Altın orana uygun BAÜ Kampüs Camisi özellikleriyle şaşırtıyor

Balıkesir Üniversitesi (BAÜ) Çağış Kampüsü içine 2011 yılında yapımına başlanan 5 bin kişilik caminin yüzde 90'ı tamamlandı. Klasik yapılardan farklı birçok teknik kullanılan cami, ilginç özelliklere sahip. Kubbesi, Mısır piramitleri...

Altın orana uygun BAÜ Kampüs Camisi özellikleriyle şaşırtıyor

Balıkesir Üniversitesi (BAÜ) Çağış Kampüsü içine 2011 yılında yapımına başlanan 5 bin kişilik caminin yüzde 90'ı tamamlandı. Klasik yapılardan farklı birçok teknik kullanılan cami, ilginç özelliklere sahip. Kubbesi, Mısır piramitleri ve Mimar Sinan'ın da birçok eserinde kullandığı altın oran dikkate alınarak yapılmış. Minber ve mihrabı ise Selçuklu dönemi el işçiliği olan kündekâri tekniğiyle yapılıyor. Oluk sisteminde ise Osmanlı dönemi camilerinde kullanılan zincir tekniği kullanılmış. 50 metre yüksekliğindeki minaresi, diğerlerinden farklı olarak dikdörtgen kûfi yazıyla "Allah" lafzı şeklinde.

1992 yılında kurulan, 20 bin öğrenci ve 3 bin civarında personeli bulunan BAÜ, uzun yıllardır beklediği ibadethanesine nihayet kavuşuyor. Yapımında birçok ilklerin kullanıldığı caminin özellikleri duyanları şaşırtıyor. Klasik mimari yapılardan farklı inşa edilen BAÜ Kampüs Camisi'nin minaresinden mermerine, oluk sisteminden kubbesine birçok bölümü, hesaplar ve uzun çalışmalar sonucunda ortaya çıkmış. İçinde kütüphane, berber ve toplantı salonu ve sosyal faaliyet merkezlerinin de yer alacağı cami, modern mimarisiyle de dikkat çekiyor. BAÜ Kampüs Camisi Yaptırma ve Yaşatma Derneği Başkanı İsmail İnci, kûfi yazı ile "Allah" lafzı şeklinde olan 50 metrelik minarenin, Balıkesir'dekilerin en uzunu olduğunu söyledi. Bigadiç yolu üzerinde bulunan Çağış Kampüsü içine hâkim bir noktaya inşa edilen cami hakkında bilgi veren İnci, 2011 Mart ayında temelinin atıldığını belirterek, "Haziran ayında ise ilk cuma namazını kıldık. Bizim için en önemli sıkıntı, kampüste ibadethane olmamasından dolayı cuma namazının kılınamamasıydı. O tarihten beri camimizde cuma namazları kılınıyor. Üniversitemizde yaklaşık 20 bin öğrenci, 3 bin civarında ise personel bulunuyor. Küçük bir ilçenin nüfusundan daha fazla insan yaşıyor. 2012 Haziran ayında, caminin zemin katı tamamen açıldı. Şu anda beş vakit namaz kılınmakta. Nasip olursa bu yılın eylül ayında cami inşaatımızı bitirip hizmete açmayı planlıyoruz." dedi. BAÜ'nün 1992 yılında kurulduğuna ve yaklaşık 20 yıldır ibadethane sıkıntısı bulunduğuna dikkat çeken İnci, önümüzdeki yıllarda üniversite nüfusunun daha da artacağını bildirdi. Projesi Bilkent Üniversitesi'nden Prof. Dr. Gönül Evyapan tarafından çizilen caminin toplam kapalı alanı 2 bin 732 metrekare, açık alanı bin 240 metrekare. Camide aynı anda 5 bin kişinin namaz kılabilecek.

'OSMANLI VE SELÇUKLU DÖNEMİ SANATI KULLANILDI'

