Bakan Güler: Oğlum rüşvete aracılık suçundan tutuklandı

Yolsuzluk ve rüşvet operasyonuna ilişkin açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Muammer Güler, kendisiyle ilgili iddiaların asılsız olduğunu söyledi.

Bakan Güler: Oğlum rüşvete aracılık suçundan tutuklandı

Yolsuzluk ve rüşvet operasyonuna ilişkin açıklamalarda bulunan İçişleri Bakanı Muammer Güler, kendisiyle ilgili iddiaların asılsız olduğunu söyledi. Oğlu Barış Güler’in evinden çıkan paralarla ilgili olarak gerekli dokümanların savcılığa verildiğini kaydeden Güler, “Oğlum ile ilgili verilen tutuklama kararı katalog suçlarından değildir. Yani tutuklamayı gerektiren bir suç değildir. Oğlum örgütlü suçtan tutuklanmamıştır. Oğlum sadece rüşvete aracılık suçundan tutuklanmıştır. Bunun kanuni unsurları Yargıtay ceza genel kurul kararına göre yoktur. Çünkü ortada bir kamu görevlisi olması lazım. Kamu görevlisi benim. Benimle ilgili bir teknik dinleme olmadığı sürece dolaylı dinlemeler kanuni delil değildir.” dedi.

İçişleri Bakanı Muammer Güler, 2013 Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri törenine katılmak üzere geldiği Çankaya Köşkü'nde gazetecilerin sorularını cevapladı. Güler, soruşturmanın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP), Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan, Emniyet ve Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Dairesi'nden gizlendiğini söyledi. Soruşturmanın adli bir soruşturma için değil şantaj için hazırlandığını belirten Güler, “Onun için işlem yapılmamıştır. Bir adli işlemin yapılması gerektiği bir yerde eğer yapılmıyorsa ileriye yönelik beklenmiştir şantaj için kullanılmıştır. Rüşvet suçunun rüşvete aracılık suçunun kanuni delilleri var. Bunları biz mahkemede söyleyeceğiz. Katalog suçu olmadığı ortaya çıktı. Baştaki iddiaların hiçbirisi ne benim oğlum ne de başkası ile ilgili henüz bir somuta ermedi. Ama bir kamuoyu baskısı algısı yaratıldı ve bunda da muvaffak olundu. Benim için iddiaların tamamı asılsız.” diye konuştu.

Emniyet görevlilerinin adli işlemler dışında yaptıkları görev suistimallerine ilişkin ne konu varsa mülkiye müfettişleri tarafından incelemesinin yapıldığını kaydeden Güler, “İstihbarat şube müdürü, adli kolluk görevlisi değildir. Eğer yaptığı bir suç ve eylem varsa, bu 4483 sayılı kanuna göre idari amirlerinden alınacak izinle sorgulanabilir. Onun için biz sorduk ne için çağırıyorsunuz diye. Nitekim başsavcı devreye girdi şu an o konu memurlarla ilgili suçlardan görevli savcıya devredildi.” şeklinde konuştu.

"EVDE BULUNAN PARA VİLLA SATIŞINDAN GELDİ"

Bir gazetecinin, “Deniliyor ki İçişleri ve Adalet bakanlıklarında Gülen cemaatine ilişkin ağır bir örgütlenme var, bu tasfiye bununla mı ilgilidir?” sorusuna Güler, “Türkiye’de devlet içinde farklı bir yapılanma çalışması var, birçok şekilde o emareleri ortaya çıktı ama bunu bütün boyutlarıyla ortaya çıkarmak hem sizin hem bizim görevimiz. Ama şu anda görünen o ki bütün yargı kuralları ve hukuk ayaklar altına alınarak, maalesef emniyet ve yargıdaki ayaklar da kullanılarak bir siyaset mühendisliği yapılmıştır. Hükümete, seçimler öncesinde cumhurbaşkanlığı seçiminden önce bir algı yaratılmaya çalışılmıştır, bunun da siyasi amaçları vardır. Yargının, adli soruşturmanın böyle unsurlar taşımaması lazım. Onunla ilgili olarak ben asla kanunsuz bir işlem yapmadığımı ifade ediyorum. İddiaların hepsine açıkça karşılık vereceğim onların hepsinin belgesini ortaya koyacağım. Ben ancak kanunsuz bir işi yapmışsam bunun sorumlusu olurum. Oğlum ile ilgili kanuni hiçbir delil ortaya konmadan rüşvet suçunun tebeyyün etmesi için hukuken gereken hiçbir delil ortaya konmadan böyle bir suçlama yapılmıştır. Böyle bir şantaj için hazırlanmıştır.” açıklamasında bulundu.

