Danıştay'ın ÇED yönetmeliğini durdurmasıyla denetimsizliğin önüne geçildi

Çevre Mühendisleri Odası ve Ekoloji Kolektifi Derneği’nin Danıştay'a açtığı dava sonucu, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin kapsamını daraltan, kamu denetiminden çıkaran, denetim yetkisini özel şirketlere devreden, işletmelerin...

Danıştay'ın ÇED yönetmeliğini durdurmasıyla denetimsizliğin önüne geçildi

Çevre Mühendisleri Odası ve Ekoloji Kolektifi Derneği’nin Danıştay'a açtığı dava sonucu, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinin kapsamını daraltan, kamu denetiminden çıkaran, denetim yetkisini özel şirketlere devreden, işletmelerin kapasite artışlarını ÇED süreci dışında bırakan, halkın katılım hakkını kısıtlayan hükümlerin yürürlüğünü durdurma kararı verdi. Kararın önemli bir adım olduğunu değerlendiren Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu, yapılan durdurma sonucu denetimsizliğin önüne geçildiğine dikkat çekti. Bozoğlu, "ÇED sürecini zorunluluktan yerine getirilen bir işlem ve/veya taahhütler zinciri olarak algılayan Bakanlık, denetim yetkilerini ÇED Başvuru dosyası, ÇED Raporu ve proje tanıtım dosyası hazırlayan firmalara devrederek ÇED sürecini firmaların denetimine tabi tutmaya çalışmıştır. Danıştay'ın verdiği karar, tıpkı Anayasa Mahkemesi'nin geçtiğimiz günlerde ÇED muafiyetlerini kaldıran kararı gibi herkesi sevindirmesi gereken bir karardır. Artık Çevre ve Şehircilik Bakanlığı her defasında iptal edilen bu düzenlemeleri yapmaktan vazgeçmeli, bilim ve tekniğin ışığında, kamu yararı gözeterek katılımcı bir anlayışla yönetmelik çalışması yapmalıdır." ifadelerini kullandı.

    ÇED Yönetmeliği’nin 3 Ekim 2014 tarihinde değiştirilerek üzerine yeni maddeler eklendi. Bunun üzerine Çevre Mühendisleri Odası ve Ekoloji Kolektifi Derneği Danıştay’a açtıkları davada, yeni ÇED Yönetmeliğinin 2. maddesinin 1. fıkrasının c bendi, 4. maddesinin 1. fıkrasının b bendindeki, " 'ÇED Olumlu' kararı alan projelerin inşaat dönemine ilişkin izleme ve kontrolü raporlama çalışmalarını yapabilmek" ibaresi, 4. maddesinin 1. fıkrasının i ve p bentleri, 7. maddesinin 1. fıkrasının ç bendi, 9. maddesinin 1. fıkrası ile 15. maddesinin 1. fıkrasının c bendinin yürütmesi durdurulmasını istedi.

    Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu tarafından yapılan açıklamada, yeni yönetmelikle, projelerin inşaat süreçlerindeki izleme ve denetim faaliyetleri ÇED sürecinden çıkartılarak bu dönemlere ait kamusal denetimin zayıflatıldığı belirtildi. ÇED başvuru dosyası, ÇED raporu ve proje tanıtım dosyası hazırlayan firmaların; kendi hazırladıkları rapor ya da dosyalarının uygulama süreçlerini denetlemesinin önü açılmaya çalışıldığına dikkat çekilen açıklamada, denetleme yetkisinin, kamu organlarından özel şirketlere devredilmesi, denetimsizlik ortamı oluşturduğuna dikkat çekildi.

    Yeni yönetmelikle, tesislerin kapasite artışları ÇED süreci dışına çıkarılması üzerine çalışmaların yapıldığı belirtilerek "Eski düzenlemede, bir tesisin kapasitesinin artırılması talebini, artan kapasite ve mevcut kapasiteyi toplayarak değerlendirmeye alınırken, yeni yönetmelikte sadece kapasite artışı oranı değerlendirmeye alınmak istenilmiştir. Böylece, mevcut kapasite ile kapasite artışının çevresel etki değerlendirmesinin bir bütün olarak ele alınması engellenmeye çalışılarak, başka bir denetimsizlik ortamı oluşturulmak istenilmiştir." ifadelerine yer verildi.

    Yeni ÇED Yönetmeliğinde projeden etkilenebilecek halkın sürece katılımını kısıtlayan hükmün de yürütmesi durdurulduğu belirtildi. Halkın katılımı toplantısıyla ilgili eski yönetmelikteki "Toplantı yeri proje sahibi ve valilik tarafından belirlenir. Toplantı için projeden en çok etkilenmesi beklenen ilgili halkın kolaylıkla ulaşabileceği merkezi bir yerin seçilmesine özen gösterilir" ibaresi yerine getirilen, "Bakanlıkça belirlenen tarihte ve Valilikçe belirlenen yer ve saatte halkın katılımı toplantısı düzenlenir" düzenlemesi ile toplantı yerini belirleme konusunda Valiliklere takdir hakkı tanındığı kaydedildi. Danıştay, yurttaşların, halkın katılım toplantısına kolayca erişebilme hakkını kısıtlayan bu hükmün kaldırılmasının, Anayasanın 56`ncı maddesini maddesi ile yurttaşlara yüklenen ödevin yerine getirilmesi bakımından da önemli olduğunu vurguladı.

    Bir takım yatırımlara ÇED muafiyeti yaratma ısrarından vazgeçmeyen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, ÇED süreçlerini de dolaylı yönden denetimsizleştirmeye çalıştığının ifade edildiği açıklamada şu bilgilere yer verildi: “ÇED Sürecinin daraltan ve şirketlerin denetimine veren, halkın ÇED süreci dışında bırakılmasına yol açan yönetmelik hükümlerinin yürütmesi durdurulmuştur. ÇED sürecini zorunluluktan yerine getirilen bir işlem ve/veya taahhütler zinciri olarak algılayan Bakanlık, denetim yetkilerini ÇED Başvuru dosyası, ÇED Raporu ve proje tanıtım dosyası hazırlayan firmalara devrederek ÇED sürecini firmaların denetimine tabi tutmaya çalışmıştır. Danıştay`ın verdiği karar, tıpkı Anayasa Mahkemesinin geçtiğimiz günlerde ÇED muafiyetlerini kaldıran kararı gibi herkesi sevindirmesi gereken bir karardır. Artık Çevre ve Şehircilik Bakanlığı her defasında iptal edilen bu düzenlemeleri yapmaktan vazgeçmeli, bilim ve tekniğin ışığında, kamu yararı gözeterek katılımcı bir anlayışla yönetmelik çalışması yapmalıdır." CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×