Balbay'ın tahliyesinde Anayasa Mahkemesi kararı bağlayıcı oldu

Ergenekon davasını yürüten İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, hükmen tutuklu sanık CHP milletvekili Mustafa Balbay'ın tahliyesine karar verdi.

Balbay'ın tahliyesinde Anayasa Mahkemesi kararı bağlayıcı oldu
09 Aralık 2013 Pazartesi 22:23

Ergenekon davasını yürüten İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, hükmen tutuklu sanık CHP milletvekili Mustafa Balbay'ın tahliyesine karar verdi. Tahliye kararında Anayasa Mahkemesi'nin, 'Makul tutukluluk süresinin aşıldığı' şeklinde karar verdiği, ancak yasada belirtilen azami tutukluluk süresinin dolmadığı, ancak Anayasa Mahkemesi kararının bağlayıcı olması nedeniyle Balbay'ın tahliyesine karar verildiği belirtildi.

Anayasa Mahkemesi'nin 4 Aralık 2013 tarihinde Ergenekon davası hükümlü sanığı Mustafa Balbay hakkında 'Seçilme hakkının engellendiği' ve 'Makul tutukluluk süresinin aşıldığı' şeklindeki kararından sonra Ergenekon davasını yürüten mahkeme de bugün akşam saatlerinde tahliye konusunda değerlendirmesini yaptı.

Avukatları tarafından makul tutukluluk süresinin aşıldığı ve seçilme hakkının engellendiği gerekçesiyle Anayasa Mahkesi'ne yaptıkları itiraz 4 Aralık 2013 tarihinde yerinde bulunmuştu. Yani Anayasa Mahkemesi, Balbay'ın tahliyesi yönünde karar vermişti. Bu karar üzerine Balbay'ın avukatları, yargılamayı yürüten İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Anayasa Mahkemesi ile birlikte 5 Aralık 2013 tarihinde tahliye talebinde bulunmuştu. Mahkeme heyeti bugün akşam saatlerinde Balbay'ın tahliyesine ilişkin değerlendirmesini tamamlayarak 3 sayfadan oluşan kararına açıkladı.

Kararın ilk sayfasında Anayasa Mahkemesi'nin kararı hatırlatıldı. Ardından da yargılama sürecine ilişkin ayrıntılı detaylar verildi. Ergenekon soruşturmasına ilişkin kamuoyunda 1. Ergenekon davası olarak bilinen davanın ilk duruşmasının 86 sanık ile 20 Ekim 2008 tarihinde yapıldığı anlatıldı. Daha sonra iddialarla irtibatlı olarak 21 davanın birleştirildiği belirtilen kararda, 5 Ağustos 2013 tarihinde de davaya ilişkin kararın açıklandığı kaydedildi. İlk duruşmadan karar verilene kadar 4 yıl 9 ay 15 gün geçtiği açıklandı.

Yargılama boyunca vefat eden ve firari olan sanıklar haricinde 268 sanığın savunmalarının alındığı belirtilen kararda 151 tanığın dinlendiği bilgisi verildi.
Yargılamanın 4 yıl 9 ay 15 gün boyunca kesintisiz yapıldığı belirtilen kararda birleşen davalarla birlikte toplam 620 duruşma yapıldığı ve duruşma tutanaklarının toplam 40 bin sayfayı geçtiği anlatıldı.

Yargılama sırasında bazı sanıklar ile sanık avukatları tarafından yargılamayı aksatacak söz ve davranışlarda bulundukları gibi yargılamayı durduracak şekilde duruşma salonu içinde 13 Aralık 2012, 11 Mart 2013 ve 8 Nisan 2013 tarihlerinde olaylar cereyan ettiği ifade edildi. Son cereyan eden olay nedeniyle duruşmanın 11 Nisan 2013 tarihine ertelenmesine karar vermek gerektiği belirtilen kararda, "Hükmen tutuklu sanık Mustafa Ali Balbay'ın da içinde bulunduğu pek çok sanık, gerek bu olaylar sırasında ve gerekse yargılama boyunca duruşma disiplinini bozucu hareket etmek suretiyle yargılamanın uzamasına neden olmuşlardır." denildi.

