Abdullah Öcalan'ın mektubunun tam metni

Abdullah Öcalan: PKK'nın silahlı mücadeleyi sonlandırmak için bir kongre yapması gerekir.

Abdullah Öcalan'ın mektubunun tam metni
21 Mart 2015 Cumartesi 19:49

Diyarbakır'daki nevruz kutlamasında Abdullah Öcalan'ın mesajı okundu. HDP'li Sırrı Süreyya lider yönünden okunan mektubun tam metni şöyle: 

"Barışın, eşitliğin, özgürlük ve demokrasinin beraberinde yer alan bütün halklarımızın ve dostlarımızın Newroz'unu selamlıyorum.

Emperyalist kapitalizmin ve despotik mahalli işbirlikçilerinin bütün dünyaya dayattığı Neo liberal politikaların yol açtığı kriz, bölgemiz ve memleketimizde fazla aşırı yıkıcı bir biçimde yaşanmaktadır. Halklarımızın ve kültürlerinin etnik ve dini farklılıkları, bu kriz ortamında, boş ve merhametsiz hüviyet savaşlarıyla tüketilmektedir. Ne tarihsel ne çağdaş, ne de vicdani ve siyasi değerlerimiz bu tabloya asla sessiz ve bigâne kalamaz. Bilakis acil bir müdahale, dini inançlarımız, siyasi ve ahlaki sorumluluğumuzun gereğidir.

Ülkemiz halklarının, demokrasi, özgürlük, kardeşlik ve onurlu barışı için yürüttüğümüz savaş bu gün tarihsel bir eşiktedir. Kırk yıllık hareketimizin acılarla dolu geçen bu savaşı boşa gitmediği benzeri aynen sürdürülemez bir evreye da varmış bulunmaktadır. Tarih ve halklarımız bizden zamanın ruhuna müsait bir demokratik çözümü ve barışı istek etmektedir. Bu temelde tarihsel Dolmabahçe Sarayında, hepimizce resmen ilan edilen on maddelik deklerasyon temelinde yeni bir süreci başlatma görevi ile karşı karşıyayız.

Deklarasyon gereği ilkelerde mutabakat oluşmasıyla beraber PKK'nin Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı takribî kırk yıldır yürüttüğü silahlı bulunan mücadeleyi sonlandırmak ve yeni zamanın ruhuna müsait politik ve toplumsal strateji ve taktiklerini tespit etmek için bir kongre yapmalarını lüzumlu ve tarihsel görmekteyim. Umarım ilkesel mutabakata en kısa vakitte varıp Parlamento üyeleri ve İzleme Heyetinden teşkil edilen bir Hakikat ve Yüzleşme komisyonundan geçerek bu kongreyi başarıyla realize etme halini yaşarız. Bu kongremizle beraber bundan sonra yeni devir başlamaktadır. Bu yeni dönemde, Türkiye Cumhuriyeti dahilinde hür ve eşit Anayasal yurttaşlık temelinde demokratik hüviyet sahibi demokratik cemiyet olarak, sulh içerisinde ve kardeşçe hayata sürecine giriyoruz. Böylelikle 90 yıllık Cumhuriyet tarihinin çatışmalarla dolu geçmişini aşıp gerçek sulh ve evrensel demokrasi kriterleri ile örülmüş bir geleceğe yürüyoruz. Newroz'un gerçek tarihine yaraşan da huzurunuzda böyle bir etabı selamlamaktır. Ve fakat türkiye ve halklarımız için doğru bulunan olgular, tıpkı vakitte kutsallarla dolu bölgemiz için de geçerli olmak durumundadır. Kapitalist emperyalizmin genel olarak son iki sima yıllık, özelde son sima yıllık gerçeği şudur: Ulus yurt milliyetçiliği temelinde etnik ve dini kimlikleri özüne aksi biçimde içe doğru kapatıp birbirlerine hasım etmek, yani böl-yönet politikasına müsait şekilde varlığını acımasızca günümüze kadar sürdürmek!

Bilmeliyiz ki Ortadoğu üstündeki emellerinden vazgeçmeyen Emperyalist güçlerin yol açtığı son zorbalık IŞİD görüntüsünde ortaya çıkmıştır. Barbarlığın dahi anlamını zorlayan bu örgüt, bayan çocuk demeden, Kürtler, Türkmenler, Araplar, Ezidiler, ve Asuri-Süryaniler başta olmak üzere bütün bölge halklarına ve inançlarına dönük vahşice katliamlar sergiledi.

Artık gün bu merhametsiz ve yıkıcı tarihsel sonlandırıp gerçek geçmişimize müsait barış, kardeşlik ve demokrasiye geçiş yapma günüdür. Doğru bildiğim ve inancım gereği; çatışmacı, tüketici, yıkıcı milliyetçiliğin doğurduğu millet ülkeleri demokratik siyasetle aşarak açık demokratik kimliklerle bir ortaklaşmaya geçmenin mecburiyetidir. Bunun için millet ülkeleri kendi içerisinde demokratik siyasetle demokratik ortaklaşmanın yeni bir türünü gerçekleştirmeye ve gene millet ülkeleri kendi aralarında Ortadoğu'nun demokratik beraber evini inşa etmeye çağırıyorum.

Ayrıca bugün vesilesiyle mahşeri topluluğunuzun ezici çoğunluğunu teşkil eden özgürlüğe kanat çırpan kadınları ve gençleri önümüzdeki zamanın ekonomik, sosyal, politik ve güvenlik sahalarında özgürlük ve eşitlik mücadelesinde en aktif bir biçimde yer almaya ve başarmaya çağırıyorum. Ayrıyeten hem bölgemiz için hem de uluslararası dünya için iri manası bulunan Kobani direnişini ve zaferini selamlıyorum. Bu temelde gelişen 'Eşme ruhunu' halklarımız içerisinde yeni tarihin sembolü şekilde selamlıyorum. Yukarıda belirlemeye çalıştığım bütün bu saptamalar tek cümleyle tarihimizin ve güncelliğimizin cemiyet şekilde tekrardan revizyonu, restorasyonu ve tekrardan yapımı için kıymetli bir çağrıdır.

Tekrar bu tarihsel Newroz'un şahsınızda bütün insanlık için iri hayırlara vesile olması dileğiyle selamlıyorum."

Kaynak: HABER7.COM

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×