DEGİAD: Soma'da hesap vermesi gerekenler istifa etsin

Denizli Genç İş Adamları Derneği (DEGİAD) Başkanı Melek Sözkesen, Soma maden faciasıyla ilgili yaptığı açıklamada, demokrasi kültüründe idarecilerin vazifelerini gereği gibi yapmadıklarına dair emarelerin ortaya çıkması üzerine hesap...

DEGİAD: Soma'da hesap vermesi gerekenler istifa etsin

Denizli Genç İş Adamları Derneği (DEGİAD) Başkanı Melek Sözkesen, Soma maden faciasıyla ilgili yaptığı açıklamada, demokrasi kültüründe idarecilerin vazifelerini gereği gibi yapmadıklarına dair emarelerin ortaya çıkması üzerine hesap vermesi ve makamlarından kendi iradeleriyle uzaklaşması gerektiğini söyledi. Ucuz işgücü hevesinin, iş dünyasına kara bir leke gibi taşeronluk sistemini soktuğunu belirten Sözkesen, “Uzmanlık yetilerinden yararlanılarak verimli üretime ulaşma amacıyla denenmesi gereken bu sistem, çalışma hayatımıza bambaşka bir tanımlamayla girmiştir. Ne yazık ki taşeronluk sistemi, işçilerin bedenlerini de emeklerini yok sayan bir sisteme dönüştürülmüştür. İşgücü maliyetini düşürmek, ucuz işgücü kullanmak, böylece rekabet şansı yaratmak amacı, yakında bizim vatandaşlarımızı işsiz bırakacak, yoksullaştıracak bir sonuca bürünecektir.” dedi.

‘HER ALANDA GELİŞTİYSEK MADEN KAZALARINDA NEDEN 1800’LÜ YILLARIN ÖRNEKLERİ VERİLİYOR?’

“Memleketimizin işçisini, kendisini bir sedye örtüsünden daha değersiz hissettiren nedir?” diye soran DEGİAD Başkanı Sözkesen, “Şahane atılımlar peşinde koşan, IMF'ye borcunu kapatan, ekonomide enflasyon canavarını alteden, ihracat başarılarıyla övünen memleketimizin işçisi, neden ekonomik ve sosyal donatısı yüksek bir yaşamdan mahrum bırakılmaktadır? Madem Türkiye her alanda gelişmişlik düzeyini çok yükseltmiştir, neden maden kazalarında 1800’lü yılların sonu, 1900’lü yılların başından verilen örneklerle kıyaslanmaktayız? Türkiye’nin Uluslararası Çalışma Örgütü’nün sözleşmesini imzalamayan üç ülke arasında yer almasını kim izah edecektir? Bugüne dek sözleşmeyi imzalayan 28 ülkeden arta kalan Pakistan ve Afganistan'la aynı yere adımızı yazdırmanın utancını kim silecektir?” şeklinde konuştu.

Soma Maden Ocağı’nda kaçış odalarının yeteriz olduğunun ortaya çıktığını hatırlatan Melek Sözkesen, “Denetlemelerin sözde denetleme olduğuna dair kazazede yakınlarının ve sağ kurtulan işçilerin beyanatları ortadadır. İş güvenliği önlemleri bir muammadır. Madene indirilen işçilerin yeterli bir ön eğitimden geçirilmedikleri anlaşılmıştır. Madende kazalara karşı kullanılacak yeterli teknolojik donanımın olmadığı, göçük engelleyecek tavanların ahşap olduğu bile ortaya çıkmıştır. Maden ocağı işletmecisi Soma Holding Yönetim Kurulu Başkanı Alp Gürkan’ın, olası kazada işçilerin madende 15-20 gün kalabilecekleri vurgusunun hayal olduğunu anlamış bulunmaktayız. Şimdi savcılık soruşturmasını, nefesimizi tutup beklemekteyiz.” dedi.

Bu kadar önemli konuları dikkate almayan zihniyetin, yönetiminin tartışılması gerektiğini düşündüklerini belirten Sözkesen, şunları kaydetti: “Demokrasiyi sözde değil, eylemde yaşatmak durumundayız. İstifa mekanizması dediğimiz uygulamayı sadece demokrasi kültürüyle değil, insani erdemle de açıklayabiliriz. Bu sebeple sorumluların derhal işgal ettikleri makamdan uzaklaşmaları gerekmektedir. Dünyanın gelişmiş ülkelerinde yüzlerce kez örneğini yaşadığımız üzere bizim ülkemizde de sorumluların sahneden inmeleri gerekir.” CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×