Diyanet: Fıtır sadakasını bayramdan önce vermek daha faziletlidir

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, fıtır sadakasının ne zaman verilmesi gerektiğini açıkladı. Kurul, "Fıtır sadakasının vacip olma zamanının Ramazan Bayramı'nın birinci günü olmakla birlikte, bayramdan önce de...

Diyanet: Fıtır sadakasını bayramdan önce vermek daha faziletlidir

Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, fıtır sadakasının ne zaman verilmesi gerektiğini açıkladı. Kurul, "Fıtır sadakasının vacip olma zamanının Ramazan Bayramı'nın birinci günü olmakla birlikte, bayramdan önce de verilebilir. Hatta bu daha faziletlidir. Bununla birlikte, bayram günü veya daha sonra da verilebilir. Ancak, bayram namazından önce verilmesi müstehap kabul edilmiştir." dedi.

Resmi internet sitesinde bir vatandaşın 'Fidye ne demektir?' sorusunun cevabını veren Din İşleri Yüksek Kurulu; fidyenin, bir kimseyi bulunduğu sıkıntılı durumdan kurtarmak için ödenen bedel olduğuna dikkat çekti. Kurul, şu açıklamada bulundu: "Dini bir terim olarak ise oruç ibadetinin eda edilememesi, hac ibadetinin edası sırasında işlenen birtakım kusurların giderilmesi için ödenen maddi bedeli ifade eder. Kur’an-ı Kerim’de, 'Oruç tutmaya güç yetiremeyenler, bir yoksul doyumu fidye öder.' (Bakara 2/184) buyrulmaktadır. Buna göre ihtiyarlık ve şifa ümidi olmayan bir hastalık sebebiyle oruç tutamayan kimse, daha sonra bu oruçları kaza etme imkanı bulamazsa, her gününe karşılık bir fidye öder. Şafii mezhebine göre ise emzirme ve hamilelik sebebiyle çocuğunun sağlığı hakkında endişe edenler için oruç tutamadıklarında hem kaza hem de fidye gerekir. Fakat çocuk hakkında değil de kendileri hakkında endişe ederlerse o zaman sadece kaza gerekir. Hac ve umre ile ilgili görevler yerine getirilirken meydana gelen bazı eksiklikler için uygulanması gereken maddi yaptırım da fidye kapsamına girer (Bakara, 2/196). Bir fidye, bir kişiyi bir gün doyuracak yiyecek miktarı veya bunun ücretidir. Bu da 'sadaka-i fıtır'la aynı miktarı ifade eder. Bu, fidyenin asgari ölçüsüdür. İmkanı olanların daha fazla vermesi daha iyidir (Bakara 2/184; Merğinani, el-Hidaye, I, 127)."

FİDYE VERME GÜCÜ OLMAYAN KİŞİLER NE YAPMALIDIR?

Senenin hiçbir mevsiminde oruç tutamayacak kadar yaşlı olan (pir-i fani) kimselerin, Ramazan'ın her bir günü için bir fakire fidye (yani bir fitre) vermeleri gerektiğine dikkat çeken Kurul, iyileşme umudu olmayan hastanın da bu hükme tabi olduğuna hükmetti. Maliki mezhebine göre oruç tutmaya güç yetiremeyen yaşlı kişi için fidyenin vacip olduğuna işaret eden Kurul, bu kimsenin fidye vermesinin müstehap olacağını açıkladı. Yüksel Kurul, fidye verecek gücü olmayanların fidyeden sorumlu olmadıklarını dile getirdi.

FITIR SADAKASI NE DEMEKTİR?

Fıtır'ın 'iftar etmek' ve 'yaratılış' anlamlarına geldiğini belirten Din İşleri Yüksek Kurulu, fıtır sadakasının (Sadaka-i fıtır) yaratılmış ve Ramazan orucunu tutup iftar etme imkanını elde etmiş olmanın bir şükrü olarak; dinen zengin olup Ramazan ayının sonuna yetişen Müslümanın, belirli kimselere vermesi vacip olan bir sadaka olduğuna dikkat çekti. Fıtır sadakasının, borcundan ve asli ihtiyaçlarından fazla olarak nisap miktarı mala sahip olan her Müslümana vacip olduğunun belirtildiği açıklamada, "Bunda, zekatta olduğu gibi, malın nami (artıcı) olması ve üzerinden bir yıl geçmesi gibi bir şart söz konusu değildir. Dinen zengin olan çocuk ve akıl hastasının malından veli veya vasisinin vermesi gerekir. Şafii mezhebine göre ise fıtır sadakası vermek için zengin olma şartı yoktur. Günlük yiyeceğinden fazlasına sahip fakir de fıtır sadakasını verir. Kişi, kendisinin ve küçük çocuklarının fitrelerini vermekle yükümlüdür. Hz. Peygamber (sas), köle-hür, büyük-küçük, kadın-erkek her Müslümana fitrenin gerektiğini (Ebu Davud, Zekat, 20) ifade etmiştir. Fıtır sadakasının vacip olma zamanı Ramazan Bayramı'nın birinci günü olmakla birlikte, bayramdan önce de verilebilir. Hatta bu daha faziletlidir. Bununla birlikte, bayram günü veya daha sonra da verilebilir. Ancak, bayram namazından önce verilmesi müstehap kabul edilmiştir. Şafii mezhebinde ise fitreyi, meşru bir mazeret bulunmadıkça bayramın birinci gününün gün batımından sonra vermek haramdır. Fitreyi, Ramazan'ın ilk günlerinden herhangi birinde vermek caizdir. Fitrenin hedefi, bir fakirin içinde yaşadığı toplumun hayat standardına göre bir günlük yiyeceğinin karşılanması, böylece bayram sevincine iştirak etmesine katkıda bulunmaktır. Günümüzde fıtır sadakasının belirlenmesinde, bir kişinin bir günlük normal gıda ihtiyacını karşılayacak miktarın ölçü alınması daha uygundur. Dinen zengin sayılanlara, usul (anne, baba, dedeler ve nineler), fürua (oğul, kız ve torunlar) ve bakmakla yükümlü olduğu kimselere fıtır sadakası verilmez. Bir kimse, fitresini bir fakire verebileceği gibi, birkaç fakire de dağıtabilir." ifadeleri yer aldı.

CİHAN


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×