Yargıtayın MHP'de olağanüstü kurultay kararını onaması

- Prof. Dr. Şen: - "Anayasa'nın 138. maddesini son fıkrası uyarınca Yargıtayın bu kararın gereğinin usulüne uygun şekilde yerine getirilmesi gerekir" - "Seçimli olağanüstü genel kurul bu tüzükle yapılamaz. Yapılabilmesi için bu tüzüğün değişmesi gerekir" - "Bu kararın artık bu andan itibaren infazına başlanmalı. Seçimli kongre değil, tüzük değişikliği için bir kongre hazırlığı yapılmalı"

Yargıtayın MHP'de olağanüstü kurultay kararını onaması

ANKARA (AA) - AYLİN SIRIKLI DAL - İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersan Şen, Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin, MHP'de olağanüstü kongre kararı veren Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesinin kararını oy birliğiyle onamasının ardından, "Anayasa'nın 138. maddesini son fıkrası uyarınca Yargıtayın bu kararın gereği usulüne uygun şekilde yerine getirilmelidir." değerlendirmesinde bulundu.

Şen, Yargıtayın MHP'de olağanüstü kongre kararını onamasını ve bu kararın ardından, MHP Genel Merkezi'nin, partiyi "Seçimli olağanüstü kurultaya" götürme kararı almasına ilişkin görüşlerini açıkladı.

MHP tüzüğünün, seçimli olağanüstü genel kurul yapılmasına izin vermediğini belirten Şen, zaten bunu düzenleyen tüzüğün 63. maddesinin süreçte tartışıldığını ifade etti.

Genel Merkez'in süreçte, "Olağan genel kurul kararının 2018 yılı için alındığı, bu nedenle muhaliflerin olağanüstü genel kurul yapamayacakları" tezini savunduğunu aktaran Şen, şunları söyledi:

"Tartışmalar yapıldı, süreç artık sonuçlandı. Yargıtayın kararının oy birliği, oy çokluğu olup olmaması önemli değil. Ama oy birliği olması, icranın doğru, mahkemenin kararının yerinde olduğunu ortaya koymuştur. Yargıtay 18. Hukuk Dairesinin onama kararıyla kesinleşen karara karşı başka bir olağan kanun yolu yok. Karar düzeltme yolu kapalı. Bu kararın artık bu andan itibaren infazına başlanmalı. Seçimli kongre değil, tüzük değişikliği için bir kongre hazırlığı yapılmalı."

Kurultayla ilgili açılan hukuk yolunda artık son sözün söylendiğini vurgulayan Ersan Şen, şöyle devam etti:

"O son söz söylendiği andan itibaren artık olağan kanun yolları tükenmiştir. Yani Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmanız, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvurmanız, Yargıtayın verdiği kararın tesirini, etkisini kırmayacaktır, azaltmayacaktır. Bu andan itibaren Çağrı Heyeti önündeki karar, net söylüyorum infaz edilebilir bir karardır. Bu ana kadar değildi. Bu kararın infazı kesinleşmeden doğru değildi. Bu anlamda Gemerek ve Tosya mahkemelerinin kararları da doğruydu. Ama bu andan itibaren artık son söz söylendi. "

Şen, sözlerine şöyle devam etti:

"Orada hukuki güvenlik açısından, Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrası uyarınca bu kararın gereğinin usulüne uygun şekilde yerine getirilmesi gerekir. Buna rağmen bu kararın gereği yerine getirilmezse artık hoş olmayan durumlar ortaya çıkar. Seçimli olağanüstü genel kurul bu tüzükle yapılamaz. Yapılabilmesi için bu tüzüğün değişmesi gerekir. Genel Merkez, 'olağan genel kurul kararı alındığı için olağanüstü yapılamaz' diyordu. Bunu dediğinizde, bunu yaptığınızda bir çelişkili durum ortaya çıkar. Kendi tezlerine ters düşen bir yöntemi izlemiş olurlar."

Genel Merkez'in, "Olağan genel kurul kararı alındığı için olağanüstü yapılamaz" tezine karşı muhaliflerin, "Ben neden 2018'e kadar bekleyeyim, benim irademe bu kadar süre nasıl ipotek koyarsın" dediğini aktaran Şen, "Genel Merkez 'mahkemeye gidin' dedi, onlar da mahkeme yolunu seçti. Şimdi mahkeme süreci bitti, bundan sonra Yargıtayın bu kararına rağmen 'ben buna uymam' demek, kaosa sebep olur. Hukuk devleti bunları kaldırmaz." diye konuştu.



İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×