Avukat Ata: Zaten tutuklayacaksın, bu bir siyasi soruşturmaydı

Sahurda yapılan operasyonlarla evlerinden gözaltına alınan polislerin adliyedeki mahkeme süreci devam ederken, polislerin avukatlarından dikkat çeken bir açıklama geldi. Avukat Kamil Ata, 8 gündür yaşanan sürecin devlet krizi boyutuna ulaştığını...

Avukat Ata: Zaten tutuklayacaksın, bu bir siyasi soruşturmaydı

Sahurda yapılan operasyonlarla evlerinden gözaltına alınan polislerin adliyedeki mahkeme süreci devam ederken, polislerin avukatlarından dikkat çeken bir açıklama geldi. Avukat Kamil Ata, 8 gündür yaşanan sürecin devlet krizi boyutuna ulaştığını belirterek mahkeme hakiminin hiç bir avukatın talebini yerine getirmediğini söyledi. Ata, avukatların duruşla salonunda çıkarıldığını ve kendi yerlerine barodan avukat getirilmek istendiğini belirterek "Zaten tutuklayacaksın, bu siyasi bir soruşturmaydı, Cumhurbaşkanlığı sürecine kadar biz itirazlarımızı yapacağız, bu insanlar içeride tutuklu kalacak, Başbakan miting meydanlarında 'ben inlerine girdim. İşte gördünüz, yaptım' bu havayı vermek istiyor. Tamam onu da ver ama savunma haklarını teslim et bu insanların." dedi.

Müvekkillerinin bütün taleplerinin reddedilmesi üzerine basın mensuplarına açıklama yapan avukatlar Çağlayan Adliyesi önünde tepkilerini dile getirdi. Müvekkillerinin 8 gündür gözaltında olduğunu ve bu süre içinde ne ile suçlandıklarına dair hiç bir belgenin gösterilmediğini belirten Avkut Kamil Ata, "Soruşturmadan 6 gün önce kurulmuş mahkeme tüm taleplerimizi reddediyor. Devlet krizine doğru gidiyoruz. Buradan HSYK'ya şikayet dilekçelerimizi verdik. Bir hakim ile bu yürümüyor. 8 gündür hiç hakim önüne çıkmamış 20 tane insan var. Biz hazırız bir sekiz gün daha bekleriz ama neden? Bu insanlar hakkında ara karar verilsin istiyoruz ama ara karar verilmiyor. 3 gün önce ifadesi biten arkadaşımız nezarette bekletiliyor. Bunun kanunda, usulde yeri yok. Tutanakları zorla alabiliyoruz. Keyfine göre karar veriyor." diye konuştu.

Duruşmaya giren avukatların usulen ve meslekten gelen hakların kullanılması konusunda taleplerini ilettiğini ancak bunların hiç birinin karşılanmadığı uyarısında bulunan Ata, "Avukat arkadaşlarımızı diyorlar ki 'önce usulden kaynaklanan meslekten kaynaklanan haklarımızı hatırlatarak taleplerini iletiyorlar. Biz bu hakimin bu soruşturmayı yürütmekte yetersiz kaldığını ve tarafsız olmadığını düşünüyoruz. Bu nedenle de duruşmaya giren her arkadaşımız reddi hakim talebinde buluyor. 'Sayın yargıç siz bu soruşturmanın tarafısınız, bu soruşturmayı yapamazsınız, sizi reddediyoruz' diyoruz. Bütün taleplerimizi ısrarla reddediyor, bu soruşturmayı yürütmeye kendisi çok ısrarlı. Ben bunu torbaya koyacağım, herkesi tutuklayacağım havasında.

Arkadaşlarımız hakime diyor ki 'müvekkillerimiz 50 saat Vatan Emniyet'te kendilerine yöneltilen suçlamaların belgelerini göremedi. Çoğu arkadaşımız suçlamaların ne olduğunu bile görmeden ifadeleri alınarak savcılığa sevk edildi. Savcılıkta da yetiştirilemedi ve bildiğiniz üzere bir UYAP krizi çıktı. UYAP'a da kedi girdi. Bizim milli sembolümüz olmak üzere bu kediler, gözaltı süresi bittikten sonra bütün gözaltılar hepsi sevk edildi. Bazı medya kuruluşlarında bunu kamuoyuna ikna etmeye çalışanlar var. Uzatma kararının başlangıcı bir gün öncesinin 1.30'uydu. 24 saat sonra doldu ve bitti." ifadesini kullandı.

Kopyala yapıştır yöntemiyle sorgulama yapılamayacağını belirten Ata, "Hakim bey bir önceki sorgunun ifadesini kopyala yapıştır ile diğerin ifadesini yapıştırıp adını değiştirip sorgu yapıyor. Bu sorgu değil. Bu insanlar burada ifade vermek istiyor. Islarla, müvekkillerimiz 8 gündür aşağıda cevaplarını hazırladılar. Mahkeme kararı ile dinleme yaptık diyorlar ve bunları vermek istiyorlar ama 'kısa kes, bir saat sonra bitireceğim... Böyle bir ifade yok. 104 klasör dosyayı bir saat içinde bitiremezsiniz." dedi.

