ATK’ye göre Korkmaz’ın dövülmesi ile ölümü arasında illiyet bağı var

Eskişehir’de Gezi Parkı eylemleri sırasında eli sopalı kişilerce dövülerek öldürüldüğü ileri sürülen üniversiteli Ali İsmail Korkmaz’ın ölümüyle ilgili Adli Tıp Kurumu detaylı rapor hazırladı.

ATK’ye göre Korkmaz’ın dövülmesi ile ölümü arasında illiyet bağı var

Eskişehir’de Gezi Parkı eylemleri sırasında eli sopalı kişilerce dövülerek öldürüldüğü ileri sürülen üniversiteli Ali İsmail Korkmaz’ın ölümüyle ilgili Adli Tıp Kurumu detaylı rapor hazırladı. Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin talebi üzerine İstanbul 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nca (ATK) hazırlanan 16 sayfalık raporda ilginç tespitler yer alıyor. 8 Adli Tıp Kurumu üyesinin imzasının bulunduğu raporda, Korkmaz’ın olayın gerçekleştiği 2 Haziran 2013 tarihinde gerçekleştiği bildirilen darp olayına bağlı yaralanması ile 10 Temmuz 2013 günü meydana gelen ölümü arasında illiyet bağı olduğu belirtildi. Ayrıca gelen adli tıp raporunda, maktul Korkmaz’ın kullandığı ilaçların, darp eylemi sonucu meydana gelen beyin kanaması oluşumunu kolaylaştırıcı ve kanamayı artırıcı etkisiyle, ölüm meydana gelmesinde katkısı olduğu vurgulandı.

    İstanbul 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan maktul Korkmaz’daki yaralanmaların ve darbelerin tek tek değerlendirmesi yapılarak hazırlanan rapor, raporu isteyen ve davanın ilk açıldığı Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ne ulaştı.

    Raporun 5 maddelik sonuç bildirgesinde, Korkmaz’ın otopside alınan doku örneklerinin Kimya İhtisas Dairesi’nde yapılan incelemesinde toksik madde tespit edilememiş olduğu, dikkate alındığından zehirlenerek öldüğü yönünde tıbbi delilinin olmadığı belirtiliyor.

    Korkmaz’ın olay günü hastaneye gittiğinde tespit edilen sağ omuz arka kısım, sırtta yaygın ekimoz ve sağ spakula (kürek kemiği) kırığına neden olan yaralanmanın yaşamını tehlikeye sokmadığını ancak kırığın hayat fonksiyonlarını orta derecede etkileyecek nitelikte olduğu belirtiliyor.

    Raporda Korkmaz’ın kafa bölgesinde de saçlı deride sefal hematom (kanama sonucu oluşan şişlik), sağ ramus mandibulada fraktür (sağ yüzünde kırık), beyinde subraknoidal (kanama), subdural, parankimal hematom (kafa travması) kafa ve yüz bölgesine yönelik travmaların olduğu, bunların yaşamı tehlikeye sokacak bir durum olmadığı, fakat yüzdeki kırığının hayati organlarının fonksiyonlarını orta derece de etkileyebilecek derecede olduğu vurgulanıyor.

    DARP EDİLMESİ İLE ÖLÜM OLAYI ARASINDA İLLİYET BAĞI VAR

    Ayrıca Korkmaz’ın sol omuz arka kısımda, sol kol dış yanda, sağ bel bölgesinde, sağ el dış yanda tarif edilen ekimozlar ‘kürek kemiği) ile sağ ischiumda ve sol bacak iç yüzde tarif edilen abrazyonların (vücuta vurulma sonucu sıyrık, sıkışma, kana oluşumu) müstakilen kişinin yaşamını sokan bir durum yoktur. Kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafifi nitelikte olduğu kaydediliyor.

    Rapor’un sonuç bildirgesindeki 4. madde de ise ilginç ayrıntıya yer veriliyor. Söz konusu madde de kişinin ‘Korkmaz’ın’ 2 Haziran 2013 günü gerçekleştiği bildirilen darp olayına bağlı yaralanması ile 10 Temmuz 2013 günü meydana gelen ölümü arasında illiyet bağı yani ilişkisi olduğu dikkat çekiliyor.

    KALP DAMAR HASTASIYMIŞ, ALDIĞI İLAÇLAR DARP OLAYI SONRASI BEYİN KANAMASINI KOLAYLAŞTIRIP ÖLÜMÜN MEYDANA GELMESİNE KATKISI OLMUŞ

    Raporun son bölümünde ise Korkmaz’ın kalp damar hastalığı olduğu ve bu kapsamda bazı ilaçlar kullandığına yer verilmiyor. Rapor’da şöyle deniliyor: “Kişinin kendinde mevcut kalp damar ve kapak hastalığı nedeni ile Coraspin ve Coumadin kullandığı, hastaneye götürüldüğünde ise INR değerinin yüksek (5.3) olduğu da dikkate alındığından; kullandığı ilaçların darp eylemi sonucu meydana gelen beyin kanaması oluşumunu kolaylaştırıcı ve kanamayı artırıcı etkisiyle, ölüm meydana gelmesinde katkısı olduğunun kabulü gerektiği oy birliği ile mütalaa olunur.”

    AVUKAT ŞEN: ŞİMDİ İDDİANAME AĞIRLAŞMIŞ YARALAMA SUÇUNA GÖRE HAZIRLANMALI

    Bu arada, sanıkların tümü için TCK’nın 81/1 yani ‘kasten adam öldürme’ suçundan açılan davanın Adli Tıp Kurumu’nun bu raporu sonrası TCK’nın 87/4 maddesi gereğince neticesi sebebiyle yani ‘ağırlaşmış yaralama’ suçundan açılması gerektiğini kaydedildi.

    Olaya karıştığı gerekçesiyle halen cezaevinde tutuklu bulanan fırın sahibi ve yakınlarının avukatı olan Selamet Şen, savcının iddianamede sanıklar için ‘kasten adam öldürme’, yani 81/1 dava açtığını ancak iddianamenin son kısmında 81/1 den açmasına rağmen davanın 87/4 göre de gelişebileceğini de belirttiğini hatırlatarak “Yani meydana gelen ölüm neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama olma ihtimalinin olabileceğini tartışmış. Bu anlamda da iddianame kendi içinde çelişki taşımaktaydı.” diye konuştu.

    Gelen ATK raporunda maktül Korkmaz’ın kullandığı ilaçların, darp eylemi sonucu meydana gelen beyin kanaması oluşumunu kolaylaştırıcı ve kanamayı artırıcı etkisiyle, ölüm meydana gelmesinde katkısı olduğunun kabulü gerektiğinin oy birliği kabul edildiğini dikkat çeken avukat Şen, şöyle konuştu: “Gelen rapor doğrultusunda suç ‘kasten adam öldürme’ değil 87/4 maddesi gereği neticesi sebebiyle ‘ağırlaşmış yaralama yani meydana gelen ölüm neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçuna’ dönüşmesi gerekmektedir.” CİHAN


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×