Uluslararası Bilim ve Teknoloji Konferansı

- Cumhurbaşkanı Erdoğan: (2) - "(FETÖ elebaşı Gülen'in iadesi) 85 koli dosya gönderdik, şimdi yeni dosyalar da ayrıca gidecek. Amerika bizden terörist istediği zaman biz hemen paketleyip gönderiyoruz, 'mahkeme kararı, şu, bu' demiyoruz. Terörist mi? Terörist, 'Tamam gönder.' gönderiyoruz ama biz aynı karşılığı stratejik ortağımızdan göremedik" - "(AB ile göçmenler konusunda varılan mutabakat) Bakıyorsunuz, doğru dürüst Türkiye'deki bu sahiplenmeyi gündeme getiren yok gibi, görmüyorlar, unutturmak istiyorlar. İşte Avrupa Birliği, söylüyorum sonra bazıları kızıyor, söz verdiler '3 milyar avro' dediler, hala 3 milyar avrodan Türkiye'ye gelen, bu da bize gelmiyor, mültecilere geliyor, 179 milyon avro. Söz verilen, 3 milyar avro. Süre geçti, yıl bitiyor. Güya ikinci bir 3 milyar avro daha vereceklerdi. Bunlar söz verirler ama yerine getirmezler" - "Uluslararası toplumda tüm bu sorunların çözümünde öncü olması, gerektiğinde etkin bir şekilde müdahale etmesi gereken Birleşmiş Milletler gibi mekanizmalar maalesef çalışmıyor. Bu yüzden dünya hızla yeni ve çok tehlikeli bir kaos dönemine doğru sürükleniyor. Türkiye olarak işte bu sorunlu gidişe 'Dünya 5'ten büyüktür' diyerek itirazlarımızı dile getiriyor, tekliflerimizi ifade ediyoruz"

Uluslararası Bilim ve Teknoloji Konferansı

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) elebaşı Fetullah Gülen'in iadesine ilişkin, "85 koli dosya gönderdik, şimdi yeni dosyalar da ayrıca gidecek. Amerika bizden terörist istediği zaman biz hemen paketleyip gönderiyoruz, 'mahkeme kararı, şu, bu' demiyoruz. Terörist mi? Terörist, 'Tamam gönder.' gönderiyoruz ama biz aynı karşılığı stratejik ortağımızdan göremedik." dedi.

Erdoğan, Sheraton Otel'de düzenlenen Uluslararası Bilim ve Teknoloji Konferansı'nın açılışında yaptığı konuşmada, küresel ve bölgesel düzeyde yaşanan sorunların, çok ciddi güvenlik kaygılarına, insani kriz tehditlerine, ekonomik sıkıntılara yol açtığı bir dönemden geçildiğini belirtti.

Türkiye'nin şu anda çok güçlü zıhlı taşıyıcılar yaptığını, dünyada bunların örnek yere sahip olduğunu ifade eden Erdoğan, bu taşıyıcıların silahlı mühimmatla donanımlı olduğunu, Türkiye'de bunun rekabetinin yapıldığını, uluslararası rekabette de çok güçlü konumda yer alındığını söyledi.

Erdoğan, 2008'de başlayan küresel finans krizinin Avrupa'da yeni sıkıntılarla etkisini sürdürdüğünü hatırlatarak, Suriye ve Irak'ta tüm hızıyla süren terörizm tehdidinin, özellikle Batı ülkelerinin yanlış politikaları nedeniyle küreselleşme yolunda hızla ilerlediğine dikkati çekti.

Ortaya çıkışını ve varlığını devam ettirmesinin hiçbir rasyonel sebebi olmayan terör örgütü DAEŞ yüzünden, insanlık tarihinin en köklü birikimlerinin ve en kadim halklarının adım adım yok edildiğini belirten Erdoğan, bölgedeki sorunların çözümünün, terör örgütleri karşısında özellikle ilkeli bir duruş sergilenmeden mümkün olmadığını vurguladı.