Yargılamanın en kısa sürede bitirildiğine ilişkin ise "Dosyadaki sanık, tanık ve birleşen dosya sayısının fazlalığına, dosyanın karmaşıklığına, dosyada birçok iddiaların bulunmasına, davanın önemine, yargılama sırasında yargılamayı aksatacak ve durduracak duruşma disiplin ve düzenine aykırı söz ve davranışların ve olayların çokluğuna rağmen dava, olabilecek en kısa sürede bitirilmiştir. Yasada ön görülen azami 5 yıllık tutukluluk süresi dahi geçirilmeden dava sonuçlandırılmıştır." açıklamasına yer verildi.

Ayrıca sanık Mustafa Balbay'ın, 17 Aralık 2012 tarihli duruşmada, yapılan yargılamanın 150 yıllık bir yargılamaya eş değer olduğunu dile getirdiği de hatırlatılan kararın bu bölümünde ise Balbay hakkında verilen kararlar anlatıldı. Yasada Balbay hakkındaki lehine hükümlerin dikkate alındığı belirtildi. Balbay'ın, "Türkiye Cumhuriyeti icra vekilleri heyetini cebren ıskat veya vazife görmekten cebren men etmek" suçuna teşebbüs etmekten 16 yıl hapis cezası verildiği hatırlatıldı. Ayrıca "Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir başkasına vermek, yaymak veya ele geçirmek" suçundan 7 yıl, "Devlet sırrı mahiyetindeki belgeleri temin etmek" suçundan dolayı 9 yıl ve "Yasaklanan belgeleri temin etmek" suçundan da 2 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum edildiği hatırlatıldı. Balbay, hakkında 4 ana başlık altında verilen ceza miktarının toplamda 34 yıl 8 ay olduğu bilgisi verildi.

Balbay hakkında verilen bu cezalarla ilgili olarak da kullandığı dizüstü bilgisayara ait harddisk içinden "Devletin güvenliği, iç veya dış siyasal yararları bakımından, niteliği itibariyle gizli kalması gereken" bilgileri içeren devlet sırrı mahiyetindeki 435 adet belge bulunduğu anlatıldı. Ayrıca yasaların ön gördüğü, açıklanması yasaklanan ve gizli kalması gereken 16 belgenin de aynı harddisk içinde bulunduğu kaydedildi.

Kararda, sanık Mustafa Balbay'ın, iki kez Anayasa Mahkemesi'ne başvurduğu hatırlatıldı. İlk başvurusunu yaptığı 26 Aralık 2012 tarihte Balbay'ın tutuklulukta kaldığı sürenin 3 yıl 9 ay 20 gün olduğu, bu son başvuru tarihi olan 4 Aralık 2013 tarihinde ise tutuklulukta kaldığı sürenin toplam 4 yıl 8 ay 28 gün olduğu bilgisi verildi. Ardından da her iki başvuru zamanında da Balbay'ın, kanunda ön görülen 5 yıllık azamı tutukluluk süresinin dolmadığı ifadesine yer verildi..

Bu bilgilendirmenin ardından kararda, "Anayasa Mahkemesi, 'Devlet aleyhine işlenen cürümler' kapsamında suç işlemiş olduğuna dair karar verilmiş olsa ve bu sanıklar tutuklandıkları tarihte milletvekili olmasalar dahi seçilmiş milletvekili sanıkların tutuklu bulundurulmasını, makul sürenin aşılmış olduğu şeklinde yorumlamıştır. Kanunun bu açık hükmü karşısında, Anayasa Mahkemesi'nin tutuklulukta makul sürenin aşıldığı yönündeki kararının, seçilmiş milletvekillerine özgü olarak ve seçilme hakkı dikkate alınarak verilmiş bir içtihat özelliği taşıdığı anlaşılmaktadır." denildi.

Kararda, "Her ne kadar ilgili yasalar gereği mahkemenin, hüküm verdikten sonra hükmen tutukluluğuna karar verdiği sanıklarla ilgili herhangi bir tasarrufu söz konusu değilse de; Anayasa Mahkemesi'nin bu kararının şekil olarak ifade ettiği öncelik ve bağlayıcılığı dikkate alınarak hükmen tutuklu sanık Mustafa Balbay'ın tahliyesine karar verilmiştir." denildi. Tahliye kararı ile birlikte Balbay'ın yurt dışına çıkışına da yasaklama getirildi.
CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×