Aşırı koruyucu aileler çocukları etkisiz duruma düşürüyor

Psikiyatri Uzmanı Dr. Sümer Öztanrıöver, ailelerin aşırı koruyucu davranışlarının etkisiz duruma düşürdüğü çocuklarda iletişim becerilerinin gelişmediğini öne sürdü.

Aşırı koruyucu aileler çocukları etkisiz duruma düşürüyor

Psikiyatri Uzmanı Dr. Sümer Öztanrıöver, ailelerin aşırı koruyucu davranışlarının etkisiz duruma düşürdüğü çocuklarda iletişim becerilerinin gelişmediğini öne sürdü.

Sümer Öztanrıöver, Adana Final Okulları İlköğretim velilerine ‘Empati eğitimi ve iletişim’ konulu interaktif bir seminer verdi.

Seminerin açılış konuşmasını yapan Okul Müdürü Şirvan Kopar, “Çocuklarımızın iletişim becerilerini geliştirmek amacıyla gerek veliler gerekse öğretmenler olarak neler yapabiliriz? diye düşündük ve bir uzmandan yardım almaya karar verdik. Aynı zamanda velimiz de olan Psikiyatri Uzmanı Dr. Sümer Öztanrıöver’den yardım istedik. Bizi kırmayıp geldikleri için kendisine teşekkür ederiz.” dedi.

Daha sonra velilere hitap eden Psikiyatri Uzmanı Dr. Sümer Öztanrıöver, mevcut eğitim sisteminde akademik başarının aşırı vurgulanması, rekabet ve sosyal faaliyetlerin az olmasının, gençlerin iletişim becerilerinin gelişememesine yol açtığını vurguladı. Kendi doğrusunu doğru kabul etme ve diğerlerinin görüşlerine tahammülsüzlüğün de şiddeti davet ettiğini dile getiren Öztanrıöver, “Çocuklarımızın iletişim becerilerini geliştirmek için ilk adım ailede atılır. Anne-baba çocuklarının iyi bir eğitim almasını, nihayetinde ayakları üzerinde durmasını hedefler. Ancak uygulamada, aşırı koruyucu bir ebeveynlik sergileyerek tam tersine yol açabilir. Gerek anne-babanın gerekse öğretmenlerin gençlerle iletişimde yaygın olarak yaptığı hatalar, onları etkisiz duruma düşürmektedir. Bunlar gencin sözünü kesmek, öğüt vermek, çözüm sunmak, övmek, güven vermek, soru sormak, analiz etmek, kıyaslamak, öğretici hikaye anlatmak, konuyu saptırmak, önemsememek ve son olarak da eleştirmek, yargılamak, suçlamaktır. Yapılan bu yanlışlar gideceğimiz yolda bir kaya gibi önümüzü keserek iletişimi engeller. Mesajımızı çocuğumuza ulaştıramayız. Yapılması gereken şey ise etkin dinlemedir. Etkin dinleme, duyduğumuzu hiçbir yargı katmadan, kendi sözlerimizle çocuğumuza tekrar etmektir. Etkin dinlemede amaç, bizim onun sorununu anlamamız değil, çocuğumuzun sorununun tam olarak anlaşıldığını hissetmesini sağlamaktır. Hiçbir yol göstermeden, çözüm sunmadan yapılan etkin dinleme, zaten çocuğumuzun sorununu kendisinin çözmesine yardım eder. Empati, birinin ne düşündüğünü değil, ne hissettiğini anlama çabasıdır.” dedi.

Anne-babaların sık yaptığı hatalardan birinin de çocuğundan talep şeklinde istekte bulunmak olduğunu hatırlatan Uzm. Dr. Öztanrıöver, “Talep şeklindeki istek; ya ikna etme şeklinde yapılır ya da -meli, -malı cümleleri ile zorunluluk ortaya koyar. Yapmazsa suçluluk duyması sağlanır. Taleplere çocuk iki şekilde tepki verir. Ya geçici olarak boyun eğer, etkisi kısa sürer veya başkaldırır ve isyankar bir şekilde söz dinlemez olur. Saçını süpürge eden ana-babalar, çocuklarından aşırı beklentiye girerek talepkar hale gelebilirler. Anne-babanın çocukları öncelikli bir yaşam tarzının, çocuklar yuvadan uçtuğunda veya çocukları onaylamadıkları iş-eş seçimi yaptıklarında aşırı kırılmaya ve depresyona yol açmaktadır. Bu nedenle anne-babanın kendi hobilerine vakit ayırmaları, kendi hayallerine odaklanmaları önemlidir.” diye konuştu.
CİHAN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×