Zonguldak’ta FETÖ/PDY davaları

- FETÖ/PDY kapsamında silahlı terör örgütü üyesi oldukları iddiasıyla aralarında adliye personeli ile öğretmenin de bulunduğu tutuklu 3 sanığın yargılanmasına başlandı

Zonguldak’ta FETÖ/PDY davaları
16 Şubat 2017 Perşembe 20:20

ZONGULDAK (AA) - Zonguldak'ta, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) kapsamında silahlı terör örgütü üyesi oldukları iddiasıyla aralarında adliye personeli ile öğretmenin de bulunduğu tutuklu 3 sanığın yargılanmasına başlandı.

Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinde hakkında "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma" iddiasıyla dava açılan tutuklu sanıklardan Ö.E, Kastamonu E Tipi Kapalı Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya iştirak etti.

Ereğli Adliyesinde şoför olarak çalıştığını ve 6 aydır cezaevinde tutuklu olduğunu ifade eden Ö.E, 1998-1999 yıllarında eğitim kalitesinin üst seviyede olması dolayısıyla örgütün dershanesine gitmesine karşın söz konusu dershanenin terör örgütüyle bağlantısının olmadığını belirtti.

2003’te askerden gelmesiyle Ereğli’de birçok iş başvurusunda bulunduğunu ve yine malum yapının dershanesinde kantin işletmeciliği yaptığını ifade eden Ö.E, şunları söyledi:

"Ben iddianamede belirtilmesine karşın o dershanenin personeli değildim, işletmeciydim. SGK kayıtlarında dershane personeli olarak anlaşılsa da ben burada bağımsız olarak çalıştım fakat sigorta primlerimi bizzat kendim elden ödedim. 3 dönem sonunda sorunlu bir şekilde ayrıldım. Gönül bağım yoktur. Ayrıca Bank Asya’da da kantin işletmeciliği yaptığım dönemde hesap açmıştım. Bu hesabımı 2005 yılında kapattım. Yine 15 Eylül’de hakkımda e-postayla yapılan ihbar asılsızdır. Bu kişi yakınım olduğunu iddia etmesine rağmen bir aydır tutukluydum. Bu durumda hakkımda bilgi sahibi olmadığı görülmektedir. Kendisinden davacıyım."

Mahkeme heyeti sanığın örgütün üst düzey yöneticileriyle görüşme yapıp yapmadığının, "Bylock" ile ilgili varsa mesajlarının içeriklerinin tespitini istedi ve delillerin karartılma ihtimaline karşı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.

Kocaeli’deki cezaevinden SEGBİS ile duruşmaya katılan tutuklu sanık F.H. de özel dershane işletmeciliği yaptığını ifade etti.

2011'de üniversiteden mezun olduktan sonra geçimimi temin etmek amacıyla FETÖ’ye bağlı yurtta öğretmen olarak göreve başladığını ve idari görevli olarak aynı kurumda çalışmaya devam ettiğini aktaran F.H, şöyle devam etti:

"Ben ilerleyen zamanlarda buranın cemaat yurdu olduğunu öğrendim ama bir suça karışabileceğimi düşünmedim. Üçüncü yılımda idari görevden ayrıldım ve yurtta kalan çocuklara derslerinde yardımcı oldum. İkinci yıl yurdun çatı katında toplantılar düzenleniyordu. İlk zamanlar protokol ve değişik kesimlere yemekler verilirken daha sonra sürekli sohbetler yapıldığını gördüm. Sohbetlerde ben de öğrencilerin durumu ve yurt hakkında bilgiler veriyordum. Toplantıya girdiğimde dini sohbet yapıldığını ben girince ara verildiğini gözlemliyordum. Evimde yapılan aramada ele geçen 3 kitap, sonra varlığını bile unuttuğum kitaplardır."

17-25 Aralık sürecinden sonra bir takım rahatsızlıklar duymaya başladığını ve bir süre sonra kurumdan ayrıldığını aktaran F.H, "17-25 Aralık’tan sonra Bank Asya hesabında bulunan nakit paramı çektim. Döviz hesabımı hemen çekemedim, banka görevlilerince bana döviz olmadığı söylendi. Evimde bulunan 1 dolarlar, 2014'de evlenen kız kardeşimin düğününden kalan ve annemin bana verdiği dolarlardır. Bu dolarlar evimde televizyon sehpasının üzerinde duruyordu. 15 Temmuz günü evimdeydim. Darbe girişimi çağrısıyla meydanlara indim ve bu girişimi lanetledim. Suçsuz olduğumu düşünüyorum, tahliyemi talep ediyorum." sözlerine yer verdi.

F.H'nin de delillerin tam olarak toplanmaması, delillerin karartılma ihtimali göz önünde bulundurularak tutukluluğun devamına karar verildi.

Tutuklu sanık Y.K. ise arama yapılan ve kullanılmayan baba evinde bulunan kitapların yüzde 90'ının 2008’de vefat eden babasına ait olduğunu öne sürdü.

Y.K, "15 Temmuz sürecinden sonra kitapların yasaklı olduğunu öğrendim ve kurtulma çabası içinde babamın evine götürdüm. Çöpe atsam başkası görebilirdi. Babamın hatırası da olduğu için boş eve bıraktım. Bir komşu görmüş ve ihbar etmiş. 2012-2014 yılları arasında 2-3 kez sohbetlere katıldım. Bu sohbetlerde 5-10 lira sadaka niyetine vermiştim. Tutukluluğumdan dolayı mağdur durumdayım. Cezaevine girdiğimde çocuğum 3 aylıktı ve şimdi cezaevine geldiğinde beni tanıyamıyor. Tahliyemi talep ediyorum." dedi.

Mahkeme heyeti, sanığın, sabit adresinin bulunması, mevcut delillerin yeterliliği ve karartma ihtimalinin olmamasını göz önünde bulundurularak adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmak üzere tahliyesine karar verdi.

Duruşma ertelendi


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×