Uluslararası İstanbul Hukuk Kongresi

- Yargıtay Başkanı Cirit: - "Türkiye gerçek anlamda insan hakları, demokrasi ve adalet üzerinde oldukça önemli başarılar sağlamıştır. Daha yaşanılır bir dünya, daha adaletli bir dünya için elimizden geleni yapacağız. Bu konuda hiç kimsenin kuşku duymamasını istiyoruz" - "Adaletin gerçekleşmesi için daha iyi bir yargı sisteminin nasıl oluşturulabirliğinin çalışmalarını bu kongrede ele aldık. Hukuk eğitiminden, adil yargılamadan ve yargılamanın hızlandırılmasından, hakim, savcı eğitiminden, son zamanlarda dünyada oldukça revaçta olan alternatif çözüm uyuşmazlıklarından bahsettik. Oldukça zengin, düşünsel bir platform oluştu. Bunların çıktılarından tüm hukuk dünyasının da faydalanmasını diliyoruz" - Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Akarca: - "Terörle mücadelede, siber suçlarla mücadelede, internet üzerinden işlenen suçlarla mücadelede, insan ticareti, göçmen kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti ve kara paranın aklanması gibi özellikle sınır aşan suçlarla mücadelede mutlaka bütün ülkelerin güçlü bir siyasi bir iradeyle ve samimi bir iş birliğine girmeleri, hukuk insanlarının da cesaretle bu iş birliğine katkıda bulunmaları gerekmektedir"

Uluslararası İstanbul Hukuk Kongresi

İSTANBUL (AA) - Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Türkiye'nin gerçek anlamda insan hakları, demokrasi ve adalet üzerinde oldukça önemli başarılar sağladığını belirterek, "Daha yaşanılır bir dünya, daha adaletli bir dünya için elimizden geleni yapacağız. Bu konuda hiç kimsenin kuşku duymamasını istiyoruz." dedi.

Cumhurbaşkanlığı'nın himayesinde, Adalet Bakanlığı'nın koordinatörlüğünde "Adli İşbirliğinin Geliştirilmesi Yargı İşleyişinin Hızlandırılması ve Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yolları" ana temasıyla Çırağan Sarayı'nda düzenlenen Uluslararası İstanbul Hukuk Kongresi sona erdi.

Kongrenin kapanışında yapılan törende konuşan Cirit, 3 gün boyunca verimli ve doyurucu tebliğlerin sunulduğunu, konuşmaların yapıldığını söyledi.

Her türlü dinin, düşüncenin ve mezhebin birlikte yaşadığı, hoşgörü içerisinde ilişkilerini sürdürdüğü İstanbul'da böyle bir kongre düzenlenmesinin de verimli olduğunu ifade eden Cirit, 48 ülke ve 185 katılımcının yer aldığı kongreyi düzenleyen Adalet Bakanlığı ve çalışanlarına teşekkür etti.

Kongrenin geleneksel hale gelmesi ve daha geniş katılımla devam etmesi için Yargıtay olarak her zaman destek vereceklerini vurgulayan Cirit, "Bu kongredeki sunumların ve çıktıların dünyaya yarar sağlamasını diliyorum. Adalet, bir kutup yıldızı gibidir. Her türlü mekanizma ve müessesenin bu kutup yıldızının çevresinde oluşması gerektiğine inanıyoruz. Adalet, devletin bekası, varlığıyla doğrudan ilintilidir. Adalet hükmediyorsa o devletin varlığı ve bekası devamlı olur. Ancak orada zulüm hakimse o devletin yok olması, batması muhakkaktır." diye konuştu.

Yargıtay Başkanı Cirit, tarih boyunca kurulan Türk devletlerinin adaleti asıl olarak kabul ettiklerini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Adaletin gerçekleşmesi için daha iyi bir yargı sisteminin nasıl oluşturulabirliğinin çalışmalarını bu kongrede ele aldık. Hukuk eğitiminden, adil yargılamadan ve yargılamanın hızlandırılmasından, hakim ve savcı eğitiminden, son zamanlarda dünyada oldukça revaçta olan alternatif çözüm uyuşmazlıklarından bahsettik. Oldukça zengin, düşünsel bir platform oluştu. Bunların çıktılarından tüm hukuk dünyasının da faydalanmasını diliyoruz. 2 yılda bir kongrenin yapılması söylenmişti. Ancak bunun unutulmaması, ara verilmemesi, her yıl yapılması için her türlü yardım ve katkıya hazırız. Her yıl daha büyük katılımla yapılmasının faydalı olacağını düşünüyorum."

