Balkız: Asıl paralel devlet, her gün adım adım gelen oluşumdur

Manisa Baro Başkanı Zeynel Balkız, “Bence Türkiye’nin üzerinde durması gereken asıl paralel devlet, her gün adım adım gelen oluşumdur.” dedi. Güneydoğu’da 2 subayın alındığını, sonra da geri verildiğini hatırlatan Manisa Baro...

Balkız: Asıl paralel devlet, her gün adım adım gelen oluşumdur

Manisa Baro Başkanı Zeynel Balkız, “Bence Türkiye’nin üzerinde durması gereken asıl paralel devlet, her gün adım adım gelen oluşumdur.” dedi.

Güneydoğu’da 2 subayın alındığını, sonra da geri verildiğini hatırlatan Manisa Baro Başkanı Balkız, “Burada ben günlük politikaların içerisine asla girmek istemiyorum. O konuya meseleyi götürmekte istemiyorum. Ama benim paralel devlet anlayışım şudur. Fiilen yürüyen bir iş var Türkiye’de. Fiilen vergi toplayan, trafik kontrolü yapan, günlük zabıta kontrolleri yapan, mahkemesi olan, bütçesi olan bir oluşum geliyor. Bunu hepimiz görüyoruz. Gözümüzün önünde cereyan ediyor ve Türkiye bir şeylere alıştırılmak isteniyor.” şeklinde konuştu.

Balkız, “Bu konuda toplumun daha duyarlı olması gerektiğini ve yönetenlerinde bu algı oluşmasına fırsat vermemelerini, ‘ne yapalım ya bu hale gelmiş bu durum’ noktasına gelmemesini arzu ediyoruz. Türkiye’nin iktidarıyla, muhalefetiyle bu konu üzerinde çok ciddi ve derin düşünmesini ve ülke menfaatleri, millet menfaatleri içerisinde bunu yapmasını istiyoruz. Artık seçim geride kalmıştır, seçim bitmiştir, seçimin tortularını temizleyelim. Türkiye’nin bizce en önemli gündem maddesi budur. Bu kişiler her fırsatta bağımsızlık diyemiyorlarsa özerklikten bahsediyorlar. Özerklik diyemiyorlarsa petrol talebinden veya payından bahsediyorlar. Bu öyle kenarda tutulacak mesele değil, Türkiye’nin birincil meselesidir. Bu konuda ne olacaksa herkes fikrini ve düşüncesini söylemeli. Bence Türkiye’nin üzerinde durması gereken paralel devlet her gün adım adım gelen oluşumdur.” diye konuştu.

Baronun yargının 3 kurucu unsurundan birisi olmakla beraber, savunmayı temsil ettiği için halkı temsil ettiğini, milleti temsil etiğine değinen Başkan Balkız, “Dolayısıyla batı demokrasilerinde yargı çok önemli ama savunma en önemlisi. Çünkü millet ismini söylemeyeceğim, geçen Anayasa Mahkemesi Başkanımız da aynı şeyi ifade etti. Bir aydının söylediğini göre ‘Millet bir güvercin ürkekliği duymadan bu toplumda yaşayabiliyor ve kendini ifade edebiliyor, hakkını arayabiliyorsa demokrasi odur’ diyor. Savunmada bunu sağlamada en önemli unsurlardan birisi. Burası savunma, yani halkın yanında, halkı savunan bir makam. O bakımdan biz bu makama severek talip olduk ama burada millet ile beraber yürümek istiyoruz. Göreve geldiğimiz ilk andan beri bu makamın önünün açmak, bir yandan halk ile bütünleştirmek bir yandan da yargının zirvesiyle direkt temas kurmak, bağlantı kurmak amacıyla hareket ettik.” ifadelerini kullandı.

Yargının kararlarıyla konuştuğunu belirten Balkız, “Verdiği kararlarıyla konuşuyor ama savunma hukuk, hukuk politikası ve hukuk felsefesi adına olması gerekenleri konuşuyor. Dolayısıyla onlar konuşamadığı için onların bizden isteği ve talebi şu. ‘Aman ha siz konuşun, siz söyleyin. Bizim söyleyemediklerimizi de söyleyin’ diyorlar. Biz yıkıcı olmadan, siyasetin bir tarafı olmadan ama doğruları söyleyerek ve doğrularda birleştirmeye çalışarak söylediklerimizi ifade edeceğiz ve söyleyeceğiz. Bu anlamda talep ettiğimiz ve arzu ettiğimiz şey, bu ülkenin hakikaten gerçek demokrasiyi kurması ve tesis etmesi. İşadamlarımız da bunu birkaç kez söylediler. Bizimde meslek hayatında bu öğretiyi alırken, hukuk öğretisini alırken hiç unutmadığımız ve hep tekrarladığımız bir şey var. Bir ülkede iktisat politikaları ve hukuk politikaları birlikte yürür. Türkiye’nin en eski hukuk fakültesi ki, Alman ekoli de burada ikinci dünya harbinden sonra büyük katkılarda bulunmuştur." şeklinde konuştu.

    Balkız şöyle devam etti: "Almanya’dan kaçmak zorunda kalan hukukçular dünya çapında meşhur hukukçular İstanbul Hukuk Fakültesi’ne gelmişler ve burada ders vermiş, bu kürsüleri kurmuşlar, yerleştirmişlerdir. Dolayısıyla evrensel hukukun kaynağıdır İstanbul Hukuk Fakültesi. İstanbul Hukuk Fakültesi ile İstanbul İktisat Fakültesi aynı binanın içerisindedir ve çoğu zaman aynı hocalar ders verdiler geçmişte. Dolayısıyla buradan şunu söylemek istiyorum. Hukukunuz kadar ekonominiz var. Hukukunuz kadar maliyeniz ve iktisadınız var demektir bu. Dolayısıyla ekonomi politikalarının önünü açan hukuk politikalarıdır. O bakımdan Türkiye dünyaya bu anlamda açık olmalı ve dünya ile entegre olmalı ama bu hükümetimizi de iktidarımızın da iktidara gelişinden beri benimsediği Venedik kriterleri, Mastrik kriterleri, Batı demokrasinin kriterleri gerçek anlamda uygulanıyor olmalıdır. Böyle olduğum zaman ekonomimizde dünya ile örtüşür ve hepimiz bu anlamda bir yarışın içerisine gireriz.”

Balkız, “Bu anlamda üzerinde duracağız bir şey şeffaflık politikalarının gelişmiş olmasıdır ve Manisa’nın da bu ölçüde yaşanabilinen bir şehir olmasıdır kendi ölçeğimiz içerisinde. Biz şeffaflık politikalarında dünyadaki yapılan değerlendirmelere, anketlere göre bir hayli gerideyiz. Dünkü yapılan, açıklanan basın özgürlüğü konusunda 134. Sırada gibi arzu etmediğimiz bir sıradayız. Türkiye’nin el birliğiyle, kavga etmeden bu aşamalardan geçmesini ve hukukunda bu konuda hukukunda gerçek katkıda bulunmasını arzu ediyoruz. Onun için bu görevlerdeyiz.” dedi. CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×