'Camiaya yönelik karalamalar toplum dinamikleri açısından son derece tehlikeli'

İzmir’de işadamları, sanayiciler, mühendisler, memurlar, işçiler ve yardım derneklerinden oluşan Demokrasi ve Hukuk Platformu, son günlerde Hizmet Hareketi’ne yönelik karalama ve itibarsızlaştırma kampanyalarına tepki gösterdi.

'Camiaya yönelik karalamalar toplum dinamikleri açısından son derece tehlikeli'

İzmir’de işadamları, sanayiciler, mühendisler, memurlar, işçiler ve yardım derneklerinden oluşan Demokrasi ve Hukuk Platformu, son günlerde Hizmet Hareketi’ne yönelik karalama ve itibarsızlaştırma kampanyalarına tepki gösterdi. Platform Sözcüsü Halil Güner, 15 dernek adına yaptığı açıklamada bu karalama, itibarsızlaştırma ve özellikle basındaki kara propaganda kampanyalarının, toplum dinamikleri açısından son derece tehlikeli olduğunu söyledi.

Antidemokratik gelişmeleri kaygıyla izlediklerini belirten Güner, “Evrensel insani değerler çerçevesinde birlikte yaşama kültürü oluşturmayı hedefleyen ve bir sivil toplum hareketi olan Gönüllüler Hareketi’ne yönelik kara propagandayı, toplumun dinamikleri açısından son derece tehlikeli ve antidemokratik buluyoruz. Bu uygulamalarla ülkemizdeki barış ve kardeşliğin tesisi adına başından beri desteklediğimiz çözüm sürecinin de son dönemlerde yaşanan gelişmelere kurban edilmemesi gerektiğini düşünmekteyiz.” dedi. Hizmet Hareketi’nin 160'tan fazla ülkede faaliyet gösterdiğini ve kendi kaynağı olan Anadolu insanının büyük teveccühünü ve desteğini kazandığını dile getiren Güner, şöyle devam etti: “Bu hareket kültürümüzü tanıtmak, ülkemizi sevdirmek, işadamlarına öncülük etmek, insani yardım yapmak, manevi değerleri korumak, evrensel değerlerle eğitim faaliyetleri yürütmek, birlikte yaşama kültürünü oluşturmak gibi pek çok faaliyet yapmaktadır. Bu hareket, bugüne kadar ülkemiz aleyhine hiçbir çalışmanın içinde olmamıştır. Nitekim devlet büyüklerimiz de hareketin faaliyetlerine ve gönüllüleri tarafından gerçekleştirilen çalışmalara katılarak, memnuniyetlerini büyük övgülerle dile getirmiştir.”

‘AĞIR İTHAMLAR TOPLUMDA DERİN YARALAR AÇTI’

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, 17 Haziran 2013 tarihinde 11. Uluslararası Türkçe Olimpiyatları kapanış töreninde dile getirdiği, “Türkçenin güzelliğini, barışın dili Türkçenin o süt gibi arı temizliğini bizlere hatırlatan, ayna tutan dost ve kardeş ülkelerin çocuklarını kutluyor, elinize, dilinize, gönlünüze sağlık diliyorum. Kendilerini Türkçeye adamış mübarek bir ideal uğruna yollara çıkmış sevgili öğretmenlerimizi tekrar tekrar tebrik ediyorum, teşekkür ediyorum.” sözlerini hatırlatan Halil Güner, “Daha düne kadar yere göğe sığdırılamayan, alkışlanan bu güzel insanlara son günlerde 'karşı taraf'la başlayan ve bugüne kadar hiç kimseye söylenmemiş bir biçimde fitneci, paralel yapı, örgüt, çete, casus ve son olarak da Haşhaşiler gibi ağır ithamlarda bulunmak, toplumda derin yaralar açmıştır. Kamuoyunda oluşan bu yaralar bir an önce tedavi edilmeli, uzlaşmacı bir tavır sergilenerek ortam yumuşatılmalıdır. Bazı medya kuruluşları, sorumlu ve objektif gazetecilik kriterlerini hiçe sayıp, bir merkezden yönlendiriliyor intibaı vererek her türlü yalan ve iftiraya başvurmak suretiyle Hizmet Hareketi'ne karşı kara propaganda faaliyeti yürütülmektedir.” şeklinde konuştu.

‘İŞADAMLARI TEHDİTLERLE BASKI ALTINA ALINMAYA ÇALIŞILIYOR’

Gençlerin önünü açan, eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanmasına ciddi katkılar sağlayan dershanelerin, Anayasa'nın teşebbüs hürriyeti ve eğitim alma özgürlüğü hükümleri çiğnenerek kapatılmaya çalışıldığını söyleyen Güner, açıklamasına şöyle devam etti: “Toplumun büyük bir kesimi karşı olduğu halde bir oldubittiye getirilerek, Anadolu insanın elinden bu imkan alınmak isteniyor. Hizmet Hareketi ile ilgisi olduğu düşünülen işadamları, keyfi denetim ve tehditlerle baskı altına alınmaya çalışıyor. Bazı işletmelerin ruhsatları iptal ediliyor, kamu kurumları ve bir kısım işadamları, bir katılım bankasındaki mevduatlarını çekme konusunda zorlanarak, banka devlet eliyle batırılmak isteniyor. Kamuda çalışan memurlar, bürokratlar Hizmet Hareketi’ne nispet edilerek fişleniyor ve hiçbir hukuki gerekçe gösterilmeden kıyıma tâbi tutuluyor. Allah rızasına kilitlenmiş bir ilim ve fikir insanı olan, hareketin fikir mimarı Muhterem Fethullah Gülen, hayatta herhangi bir makam, mevki, maddi çıkar ve siyasi hedef içinde olmamıştır. Dolayısıyla savaşla, tuzakla, operasyonla, kirli oyunlarla hiçbir ilgisi bulunmayan Fethullah Gülen Hocaefendi, örgüt lideri olarak gösterilmeye çalışılıyor. Bütün bu gelişmeler, tavanıyla tabanıyla Hizmet Hareketi'ne gönül veren herkesi derinden üzmekte ve ülkemizin birliği, beraberliği ve geleceği adına kaygılandırmaktadır.”

Halil Güner, toplumun gönlünde yer edinen insanlara ve kurumlara iftira atılmaması, haksız ithamlarda bulunulmaması gerektiğini vurgulayarak, “Hukukun ve adaletin işlemesine imkan verilmeli, halkın devlete ve devlet kurumlarına güveni zedelenmemelidir. Kamu görevlileri üzerinde bir baskı oluşturulmamalı, görevlerini kanunlar çerçevesinde yapmalarına imkan tanınmalıdır. Bir an önce haksız ithamlardan, mesnetsiz suçlamalardan, ötekileştirme yoluyla toplumu kamplaştırmalardan vazgeçilmelidir. Hukukun üstünlüğü ilkesi temel alınarak, toplumda yeniden bir sulh ve huzur iklimi oluşturulmalıdır.” açıklamasında bulundu. CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×