Bitlisli taşeron işçilerden iş bırakma eylemi

Bitlis’in Tatvan ilçesindeki Karayolları 112. Şube Şefliği'nde çalışan Türkiye Yol-İş Sendikası üyesi taşeron işçiler mahkeme kararıyla kadroya geçme hakkı kazanmalarına rağmen kadroya alınmadıkları gerekçesiyle bir günlük iş bırakma eylemi yaptı.

Bitlisli taşeron işçilerden iş bırakma eylemi

Bitlis’in Tatvan ilçesindeki Karayolları 112. Şube Şefliği'nde çalışan Türkiye Yol-İş Sendikası üyesi taşeron işçiler mahkeme kararıyla kadroya geçme hakkı kazanmalarına rağmen kadroya alınmadıkları gerekçesiyle bir günlük iş bırakma eylemi yaptı.

İş bırakma eylemi gerekçelerini açıklamak amacıyla Tatvan Karayolları 112. Şube Şefliği'nde basın açıklaması düzenleyen taşeron işçiler, anayasal hak olan kadro haklarının bir an önce teslim edilmesi çağrısında bulundu. Toplanan taşeron işçiler adına basın açıklamasını okuyan Tatvan Karayolları 112. Şube Şefliği İş Yeri Temsilcisi Mehmetşah Bulut, "Bu kış şartlarında sıfırın altında 20 derecede Yüksekova’da, Bahçesaray’da, Başkale’de, Saray’da Ağrı’da, Kağızman'da, Doğubeyazıt’ta kar mücadelesi veren kişileri tünel ve baraj inşaatlarında çalışan emekçileri, köylere yol su götürmek için gecesini gündüzüne katan fedakâr işçileri konuşacağız. Köylere yol, su götürmek için gecesini gündüzüne katan fedakâr işçileri konuşacağız. Bugün işleri sadece birer sayı olduğunu zannedenlere onların birer insan, birer hayat, birer anne baba ve birer seçmen olduğunu birlikte anlatacağız." dedi.

"Bizler masada konuştuk olmadı, mahkemede konuştuk olmadı, Yargıtay'da konuştuk yine olmadı, bugün Türkiye Yol İş Sendikası’nı sokağı inme mecbur etmişlerdir." diyen işyeri temsilcisi Bulut, "Bu nedenle eylemin asıl mimarları kulaklarını işlerin taleplerine tıkamış olanlardır. Değerli arkadaşlarım yol ve yapı işleri görevlerini yaparken her yıl yüzlerce göre şeydi veriyor. Her yıl yüzlerce inşaat işçisi tedbirsizlikte, yetersiz önlemden, maliyet hesaplarını insandan daha değerli zannedenler yüzünden ölüyorlar. Kısacası en küçük hatanın bedelini canıyla ödeyen yiğit ve fedakar işlerden söz ediyoruz. Her yıl iş kazalarında binlerce işçi ölüyor ve her gün memleketin bir yerinde bir yapı ve yol işçisinin cenazesi kaldırıyoruz. Bu nedenle yol ve inşaat işçilerine maden işçilerine ve baraj işçilerine sadece istatistik rakamı gibi bakılamaz. Bunlar insan, bunlar anne veya baba bunlar işçi. Bugün on binlerce karayolları çalışanları tedirgin, mutsuz ve endişe içindedir. Biz anayasa ve yasalarda yer alan sendikalara serbestçe üye olma hakkımızı kullandık. Karayolları Genel Müdürlüğü'nün kuruluşundan beri sendikal örgütlenme var olmuştur. Dahası Türkiye Yol İş Sendikası bu kurumda çalışan emektarlar tarafından kurulmuş ve bugüne getirilmiştir. Buna rağmen son yıllarda taşeron işçi uygulaması olan dışı biçimde on binlere yaklaştı. Hem tüm çalışanlar huzursuz oldu hem de sendikasız ve sosyal haklardan yoksun taşeron işçiler huzursuzdu. Bir işçi sendikası olarak bu huzursuzluk haksızlığa ve adaletsizliğe seyirci kalamazdık. Nihayet 2010 yılında konuyu etraflıca bir kez daha değerlendirdik. İşçilerle defalarca toplantılar yapıldı. Eğitim çalışmaları yaptık ve örgütlemeyi başlattık. Dayanağımız anayasa ve yasalardı." diye konuştu.

Tüm çalışanların insanca çalışma ve insanca yaşamak için, yasal ve evrensel hakkı olan sendikalaşma haklarını kullandıklarını ifade eden Bulut şöyle konuştu: "Genel müdürlüğe başvurarak üyelerimizin toplu iş sözleşmesinden yaralanması istedik. Kurum, işlerin kendi işçisi olmadığını belirterek başvurumuzu reddetti. Türkiye Yol İş Sendikası, hukuk yolundan ayrılmadı. İlk elde 6 bin 400 üyemiz adına davalar açtık. Binlerce üyemiz mahkemelere gelerek tanıklık ettiler. Ve bu mahkemelerin tamamını kazandık. Karayolları Genel Müdürlüğü bunu da kabul etmedi ve kararları temyiz etti. Türkiye Yol İş Sendikası sabır yolunda ayrılmadı. Dosyalar sor karar makamı olan Yargıtay'a gitti. 2011 yılının Ekim ayından beri Yargıtayda karar vermeye başladı. 6 bin 400’ü aşkın işçinin tamamını kararları açıklandı. Yargıtay; adına taşeron işçisi denilen, taşeron işçi diye isimlendirilen işçilerin işe ilk girişlerinden itibaren Karayolları Genel Müdürlüğü işçisi olduklarına kesin olarak karar vermiştir.
Bu durumda demokratik teamüllere göre yapılması gereken tek bir iş vardır. Karayollarının işçisi olduğu kesinleşen işçileri yargıtay kararları ışığında verilen hakların verilmesidir. Yani kadrolarını verilmesidir. Kısaca yargıtay kararının uygun olarak adaletin tecelli etmesidir. İki yılı aşkındır bu gerçekleşmiyor. Kararın gerekeni yapması gerekenler topu birbirlerine atıyorlar. Yargıtay kararı uygulanmıyor. Bu tek başına hukukun üstünlüğü ilkesinin ihlalidir. Her geçen gün demokrasimize verilen zarar büyümekte yasalara ve uygulayıcılarına güven sarsılmaktadır. Sendika olarak diyalog yolundan kopmamak için azami gayret harcıyoruz. Ama sabrımızın da bir sonu olduğunun gösterdiklerinden biri başlangıç olarak işte bu basın toplantısıdır. Karayolları geçici durumunda olan işçilerin örgütlenmesi ve toplu iş sözleşmesinden yararlanmaları istemi yasal haklı bir taleptir. Buradan kurum, bakanlık ve hükümete sesleniyoruz. Yargıtay kararının gereğini yerine getirin. Hukuk devleti ilkesi anayasal bir ilkedir. Bu nedenle gereğinin bir an önce yapılmasını gerekiyor."

Taşeron işçiler yaptıkları basın açıklmasının ardından 1 günlük iş bırakma eylemi yaptı.
CİHAN

Bitlisli taşeron işçilerden iş bırakma eylemi

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×