- "Hep ezilenin yanında olduk"

Yargıtay Başkanı İsmail Rüştü Cirit, Türkiye'nin gerçek anlamda insan hakları, demokrasi ve adalet üzerinde oldukça önemli başarılar sağladığını belirterek, tarihte sürekli ezilen, mazlum ve mağdur edilenlerin yanında yer alındığını kaydetti.

Lübnan'da 2 milyon, Türkiye'de ise 3 milyon Suriyeli misafirin bulunduğunu dile getiren Cirit, "Savaştan kaçanların, can kaygısı peşine düşenlerin bir sığınağının olmasını düşünüyoruz. Tarih boyunca da böyle yaptık. Tarihte de hep ezilen ve mağdurların yanında yer almaya çalıştık. Bugün de bunu yapmaktayız. Yapmaya da devam edeceğiz. Daha yaşanılır bir dünya, daha adaletli bir dünya için elimizden geleni yapacağız. Bu konuda hiç kimsenin kuşku duymamasını istiyoruz." ifadelerini kullandı.

- "FETÖ sadece ülkemiz için bir tehlike değil"

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Akarca da hukukun ve adaletin olmadığı bir yerde huzurdan, barıştan ve güvenlikten bahsetmenin mümkün olmadığını, güvenlik ve adalet kavramlarının birbirlerini tamamladığını söyledi.

İnternet ve bilgi çağının yaşandığı, insanların hareket halinde olduğu bu çağda deneyimlerin aktarılmasının önemini vurgulayan Akarca, kongrede ele alınan konulara değindi.

Akarca, kongrede görüştükleri hukukçuların tek bir çaba içerisinde insanlığın refahı, mutluluğu ve huzuru için yakın bir işbirliğine ihtiyaç duyulduğunu ifade ettiklerini dile getirdi.

Türkiye'nin 40 yıldır terörle mücadele ettiğini, son olarak da FETÖ'nün darbe girişimiyle karşı karşıya kalındığını belirten Akarca, "15 Temmuz'da karşılaştığımız bu sorun, sadece ülkemiz için bir tehlike değil. Emin olun bunların faaliyette bulunduğu bütün ülkeler için gelecekte bir tehdit oluşturduğuna inanıyoruz. Bu tehdidin bertaraf edilmesi için bu örgütün yapısının iyi anlaşılması gerekir." değerlendirmesinde bulundu.

Bu örgütün TSK'ya, emniyet teşkilatına, yargı organlarına ve eğitim kurumlarına sızdığını anlatan Akarca, 15 Temmuz'daki darbe girişiminde de bunların karşısında milletin kahramanca bir direniş gösterdiğini, demokrasiden, hukuktan, meşruiyetten ve anayasal düzenden yana olduğunu bütün dünyaya gösterdiğini kaydetti.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Akarca, gelinen süreçte yargı kurumları, başta HSYK olmak üzere, başsavcılar ve hakimlerin hukukun üstünlüğüne, temel insan hak ve hürriyetlerine dikkat ederek soruşturmalarına başladıklarını anlattı.

- "Demokrasi içerisinde bu mücadeleyi vermek durumundayız"

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Akarca, inanç ve düşünce olarak bütün erdemlerin başının adalet olduğuna inandığını belirterek, şunları aktardı:

"Eğer dünyada adalet yoksa orada barıştan, refahtan bahsetmek mümkün değildir. Dünyamızda artık terör, küresel bir hale gelmiştir, bölgesel nitelikte olmaktan çıkmıştır. Terörle mücadelede, siber suçlarla mücadelede, internet üzerinden işlenen suçlarla mücadelede, insan ticareti, göçmen kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti ve kara paranın aklanması gibi özellikle sınır aşan suçlarla mücadelede mutlaka bütün ülkelerin güçlü bir siyasi bir iradeyle ve samimi bir işbirliğine girmeleri, hukuk insanlarının da cesaretle bu bu işbirliğine katkıda bulunmaları gerekmektedir. Şüpheliler ve suçlular hiç bir hukuk kuralını tanımadan rahatlıkla hareket edebilmekte, yer değiştirebilmekte, örgütlenebilmektedirler. Bunun karşılığında bizler, hukukçular elbette hukukla bağlıyız. Ne kadar canımız yanarsa yansın adaletten ve hukuktan, temel insan haklarından, düşünce ve ifade özgürlüğünden ödün vermeden demokrasi içerisinde bu mücadeleyi vermek durumundayız."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×