İÇERİDEKİ POLİSLER 8 GÜNDEN BU YANA PSİKOLOJİK BASKI ALTINDA

İçerideki polisler 8 günden bu yana psikolojik baskı altında bulunduğunu ifade eden Ata, "Müvekkillerimiz 8 gündü psikolojik baskı altında. Bu arkadaşlar psikolojileri bozulsun, ifade veremesinler diye baskı altında tutuluyor. 8 gün önce verdikleri ifadelerin yeniden kendilerine hatırlatılmasını istedik. Bundan daha hukuki bir talep olabilir mi? Bu talebimizi mahkeme reddetti. 10 dakikada okuyabileceği bir ifadeyi 'ben okumayacağım' dedi. Bu bir haktır, insan hakkıdır, bu yerine getirilmezse bu sorgu devam edemez dedik." ifadesini kullandı.

Avukatların devam etmeme talebi üzerine hakimin barodan avukat talep edeceğini söylediğini belirten Ata, "Bu şekilde biz oynanan tiyatronun figüranı olamayız. Biz avukatız, burada oynadığınız tiyatronun figüranı olarak bulunmuyoruz.

PARALEL YAPI DİYE TEK BİR SORGU YOK

Bazı medya kuruluşlarında sürekli olarak paralel yapı iddialarının yer aldığını da belirten Ata, "Arkadaşlar, içerideki sorguda paralel yapı yok. Selam Tevhid soruşturmasında niye bunu yaptınız sorgusu var. Paralel yapı diye tek bir sorgu yok. Böyle bir suçlama yok, casusluk diye bir suçlama var, giren her arkadaş 'lütfen kime ne verdiysek onun belgesini getirin' diyor. Ama böyle yok,' efendim biz inanıyoruz hissediyoruz'... Öyle hisli hale geldi ki ülkemiz hislerle hukuk yürümez, hukuk belge ile yürür. Belgeyi getirin. Ama belge yok." değerlendirmesinde bulundu.

Ata, duruşmaya ilişkin "Avukatlar duruşmaya giriyor, talepleri iletiyor kabul edilmeyince duruşmaya devam etmeyeceğimiz söylüyoruz. O zaman avukat dışarı çıkarılıyor, diğer avukata da aynı şey yapılıyor. 'Barodan avukat istiyorum' diyor. Peki barodan gelen arkadaşımız 104 klasör ve müvekkili ile görüşememiş. Ne yapmak istiyorsunuz avukat arkadaş ile? Sorgulayıp kes yapıştır ifadelerle bugün hepsini bitirip göndermek istiyorsunuz. Avukatlar olarak şunu biliyoruz, haklarında gözaltı kararı süresi dolmuş in sanlar da şunu biliyor. Buiz ne dersek diyelim, zaten tutuklanacaklar, belli. Hakim keyfine göre ara vererek, o listeleri mi takip ediyordur, bilemiyoruz kimlerle görüşüyordur odasında. Herkes şuna inanıyor içeride, 'biz ne dersek diyelim, tutuklanacağız. Ama biz savunmamızı yapalım.'Bize savunma hakkı verin." diyerek tepkisini dile getirdi."

CUMHURBAŞKANLIĞI SÜRECİNE KADAR BİZ İTİRAZLARIMIZI YAPACAĞIZ

Ata, Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde böyle bir yargılama yapılmasıyla ilgili dikkat çeken bir tespitte de bulundu. Ata, "Biz savunma hakkı istiyoruz, Zaten tutuklayacaksın, Bu siyasi bir soruşturmaydı, Cumhurbaşkanlığı sürecine kadar biz itirazlarımızı yapacağız, bu insanlar içerde tutuklu kalacak, Başbakan miting meydanlarında 'ben inlerine girdim. İşte gördünüz, yaptım' bu havayı vermek istiyor. Tamam onu da ver ama savunma haklarını teslim et bu insanların.

Biz savunma hakkı için buradayız ve bu eksiklik giderilmeden sorgular devam edemez. . Sorguların devam etmemesini avukatlara bağlıyor. İnsanların hakları teslim edilerek sabahtan beri en az iki kişinin sorgusu bitebilirdi. Ama bu yapılmadı. Şu anda yapılan şu: Kapının önünde 50 tane avukat var tutulan tutanakta 'avukatı gelmedi' yazıyor." dedi.

Ata, barolara, ve ehli vicdan olan herkese çağrıda bulunduklarını ve yaşanan olayı gelip yerinde görmelerini isteyerek Cumhurbaşkanı Gül'e de çağrıda bulundu. Ata, "Yeni çıkarılan sulh ceza hakimlerinin hukuku katletmesine şahit oluyoruz. Lütfen gelin bunu yerinde görün. Savunma katliamını yerinde görün. Sulh ceza hakimliği ilk kez uygulanıyor ve bu devam ederse memleketin vay haline. Bayram tebriğinde 'vicdanen rahatım, görevimi yerine getirdim' diye Cumhurbaşkanımıza sesleniyoruz. Gelin buradaki vicdanı, işkenceyi görün." ifadesini kullandı. Cumhurbaşkanına çağrıda bulunan avukatlar giderek Cumhurbaşkanının hukuk burcuna oturması için elindeki gücü kullanmasını ve hukuksuzluğu yerinde görmesini istedi. Biz hakkımızı AİHM'de mi arayacağız. Biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız hakkımızı kendi mahkemelerimizde aramak istiyoruz. Ama biz görevlendirilmiş hakimlere teslim olmayacağız, hukuku da teslim etmeyeceğiz." ifadesini kullandı.

CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×