Valiler Toplantısı

- Başbakan Yıldırım: (1) "Sahadaki hiçbir iş şekil ve usul hatası olmadan yapılmaz. Bunu bir kere unutmayın. Uygulamanın içinden gelen biri olarak söylüyorum. Eğer usulü, biçimi, her şeyi dört dörtlük yapmaya çalışırsanız, işi yapamazsınız. Bir tercih yapacaksınız. İş mi yapacağız, yoksa mevzuatı mı kollayacağız? Mesele milletin menfaati, ülkenin geleceği ve menfaati ise hata yapın ama hainlik yapmayın. Hata yapmaya alan var ama hainliğe asla alan yok" - "Sürekli iletişim arkadaşlar. Ankara sizinle iletişim halinde olacak, siz Ankara ile iletişim halinde olacaksınız. Yani dinamik bir yönetişim şekli ancak ve ancak sorunları zaman kaybetmeden çözüm üretmek için faydalı olabilir"

Valiler Toplantısı
08 Eylül 2016 Perşembe 11:36

ANKARA (AA) - Başbakan Binali Yıldırım, 81 ilin valisine seslenerek, "Sahadaki hiçbir iş şekil ve usul hatası olmadan yapılmaz. Bunu bir kere unutmayın. Uygulamanın içinden gelen biri olarak söylüyorum. Eğer usulü, biçimi, her şeyi dört dörtlük yapmaya çalışırsanız, işi yapamazsınız. Bir tercih yapacaksınız. İş mi yapacağız, yoksa mevzuatı mı kollayacağız? Mesele milletin menfaati, ülkenin geleceği ve menfaati ise hata yapın ama hainlik yapmayın. Hata yapmaya alan var ama hainliğe asla alan yok." dedi.

Yıldırım, İçişleri Bakanlığınca Vilayetler Evi'nde düzenlenen Valiler Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, dün gece geçirdiği rahatsızlık sonucu vefat eden eski Ulaştırma Bakanı Ahmet Arif Denizolgun'a Allah'tan rahmet, ailesine başsağlığı diledi.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya yeni görevinde başarı temenni eden Yıldırım, kendisinin valilerle birlikte güzel çalışmalara imza atacağına yürekten inandığını belirtti.

Valilere, "Sizler Ankara'nın Anadolu'daki temsilcilerisiniz" diye hitap eden Yıldırım, "Bir insan düşünün, baş var, uzuvları var. Vatandaşa en yakın duran, vatandaşın her türlü sorunuyla derdiyle dertlenen birimler, mahalli idareler, yerel yönetimlerdir. Dolayısıyla bizim buradan, Ankara'dan gördüğümüzün, sizin gördüğünüzle aynı olmadığını biliyoruz. Her şeyden önce Ankara ile Anadolu'nun olaylara bakışı arasındaki uyumsuzluğun ortadan kalkması lazım. Neyi kast ediyorum? Biz Ankara'da bazı şeyleri yazıyoruz, çiziyoruz, talimatları gönderiyoruz. Düşünüyoruz ki her şey orada çiçek gibi gidiyor. Böyle olmadığını biliyoruz, gittiğimizde buna şahit oluyoruz." değerlendirmesini yaptı.

- "Sürekli iletişim arkadaşlar"

Sadece Ankara'yı sorumlu tutmanın haksızlık olacağını vurgulayan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ama Ankara'nın özellikle merkez teşkilatlarının sahada ne oluyor, ne bitiyor, bunları sürekli izlemesi lazım. İzlemekle de kalmayacak gidecek bizatihi bakacak. Orada acaba, yukarıda planlandığı, talimatlandırıldığı gibi işler düzgün gidiyor mu, gitmiyor mu yoksa bize verilen raporlar sahada farklı şekilde mi uygulanıyor? Bir kere bunu çok iyi görmemiz lazım. Sürekli iletişim arkadaşlar. Ankara sizinle iletişim halinde olacak, siz Ankara ile iletişim halinde olacaksınız. Yani dinamik bir yönetişim şekli ancak ve ancak sorunları zaman kaybetmeden çözüm üretmek için faydalı olabilir."

- "Menfaate yönelik iş yaparken sonuna kadar da korkun"

Mustafa Kemal Atatürk'ün, "Tatbik eden, icra eden, karar verenden daima daha kuvvetlidir" sözüne atıfta bulunan Başbakan Binali Yıldırım, şunları kaydetti:

"Bu çok doğru. Masa başında olanlar hesap kitap yaparlar ama sahadaki uygulama hiçbir zaman planlanan projeyle aynı olmaz. Onun için de memur uygulama yaparken korkar, çekingen davranır. 'Acaba bunu böyle talimat yazmışlar ama bunu uygulasam iş görülmüyor; uygulamasam, niye uygulamadın diye sual soruluyor. Ben ne yapacağım?'

Arkadaşlar memleketin, milletin işini yaparken şekil, usul hatası yapabilirsiniz. Sonuna kadar yapabilirsiniz. Hiç endişe etmeyin ama kendi ve bazı menfaate yönelik iş yaparken sonuna kadar da korkun. Milletin işini görüyorsanız, 'Efendim şurada hata yaptım, burada bilmem ne yaptım.' Bunlara takılmayın. Sahadaki hiçbir iş şekil ve usul hatası olmadan yapılmaz. Bunu bir kere unutmayın. Uygulamanın içinden gelen bir arkadaşınız olarak söylüyorum arkadaşlar. Eğer usulu, biçimi, her şeyi dört dörtlük yapmaya çalışırsanız işi yapamazsınız. Bir tercih yapacaksınız. İş mi yapacağız yoksa mevzuatı mı kollayacağız? Mesele milletin menfaati, ülkenin geleceği, menfaati ise hata yapın ama hainlik yapmayın. Hata yapmaya alan var ama hainliğe asla alan yok."

(Sürecek)


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×