Araştırmacı Yazar Taşçı: Paranın kulu değil, Allah'ın kulu olmalıyız

Araştırmacı-Yazar Dursun Ali Taşçı, "Namaz başımızdaki taçtır. Parayı başımıza taç değil, namazı taç etmeliyiz.

Araştırmacı Yazar Taşçı: Paranın kulu değil, Allah'ın kulu olmalıyız

Araştırmacı-Yazar Dursun Ali Taşçı, "Namaz başımızdaki taçtır. Parayı başımıza taç değil, namazı taç etmeliyiz. Paranın kulu değil, Allah'ın kulu olmalıyız. Hz. Mevlana'ya 'Şems geldikten sonra değiştin' dediklerinde Mevlana şunları söylemiştir. 'Şems gelmeden önce acıkırdım ve yedikten sonra doyardım. Şems geldikten sonra dünyadaki aç olan insanları hissetmeye başladım. Şems'ten önce üşüdüğümde giyinirdim, Şems'ten sonra üşüyen insanları hissetmeye ve onlarla birlikte üşümeye başladım' demiştir. Onun için Allah'ı hissetmeliyiz. Namaz kılarken maneviyatla kucaklaşıp, tüm varlıklarla iç içe olmalıyız." dedi.

    Bursa Karacabey Müftülüğü, 'Resulullah'ın Dünyasında Namaz' konulu konferans düzenledi. Konferansta katılımcılar gözyaşlarına hakim olamadı.

Yaklaşık 3 saat süren etkinliğin sonunda Namaz Gönüllüleri Platformu aktif üyesi Ahmet Bulut'un kas erime hastası Fadime’nin hikâyesini anlatması dinleyicilere duygulu anlar yaşattı.

İmaret Camii imam-hatibi Mustafa Çolak’ın Kur’an tilavetiyle başlayan Kültürpark Taha Düğün Salonu’ndaki program ilahilerin ardından İlçe Müftüsü Hikmet Yazıcı’nın, açılış konuşmasıyla devam etti. Programın konuşmacılarından Namaz Gönüllüleri Platformu'nun kurucularından ve hatiplerinden İlahiyatçı-Yazar Ahmet Bulut, “Türkiye'nin her yerinde söz konusu namaz olunca halkımız ayrı bir önem veriyor ve işte böyle salonlar tıklım tıklım oluyor. Geçtiğimiz günlerde havaalanında bir ufak çocuk, annesine ‘Anne bak, namaz hocası gidiyor’ dedi. Bu çocuk adımı bilmiyor ama namazla anılmak güzel bir şey. Namazını kılmayan milyonlarca insanımız var. İnsanoğlu, işten vakit bulup namaz kılamadığını söylüyor. Ülkemizde namazsızlık hastalığı var ve bunu kimse görmüyor. Namaz kılmazsak ebedi hayatımızı kaybederiz, felaket olur canımızı kaybederiz. Müslüman'ın şunu anlamasını istiyorum: Söylediklerimin arasında hangisi daha tehlikeli bizler için. İmansız ölmek mi yoksa felakette canımızı kaybetmek mi ?" diye konuştu.

Araştırmacı-Yazar Dursun Ali Taşçı ise "Hz. Mevlana, 'Bütün ilimlerin özü, ahirette başımıza ne geleceğini bilmektir' buyuruyor. Son hükme hazırlık yapmak boynumuzun borcudur. Bunun hocası ve hacısı yok. Hepimiz orada sıraya dizileceğiz. Öyleyse hepimiz sorumluyuz. O zaman yeniden düşünmek, başlamak ve gözden geçirmemiz gerekiyor. Dünya uyanıyor. Dünya uyurken uykuda kalmak çok kötü bir şeydir. Biz de gözlerimizi açmalıyız." ifadelerini kullandı.

    'Namaz kılmaya çok ihtiyacımız var' diyen Gazeteci-Yazar Dursun Ali Taşçı, iman etmenin evrenle bütünleşmek olduğunu kaydetti. Taşçı, imanla namaz kılan Müslüman'ın evrendeki tüm varlıklarla iletişim içinde olduğunu anlattı. Taşçı, secdesi olmayan bir toplumun mahvolma noktasına geldiğini de aktararak "Böyle toplumlar başka ilahlara kul olmuş toplumlardır. Sen ihya için çalışırsın diğerleri imha için çalışır. " şeklinde konuştu.

    FATMA’NIN HİKAYESİ

    Kas erimesi hastası Fatma Tatlı'nın en büyük arzusu hacca gitmektir. Ancak bunun için imkan bulamayan Tatlı, Hz. Muhammed'e hitaben yazdığı mektupları Medine'ye götürmesi için Ahmet Bulut'tan Peygamberin huzurunda okuması için ricada bulunur. Bulut, Fatma Tatlı'nın bu isteğini Senai Demirci ile paylaşınca TRT'de program yapan Demirci, çekilmesi düşünülen belgeselde Fatma Tatlı'ya yer verilmesini TRT yönetiminden ister. Diyanet İşleri Başkanlığı ile yapılan yazışmalar sonucu bürokratik engeller aşılarak Fatma Tatlı'nın hacca gönderilmesi kararlaştırılır. Hac müjdesi verilen Tatlı, o anki duygularını şöyle anlatır: "Hacca, canım annemle birlikte gideceğiz, hep benimle olacak, hep birlikte olacağız inşallah. Kevserim annem, o aktığı sürece ben de akacağım, annemle birlikte akacağız. O, benim yürüyen ayağım, tutan elim olacak, inşallah. Hacca, tekerlekli sandalye ile gitmek zor olmayacaktır. Ayağıyla gidenlere nasıl zor olmuyorsa, benim de ayaklarım tekerleklerim şükürler olsun, hem de dört tane. Herkes iki ayakla gidiyor, ben dört tekerlekle gidiyorum, elhamdülillah."

    Programın sonunda katılımcılara günün anısına birer plaket hediye edildi. Yazar Ahmet Bulut ve Dursun Ali Taşçı kitaplarını imzalayarak sevenlerine hediye etti. CİHAN

Araştırmacı Yazar Taşçı: Paranın kulu değil, Allah'ın kulu olmalıyız

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×