Para ve kasa konusunun, adliyede geçerli sebeplerle takdim edildiğini vurgulayan Güler, “Evde olabilir o para. O paranın protokolü gösterilmiştir.” dedi. “Satılan villanın parası mı o para” sorularına Güler, “Evet bizim iddiamız bu. Bunun aksini ispat etmek de biz belgeyi sunduğumuza göre yargı görecek bunu. Benim mal varlığım değil, oğlumun. Belgesi var.” cevabını verdi.

İl emniyet müdürlerinin görev değişikliğinin gündemde olmasının hatırlatılması üzerine Güler, “Olabilir. Daha önce hazırlanmış bir il emniyet müdürleri kararnamesi vardı. Bu daha sonra gündeme gelecek.” İfadelerini kullandı.

"OĞLUMLA İLGİLİ BİR SUÇ VARSA BENDEN SAKLANABİLİR AMA BENİM BAŞBAKANIM VAR"

Birçok iddia varken, emniyet müdürlerinin atanmalarının Türkiye’nin imajını olumsuz etkileyip etkilemediği sorulan Güler, “Evet haklı haksızsa onu yargı yapacak. Bir kurgu var, o kurguyu bırakalım o şekilde devam etsin diyelim. Gizlilik kararı alınan suçlar var dosyada ama gizlilik kararına tabi olmayanlar bile gizliymiş gibi şüphelilerden saklanıyor. 10,5 saatlik bir sorgu ile 80 soru önlerine konuyor. Bunların savunma hakları gözetilmeyecek mi? Hiç kimse bu konuda devletin içinde devlet hiyerarşisinde böyle bir sorumsuzluk yapamaz. Benimle ilgili benim oğlumla ilgili bir suç varsa, 16 nisanda benden saklanabilir ama benim başbakanım var. Ondan saklanması bir kere devlette. Ben adı geçen şahısla ilgili bana geldiğinde emniyet genel müdürlüğünden ve İstanbul’dan bu arkadaşla bu beyefendi ile ilgili benim görüşmemi engelleyecek mahsur olacak herhangi bir durum olup olamayacağını sordum. 3 ay 9 günden beri benim göreve başladığım günden bu yana dinlendiği halde bana kendisi ile ilgili benim görüşmemi engelleyecek hiçbir husus olmadığı söylendi. Emniyet tarihinde bu görülmemiş bir şeydir amirine yanlış bilgi vermek, bu meslekte hem ağır bir disiplin cezası gerektirir hem de çok utanılacak bir şeydir. Aynı zamanda kendisini İstanbul İl Emniyet Müdürü’ne gönderdiğimde aynı şekilde İstanbul İl Emniyet Müdürü’ne görüşmenizde bir mahsur yoktur denilmiştir.”

Gazetecilerin, “Rıza Beyle görüşmenizde hiçbir engel yok dendi? Siz soru sorma ihtiyacı mı hissettiniz?” sorusuna Bakan Güler, “Biz bir takım kimselerle görüşürken onlarla ilgili sorarız. Kimdir, nedir, ne değildir. Bunlar hayatın doğal akışında olan şeylerdir. Benim Rıza Sarraf’la ilgili olarak bakanlık yetkisi veya vilayetin yetkisindeki yaptığım hiçbir iş kanunsuz değildir. Vatandaşlık işidir, normal prosedür uygulanmıştır, eksiklik yoktur. Kendisi tehdit altında olduğunu ifade etmiştir, tahkikat yapılmıştır. Ona göre il koruma komisyonu tarafından karar verilmiştir. Koruma kararı olanların trafik şeritlerini kullanma hakkı vardır. Kendisini tehdit eden ve bu da halen soruşturması devam eden bir ilçe emniyet müdür yardımcısının tayini normal olarak yapılandı.” cevabını verdi.

Başka bir gazetecinin, “Sizi bilerek mi yanılttılar” sorusuna ise Güler, “Maalesef asıl kötü olan odur. Daha operasyon başladığı anda bütün servisler yapıldı. Algı yaratıldı. Bakan çocukları adı bile rüşvet yolsuzluk. 52 gün sonra 3 tane ayrı örgüt davası şimdiye kadar cumhuriyet tarihinde ilk defa bir araya getirilmiştir birbiri ile ilgisi olmayan.” diye cevapladı.

Evde çıkan paralarla ilgili olarak ise gerekli dokümanların savcılığa verildiğini kaydeden Güler, “Oğlum ile ilgili verilen tutuklama kararı katalog suçlarından değildir. Yani tutuklamayı gerektiren bir suç değildir. Oğlum örgütlü suçtan tutuklanmamıştır. Oğlum sadece rüşvete aracılık suçundan tutuklanmıştır. Bunun kanuni unsurları Yargıtay ceza genel kurul kararına göre yoktur. Çünkü ortada bir kamu görevlisi olması lazım. Kamu görevlisi benim. Benimle ilgili bir teknik dinleme olmadığı sürece dolaylı dinlemeler kanuni delil değildir.” açıklamasında bulundu.



CİHAN


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×