Çocuğuna kitap okuyan göçmen aileler Alman aileleri geride bıraktı

Anne-babaların çocuklarına kitap okuma alışkanlığının azaldığından şikayet edilirken, özellikle göçmen anne-babaların bu konuda gösterdiği hassasiyet eğitim ve kültür çevrelerini sevindirdi.

Çocuğuna kitap okuyan göçmen aileler Alman aileleri geride bıraktı

Anne-babaların çocuklarına kitap okuma alışkanlığının azaldığından şikayet edilirken, özellikle göçmen anne-babaların bu konuda gösterdiği hassasiyet eğitim ve kültür çevrelerini sevindirdi. Çocuğa evde kitap okumak ailenin eğitim ve sosyal durumu ile de ilgili. Göçmen ailelerin iki kat fazla kitap okuması artık eğitim ve sosyal alanda da çeşitlilik gösterdiklerini ortaya koydu.

Çocuklara kitap okuyan anne-babaların azaldığı yönünde şikayetlerin arttığı günümüzde Stiftung Lesen (Okuma Vakfı) adlı kuruluşun yaptığı araştırmaya göre göçmen anne-babalar çocuklarına Alman anne-babalara kıyasla iki kat daha fazla kitap okuyor. Araştırmadan çıkan sonuçlar, çocuklara kitap okuyan anne-babaların hala var olmasından dolayı kültür çevrelerinin yüreklerine su serpmesinin yanı sıra göçmen nüfusun toplum hayatına katılımı konusundaki umutları da haklı çıkardı.

Alman Demiryolları (DB) ve Die Zeit gazetesinin de katkılarıyla gerçekleşen araştırma, 3 ila 5 yaş arasındaki çocuklarına haftada en az bir kez kitap okuyan anne-babaların oranı 2007 yılında yüzde 82 iken, bugün yüzde altı oranında artış göstererek yüzde 88’e ulaşmış. Hatta eğitim seviyesinin düşük olduğu ailelerde çocuğa kitap okuma oranı yüzde 14 oranında artarak yüzde 67’den yüzde 81'e kadar çıkmış.

Çocuklarına kitap okuyan ailelerin yeniden ölçüme tabi tutulması için geçtiğimiz ilkbahar aylarında yaşları 2 ila 8 arasında değişen çocuk büyüten 500 aile ankete tabi tutulmuş. Çıkan sonuca göre özellikle çocukları okul öncesi eğitim alan anne-babalar bu konuya büyük bir önem veriyor. Ankete tabi tutulan anne-babaların yüzde 70’i her gün veya haftanın çoğu günü çocuğuna kitap okuduğunu ifade etmiş. Ailelerin yüzde 14’ünde ise çocuğa kitap okuma ailevi bir faaliyet değil. Bu ailelerde hafta 1-2 defadan daha az kitap okunuyor.

Çocuğa kitap okuma ailenin eğitim durumu ile de yakından ilgili. Buna göre bu kesimden gelen ailelerde ortalama olarak nadiren kitap okunuyor. Çocuklarına hiç kitap okumayan ailelerin oranı yüzde 16’yı buluyor. Eğitim seviyesi yüksek olup da çocuğuna hiçbir şekilde kitap okumayan ailelerin oranı ise yüzde 5. Göçmen anne-babaların çocuklarına kitap okuma alışkanlığı ile ilgili oranlar ise bu ailelerin eğitim durumlarının giderek çeşitlendiğini de gösteriyor. Anket, bu konuda en çok gayret gösteren kesimin göçmen anne-babalar olduğunu gösteriyor.

Göçmen anne-babaların yüzde 28’i çocuklarına her gün kitap okuyarak Alman ailelerini yüzde 2 oranla geride bırakıyor. Genel olarak ele alındığında ise göçmen anne-babaların gayreti Alman anne-babaları ikiye katlıyor. Yüksek veya orta düzeyde eğitim seviyesine sahip olmayan ailelerde ise oran düşüyor. Göçmen ailelerin dörtte birinde ise çocuğa hiçbir biçimde kitap okunmuyor.

Araştırmadan çıkan bir diğer sonuç ise annelerin babalara kıyasla çocuklarına daha fazla kitap okuyor olması. Çocuğuna her gün kitap okuyan babaların oranı yüzde 9'da kalırken, annelerin oranı yüzde 20'ye kadar çıkıyor. Bununla birlikte babaların çocuklarına kitap okumadaki gayretlerinin arttığı görülüyor. 2007 ile 2013 yılı arasında yapılan karşılaştırmaya göre yaşları 3 ila 5 arasında değişen çocuklarına haftada en az bir kez kitap okuyan babaların sayısında yüzde 13 oranında artış kaydedilmiş. Çalışan anne-babalar ise çalışmayanlara nazaran daha nadir kitap okuyor.

Araştırmada anne-babaların çocukları dışında kendileri için neyi okuduğunu da dikkate alınmış. Buna göre anne-babalar edebi eserlerden ziyade haberlere daha çok ilgi gösteriyor. Ankete tabi tutulan anne-babaların yüzde 61’i her gün veya haftanın çoğu günü gazete okurken, yüzde 46’sı kitap okuduğunu söylemiş. Araştırmayı yapanlara göre anne-babalar çocuklarına okuyucu olarak yeterince rol model olamıyor.

Yine de çocuğa kitap okumak ailelerde tekrar popüler olmuşa benziyor. Bunun sebebi ise anne-babaların çoğunluğunun çocuğun okuma kabiliyetini geliştirmeyi ailenin merkezi görevi olarak algılaması. Bununla birlikte artık her aile kitabı okumaya teşvik eden araç olarak görmüyor. Kamuya açık kütüphanelere giden ailelerin oranı yüzde 3’lere kadar düşerken, artık her iki aileden birinde bulunan tablet bilgisayarlar okuma alışkanlığının arttırılmasında önem taşır hale gelmiş durumda. Eğitim durumu düşük ailelerde bile tablet bilgisayar alan anne-babaların sayısı yüzde 34 oranında artmış.

Okuma Vakfı, tablet bilgisayarlara duyulan ilgiyi bu zamana kadar çocuklarına kitap okumaktan kaçınmış aileler açısında bir şans olarak görüyor. Diğer taraftan dijital okumanın normal kitaptan okuma ile kıyaslandığında aynı pedagojik değere sahip olup olmadığı ise tartışma konusu. Eğitim eleştirmeni Friedrich Denk’e göre dijital okuma alışverişi tetiklemekten öteye gitmiyor ve okuyucuyu tüketiciye dönüştürüyor.

Eğitimci, Amazon ve benzeri sitelerin de bunu hedeflediğini ileri sürüyor. Çocuğa kendisi kitap okuyan anne-babalar ise bunu engelleyebiliyor. Anne-babalar, fantastik hikayeleri çocuklarına okuyarak onların dikkatini cezbettikten sonra kağıt veya ekran üzerinden okumalarının bir ehemmiyeti kalmıyor. CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×