazılı sınav sonuçları yeterli görülmeli veya sözlü sınavlar hazırlık ve uygulama süreçleri açısından objektif ve bilimsel gerekliliklere uygun hale getirilmelidir." diyen Ceylan, zorla dönüşüme razı olmayan zincir dershanelerin cezalandırıldığını belirtip, "Yüzbinlerce insanı ilgilendiren düzenlemeler, milletin talep ve beklentileri doğrultusunda, hakkaniyet ilkelerine uygun olarak yapılmalıdır." şeklinde konuştu.

'DÖNÜŞÜM DEĞİL ANAYASA İHLALİ'

Ceylan, “Anayasamızın 48. Maddesinde yer alan 'Herkes dilediği alanda çalışma ve sözleşme haklarına sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir.' hükmü ve 42. maddesinde yer alan 'Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz', Eğitim ve öğretim kurumlarında sadece eğitim, öğretim, inceleme ve araştırma ile ilgili faaliyetler yürütülür. Bu faaliyetler her ne suretle olursa olsun engellenemez. Eğitim hürriyeti ile teşebbüs hürriyetin engellemesi nedeniyle Anayasamız ve devlet olarak tarafı olduğumuz Uluslararası hukuka aykırı bu anlamsız düzenlemeden derhal vazgeçilmelidir." şeklinde uygulanmak istenenlere dikkat çekti.

'ATANMA BEKLEYEN 300 BİN KİŞİ NE OLACAK?'

Öğretmen İstihdam Projeksiyonları Stratejileri Projesi ile 2023 yılına kadar olan süreçte öğretmen arz ve talebini izlenebilir duruma getirdiğini iddia eden Milli Eğitim Bakanlığının, halen atama bekleyen yaklaşık 300 bin öğretmen adayı varken dershanelerde çalışan on binlerce öğretmenin atamasının yapılacağını söylemesi gerçekçi görülmemektedir diyen Ceylan, "Halen görevde olan yöneticilerin müktesep hakları ellerinden alınacak ve bu durum yaklaşık 100 bin okul ve kurum yöneticisini etkileyerek eğitim kurumlarında büyük bir kaosa neden olacaktır.” dedi.

Aslında burada temel sorun, anılan düzenlemelerin kimin hayrına ve neyin karşılığında yapıldığının net olarak açıklanamamış olmasından kaynaklandığını dile getiren Ceylan, "Niyet milletin faydası ise bunun milletten gizli ve millete rağmen yapılması mümkün değildir. Millete rağmen ısrar edilmesi halinde 'küçük bir müdahalenin birkaç nesli ilgilendirdiği' eğitime yapılan usulsüz müdahalelerle ülkemizin yarınları başarısızlığa, yokluğa mahkum edilmiş olacaktır. Aktif Eğitim-Sen olarak milletin vekillerini milletin menfaatlerini koruma, talep ve beklentilerini karşılama konusunda göreve davet ediyoruz." şeklinde konuştu. CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×