Bakan Çağlayan'a derdimizi anlatamadık

KAYSERİ Sanayi Odası (KAYSO) Başkanı Mustafa Boydak, kabineden istifa eden Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’dan dert yandı.

Bakan Çağlayan'a derdimizi anlatamadık

2013 yılında ihracat yapan firmaların bazı taahhütlerini yerine getiremedikleri için sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Boydak, "Geçen dönem istifa eden, ya da kabineden ayrılan diyelim Zafer Çağlayan bakanımıza birkaç defa firmaların ihracattaki sıkıntıları ilettik ama anlatamadık. Umarız hükümet ya da yeni bakan bize doğru kafayı çevirip, 'ne diyor bunlar' derler"’ dedi.

Kayseri Sanayi Odasının (KAYSO) yılın son toplantısı Oda hizmet binasındaki tadilat nedeniyle Novotel’de gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan Kayseri Sanayi Odası Başkanı Mustafa Boydak, yeni yılın zorluklarla geçeceğini ancak ümitlerini koruduklarını kaydetti. Yılın ilk çeyreğinde istenilen ivmenin yakalanamadığını, ancak Türkiye’nin yeniden büyüme trendini devam ettireceğine inandıklarını dile getiren Boydak, şunları söyledi:
"İçerisinde bulunduğumuz süreçte bir takım karşılıklı gergin bir ortam olmasına rağmen, ana gündemin ekonomi olduğu zamanlarda biz hep Türkiye olarak yukarıya doğru sıçrama yaptık. Özellikle sanayi tarafı olarak ana gündemin ekonomi olacağı zamanları inşallah bekliyoruz. Bunu istiyoruz, çünkü hakkımız da var. Ülkemizin yükünü bizler özel sektör olarak çekmekteyiz. Özel sektörün durağanlaşması demek, gelirlerin azalması, işsizliğin artması anlamına gelir. Bunları da istemiyoruz. Ana gündemin uzun sürmeden ekonomi olduğu zamanları yakalayacağımızı, bu zamanların da geçici bir dönem olduğunu düşünmek istiyoruz."

'ZENGİN OLUNCA TIKIR TIKIR VERGİLERİ ÖDÜYORUZ'’

Türkiye ekonomisinde hala kırılganlıklarının olduğunu ve ekonominin siyasi gelişmelerden etkilendiğine dikkat çeken Boydak, şöyle konuştu:
"Hala Türkiyemiz’in dış kaynaklarla fonlanma ihtiyacı devam ediyor. Bu konuda yakından izlenmekteyiz. İniş çıkış dönemlerinde özellikle firmaları korumamız boynumuzun borcu. Resmiyette firmalar, sizlerin adına görünebilir ama firmalar memleketin artık. Neticede milli servet. Ve zarar ederlerse memleket zarar eder. Milli gelirin aşağıya düşmesine neden olur. Ben olaya böyle bakıyorum. Bu nedenle kar etmeniz lazım. Çünkü emek veriyorsunuz. Kar ederseniz memleket zenginleşir. Her noktada herkesin mali durumu iyiye giderse zenginleşme olur. Zengin olunca tıkır tıkır vergileri ödüyoruz. Bunlar da hizmet olarak geri gelecek."

SGK PRİM BORÇLARINA YAPILANDIRMA BEKLENTİSİ

Son yaşanan siyasi gelişmelerle birlikte Türkiye’de ortalığın toz duman olduğunu belirten Boydak, piyasada Sosyal Güvenlik Kurumu borçlarından kaynaklanan sıkıntıların da vatandaşları mağdur ettiğini kaydederek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ben söyleyeyim de vebal üstümde kalmasın. Memlekette epeyce Sosyal Güvenlik mağduru insan var. Hükümet 2 sene önce düzenleme yaptı ama bunları yerine getiremedi vatandaş. Orada binlerce insan borcunu ödeyememiş görünmekte. Ekonomik koşullar istediğimiz gibi gitmiyor. Bu nedenle ödeyemeyenlerin borcu daha da artıyor. Sakın yanlış anlaşılmasın af falan istemiyoruz. Benim üyelerimden de var. Adam iyi niyetli sigortasız çalıştırmıyor. Ama para yok, ödeyemiyor. Bunu SGK’ya bildiriyor. İyi niyetli olmazsa kaçak çalıştırır. Bu nedenle SGK ve BAĞ-KUR borçlarına yılın son zamanı da geldi, hükümetin yetkisinde de olan da bir konu, yeniden yapılandırma şansı gelmeli. Burada 'kötülük oluyor, bizim hakkımız yeniyor' gibi düşünmek yanlış. Çünkü borcunu ödeyen zaten kara listeye girmiyor, itibarı iyi. Bankacıdan kredi alırken 3-5 puan aşağıda alıyor. Avantajlar var yani. Ama burada insanlar mali durumları kötü olduğu için ödeyemeyenler de var. Meslek örgütü lideri olarak, hükümetimizden bu tarafa yani bize doğru kafayı çevirip, ne diyorlar bunlar diye dinlemesini isterim."

'İHRACATÇI FİRMALARIN SIKINTISI'

İhracat yapan firmaların bazı taahhütlerini yerine getiremedikleri için sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını ifade eden Boydak, bu firmalara yönelik de düzenleme yapılmasını talep etti. Boydak, şunları söyledi:

"Elimizi vicdanımıza koyalım. Türkiye 2013 yılında dış ilişkiler konusunda başarılı mıydı? Açık konuşalım, değildi arkadaşlar. Ortadoğu Bölgesi’nde iş yapamadık, sıkıntılar yaşandı. Uzak bölgelerde sıkıntılar yaşandı. Dünyada zaten konjöktürde sıkıntı vardı. Bakın, geçen dönem istifa eden, ya da kabineden ayrılan diyelim Zafer Çağlayan Bakanımıza birkaç defa bu konuyu arz ettim. Şimdi diyoruz ki firmalarımız ihracat kredilerini kapatırken zorlanıyorlar. Yani taahhüt ettikleri dövizi yurda getirmekte zorlanıyorlar. Yeni sayfa açalım dedik. 'İhracat taahhütleri için süresi ne zaman bitmiş olursa olsun, bu firmalara bir hak verilsin, ilave süre verilsin' dedik ama geçiştirildi. Şimdi bu firmalarımızın bu konuda ciddi sıkıntıları var. Döviz taahhüdünü kapatamamışsın veya ihracatı gerçekleştirememişsin, KDV’ni öde, işte şu kadar gecikme faizini öde, ceza öde deniliyor. El insaf yahu. Bu neticede müsteşarlığın dahi yetkisinde olan bir konu. Biz diyoruz ki, bu firmaları öldürmeden hayatta tutmanın, destek vermenin bir yolu olsun ve bu firmaların rahatlaması sağlansın. Burada süresi ne zaman bitmiş olursa olsun, izin belgelerine bir defaya mahsus ek süre verilip ihracatın gerçekleştirilmesi için zaman tanınmalı. Şimdi Ekonomi Bakanı makamına oturdu, bizim içimizden biri. Bu nedenle derdimizi anlayacağını umuyorum. Biz öbür Bakanımıza anlatamadık. Söyledik ama ilerleme sağlayamadık. İnşallah taleplerimiz anlaşılır ve olumlu olumsuz bir yorum gelir temennisindeyiz."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×