BAÜ Mühendislik-Mimarlık Fakültesi Öğretim Üyesi ve inşaattan sorumlu dernek üyesi Yrd. Doç. Dr. Mehmet Terzi ise caminin teknik özellikleri hakkında bilgi verdi. İnşaatın yaklaşık yüzde 90'lık kısmının tamamlandığını belirterek, "Caminin çevre düzenlemesi, ahşap doğramalar ile iç mekanda bulunan minber, mihrap ve kürsünün siparişleri verildi. Minber, mihrap ve kürsü, kündekâri tekniğiyle yapılıyor, yani bir ahşap iskelet üzerinde yan yana getirilen geometrik mahiyetteki ahşap parçalarla bunları birbirine bağlayan oluklu ahşap kirişler, tutkal ya da çivi kullanılmaksızın iç içe geçirilmek suretiyle oluşuyor. Bu daha çok Selçuklu döneminde kullanılan, uzun ömürlü bir uygulama. Binamıza ve camimize sıcak geleceğini düşünerek buna karar verdik. Bunları Konya'da bir ustaya yaptırıyoruz, nasip olursa ağustos ayının sonunda bize teslim edecekler. Camide Osmanlı ve Selçuklu dönemi sanatının modern mimariyle sentezlenerek çok iyi bir uygulaması ortaya çıktı. Oluk sisteminden tutun kaplamasına kadar klasik bir sistemi andırıyor ancak uygulama biçimi tamamen modern. Taş olması, doğal bir malzeme. Klasik gibi değerlendirilebilir ama uygulama biçimi mekanik dübelli bir sistem olduğu için günümüzün modern bir uygulaması." ifadelerini kullandı.

Caminin kubbesinin çelik olduğu bilgisini veren Yrd. Doç. Dr. Terzi, şunları kaydetti: "Daha estetik görünmesi açısından kubbenin altını da krom kaplama yapacağız. Bunun içerisine de Esma-ül Hüsna'yı, Allah'ın 99 ismini özel tezgâhlarda işleyip montajını yapacağız. Camide yağmurlama sistemi de özel olarak tasarlandı. Klasik bilinen oluk sistemiyle tabana aktarmıyoruz, zincirle aktardık. Tamamen kendi tasarımımız olan kromdan oluklar yaptık, içerisine de paslanmaz zincirler koyduk. Bu tür oluk sistemi, Osmanlı yapımı camilerde görülebilir ancak oralarda oluklar taştan yapmıştır. Bu çok daha estetik."

Caminin 50 metre uzunluğundaki minaresinin de alışılagelmiş dairevi kesitli olmadığını vurgulayan Terzi, "Bunun yerine kûfi yazıyla "Allah" lafzı yazılı. Ayrıca camimizin 2,78 metre uzunluğunda ve 124 kg. ağırlığında bir alemi var. İstanbul'da bir usta tarafından 40 günde yapıldı. Bu özellikleriyle Türkiye'deki en büyük ve en farklı alemler arasında yer alıyor. Her bir düğüm noktası arasında altın oran uygulanarak, kendimize özgü olarak tasarlandı. Caminin diğer kısımlarında da bunu görebiliriz. Camimizin kubbesi de altın oran dikkate alınarak yapıldı. Altın oran olan 1,61, matematiğin en popüler sayılarından birisidir." şeklinde konuştu.

Kâinatta her şeyin altın orana göre tasarlandığını ifade eden Mehmet Terzi, "Mesela Kâbe'nin bulunduğu yer, kuzey ve güney kutbu arasındaki yer altın orandır. Bu denge insan vücudunda var, yüzümüzde, parmaklarda var. Allah, her uzvumuzda bunu vermiştir. Dolayısıyla biz de bunu dikkate alarak camimizi yaptık. Zaten estetik olması için altın oranı mutlaka uygulamak durumundasınız. Diğer klasik binalarda buna dikkat edildiğini sanmıyorum."

Türkiye'deki kampüs camileri içinde sıralamaya gireceğini aktaran Terzi, camide kullanılan mermer çeşitlerinin de çok özel olduğunu söyledi. Afyonkarahisar bej mermeri, Hindistan menşeli verde Guatemala mermeri, Antalya Limra mermeri, Gemlik doğal diabaz taşı kullanıldığını aktardı.

ALTIN ORAN

Altın oran, matematiğin en popüler sayılarından birisi olarak kabul ediliyor. Matematik ve sanatta, bir bütünün parçaları arasında gözlemlenen, uyum açısından en yetkin boyutları verdiği sanılan geometrik ve sayısal bir oran bağıntısıdır. Diğer adıyla PHI sayısı, 1,618'dir. Pi sayısı gibi kendini devreden bir yapıya sahip. Altın oran gözönüne alınarak yapılmış çizimler, çok daha estetik duruyor.

Keeops Piramiti, Parthenon Tapınağı, Notre Dame Katedrali, Tac Mahal, Süleymaniye Camisi ve Selimiye Camisi gibi birçok eser, bu oran dikkate alınarak inşa edilmiş. Ayrıca birçok mimar ve sanatçı da eserlerinde bu oranı dikkate alıyor. İnsan vücudu, ayçiçeği, salyangoz, kelebek, kozalak, bal peteği gibi tabiattaki biçimlerde de bu mükemmel estetik göze çarpıyor. CİHAN

Altın orana uygun BAÜ Kampüs Camisi özellikleriyle şaşırtıyor (Özel)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×