AYM, davası, iş mahkemesinde 8 yıldır süren kişiyi haklı buldu

Anayasa Mahkemesi (AYM), 2005’te çalıştığı özel bir firmada pres makinesine elini kaptırarak sağ ve sol başparmaklarını kaybeden ve açtığı dava halen iş mahkemesinde devam eden kişiyi haklı buldu. Şahsın makul sürede yargılanmadığını...

AYM, davası, iş mahkemesinde 8 yıldır süren kişiyi haklı buldu

Anayasa Mahkemesi (AYM), 2005’te çalıştığı özel bir firmada pres makinesine elini kaptırarak sağ ve sol başparmaklarını kaybeden ve açtığı dava halen iş mahkemesinde devam eden kişiyi haklı buldu. Şahsın makul sürede yargılanmadığını belirten AYM, bu uyuşmazlıkların ivedilikle çözülmesi hususunda yargı organlarının özel bir itina göstermesi gerektiğine ve çalışanın, geçim kaynağı olmaksızın hukuki durumunun uzun süre belirsiz bırakılması halinde, çalışanın bu durumdan olumsuz etkileneceğine vurgu yaptı.

Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre; A.C. isimli şahıs, 2005’te İzmir 4. İş Mahkemesi’nde açtığı tazminat davasının halen devam ettiğini, makul sürede yargılanma yapılmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek tazminat talebi için AYM’ye bireysel başvuruda bulundu. 2005’te çalıştığı bir özel şirkette pres makinesine elini kaptırması sonucu sağ ve sol el başparmakları kopan A.C., yine aynı tarihte İzmir 4. İş Mahkemesi’ne, pres makinesinin bakımının yapılmadığını ve gerekli önlemlerin alınmadığı iddiası ile iş yeri sahibi şirket ile şirketin teknik sorumlusu şahıs hakkında dava açarak, iş görme kaybı nedeni ile maddi ve manevi tazminatın tahsil edilmesini talep etti.

Yüksek Mahkeme, yargılamanın, anılan mahkemede halen devam ettiğini, 31 Ocak 2014’te yapılan en son duruşmada davanın 9 Haziran’a ertelenmesine karar verildiğini hatırlattı.

“ÇALIŞAN, GEÇİM KAYNAĞI OLMAKSIZIN HUKUKİ DURUMU UZUN SÜRE BELİRSİZ BIRAKILMASI HALİNDE, BU DURUMDAN OLUMSUZ ETKİLENECEKTİR”

Çalışma gücünü kısmen veya tamamen kaybeden bir bireyin hukuki durumunun ivedilikle açıklığa kavuşturulması gerektiğine vurgu yapan AYM, gerekçeli kararında, “Çalışanın, geçim kaynağı olmaksızın hukuki durumunun uzun süre belirsiz bırakılması halinde, çalışan bu durumdan olumsuz etkilenecektir. Bu nedenle kaza sonucu meydana gelen zararların derhal tazmin edilmesinde ve bu uyuşmazlıkların ivedilikle çözülmesi hususunda yargı organlarının özel bir itina göstermesi gerekir. Davanın karmaşıklığı, yargılamanın kaç dereceli olduğu, tarafların ve ilgili makamların yargılama sürecindeki tutumu ve başvurucunun davanın hızla sonuçlandırılmasındaki menfaatinin niteliği gibi hususların, bir davanın süresinin makul olup olmadığının tespitinde göz önünde bulundurulması gereken kriterlerdir.” ifadelerine yer verdi.

Davanın uzun bir süredir devam ettiğinin altını çizen mahkeme gerekçeli kararında ayrıca şu tespitlerde bulundu: “Başvuruya konu yargılamanın 8 yıl 9 ay 2 günden beri sürdüğü ve bu hususun makul sürede yargılanma hakkını ihlal ettiği gözetilerek, anayasal bir hakkın ihlal edildiği açık olan bir yargılama dosyasında, hukuka, adalete ve mahkemeye güven ilkesinin gördüğü zararın devam etmesinin önlenmesi amacıyla, yargılamanın mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasını teminen, kararın bir örneğinin ilgili mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekir.”

Başvurunun, yargılamanın uzunluğu yönünden kabul edilebilir olduğuna karar veren yüksek mahkeme, makul sürede yargılanmanın ihlal edildiğine ve başvurucuya 13 bin TL ödenmesine hükmetti.

CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×