AKP ve Gezi Öncesi Sonrası

Seçim sonuçlarını doğru tahmin eden araştırma şirketlerinden Konda, AKP'nin 'Gezi Parkı' olaylarından önceki ve sonraki oy oranlarını değerlendirdi.

AKP ve Gezi Öncesi Sonrası

Konda Genel Müdürü Bekir Ağırdır, 'AK Parti’nin oyu Gezi’den önce, açılımla beraber Nisan ayında maksimuma ulaşmıştı, 53’lere. Sonra Gezi’den sonra git gel yaşadı, Ekim’de toparlıyor gibiydi fakat 17 Aralık’tan sonra dünkü 46’ya kadar gerilemiş oldu. Sonuçta, anketlerde de alabileceği görülebilen bir oy oranından geriledi. 2’nci etkisi o tarihe kadar AK Parti seçmeni partisinin ülkenin sorunlarını çözeceğinden, seçimi kazanacağından, kim başbakan olsun dendiği zaman kendi lideri olacağından emindi, yüzde 95’ler mertebesinde. Bu oranlar CHP’ye oy vereceğini söyleyen insanlarda yüzde 55-60 civarındaydı. AK Parti’de bu şimdi geriliyor, şu anda hoşnutsuzluk hiç yok değil, 4’te 3’lere düşmüş durumda. 17 Aralık’ın etkisi hiç olmadı değil, oldu ama burada daha radikal ya da kamuoyunun beklediği kadar büyük değişiklik olmamasının sebepleri, kutuplaşma, kimlik siyaseti üzerinden oy verme davranışının dün akşam itibariyle belirlenmiş olması, siyasi rekabet eksikliği... Coğrafya olarak bütün ülkeye yayılmış, eğitim ortalaması olarak, Türk-Kürt dağılımı neyse, AK Parti’nin içinde Türk Kürt dağılımı üç aşağı beş yukarı öyle. Türkiye’de dindarlık seviyesi veya gelir dağılımı hangi dilimlerden oluşuyorsa AK Parti o dilimlerde de paralel. O anlamda kitle partisi. Ama sosyolojik, ama kültürel ama demografik kümelerin hepsinde coğrafya olarak AK Parti var. Sorun diğerlerinde çünkü diğerleri ya coğrafya olarak veya kültürel kimlik olarak veya sosyolojik olarak bir yerlere sıkışmış durumda. BDP sadece Kürt sorunu üzerinden seçmenden ve bölgeden oy alıyor. MHP geleneksel hayat tarzına sahip, muhafazakâr ama muhafazakârlığının referansını dinden değil geleneklerden, kırda yaşayanlardan, ağırlıklı olarak lise mezunlarından oy alıyor. CHP ise yüksek eğitimlilerden, yüksek gelirlilerden, Alevilerden ve kıyılardan... Bu seçimin AK Parti’den sonra kazananı BDP’dir. Oy oranı bir tarafa ama kazandığı il başkanlıkları ve oyunun dağılımına baktığınız zaman 2 şey öne çıkıyor: Seçimler boyunca da yerel yönetimlere dair, 3 partiden farklı, yani AVM’ler, kuleler, çılgın projeler peşinde olmayan, insan odaklı yönetim yapacağım ben diyen bir tek BDP. O BDP 20-21 ilde yaygın olarak yerel yönetimleri kazanmış durumda' dedi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×