Erdoğan, Güney Asya'da milyonlarca masum insanın tüm dünyanın gözü önünde, sistematik bir şekilde, inanç ve etnik kökenli bir soykırıma tabi tutulduğunu ifade ederek, "Terörizmin yan etkilerinden biri olan mülteci sorununun yükü sadece en başta Türkiye'nin yer aldığı birkaç ülkenin sırtına yüklenmiş durumda. Maalesef gelişmiş ülkeler bu sorun karşısında sınırları kapatmaktan, duvarları yükseltmekten, mültecileri insanlık dışı uygulamalara tabi tutmaktan başka hiçbir şey yapmadı, yapmıyorlar." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu anda 3 milyon sığınmacının Türkiye'de olduğunu anımsatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"İşte daha kısa bir süre önce Amerika'da Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaydım ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde yine bu mülteci sorunu gündeme geldi. Bakıyorsunuz, doğru dürüst Türkiye'deki bu sahiplenmeyi gündeme getiren yok gibi, görmüyorlar, unutturmak istiyorlar. İşte Avrupa Birliği, söylüyorum sonra bazıları kızıyor, söz verdiler '3 milyar avro' dediler, hala 3 milyar avro'dan Türkiye'ye gelen, bu da bize gelmiyor, mültecilere geliyor, 179 milyon avro. Söz verilen, 3 milyar avro. Süre geçti, yıl bitiyor. Güya ikinci bir 3 milyar avro daha vereceklerdi. Bunlar söz verirler ama yerine getirmezler. Biz ne aldatan olacağız ne aldanan olacağız. Verseler de vermeseler de biz, bu bombalardan kaçan insanlara insani, vicdani, İslami görevimizi yerine getireceğiz. Çünkü bu da bu Türk milletinin, bu asil milletin tarih boyunca nerede konumlandığını göstermesi bakımından çok önemli."

- "Yeni nesil bir terör eylemi"

Aynı kayıtsızlığın, ikircikli tavrın terör örgütleriyle mücadele konusunda da geçerli olduğunu dile getiren Erdoğan, bu süreçte terörün de biçim değiştirdiğine, yeni metotlar, örgütlenme modelleri geliştirdiğine dikkat çekti.

Erdoğan, Türkiye'nin 15 Temmuz 2016 gecesi maruz kaldığı darbe girişiminin, aynı zamanda yeni nesil bir terör eylemi olduğunu vurgulayarak, devletin çeşitli birimlerine sızmış Fetullahçı Terör Örgütü üyelerinin son yıllarda yürüttüğü saldırıların, 15 Temmuz'da bir grup asker elbisesi giymiş teröristin giriştiği darbe girişimi ile zirveye ulaştığını söyledi.

Bu girişimin, milletin büyük bir cesaret ve fedakarlıkla darbecilerin karşısına dikilmesiyle başarısızlığa uğradığını anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Ben, milletimle iftihar ediyorum, gurur duyuyorum. Bu millet ne asil, ne mübarek bir millet ama bu teröristler zannediyorlardı ki F-16'ları ancak F-16'lar durdurur. Dün Kazan'da da söyledim, o ateş, bomba kusan helikopterleri ancak helikopterler, tankları tanklar durdurur, öyle zannediyorlardı. Ama, insanın büyük bir güç olduğunu, Allah'ın yeryüzündeki halifesi olduğunu bilmiyorlardı. Hiç F-16'lar onları korkutmadı. Onlar, F-16'ların da helikopterlerin de karşısında durdu, gerektiğinde tankların altına kendilerini attılar ve bu eylemi, darbe girişimini püskürttüler. Bunun dünyada örneği var mı? Yok. İşte bu da bir tarihtir. Kayıtlara bu da böyle girecektir."

- "17 yıldır 400 dönüm arazide saltanat sürüyor"

Fetullahçı Terör Örgütü'nün sadece Türkiye için değil, farklı kılıflar altında varlık gösterdiği her bir ülke için güvenlik tehdidi olduğuna dikkat çeken Erdoğan, bunu devlet ve hükümet başkanlarına söylediğini ancak hala bunun farkında olmayanların bulunduğunu söyledi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Başta Amerika, 'Mahkemeler karar verecekmiş'. 85 koli dosya gönderdik, şimdi yeni dosyalar da ayrıca gidecek. Amerika bizden terörist istediği zaman biz hemen paketleyip gönderiyoruz, 'mahkeme kararı, şu, bu' demiyoruz. Terörist mi? Terörist, 'Tamam gönder.' gönderiyoruz ama biz aynı karşılığı stratejik ortağımızdan göremedik. Konuştuğumuz zaman da 'Bunu medya üzerinden yapmayalım.' Eyvallah medya üzerinden yapmayalım. Önce biz, büyükelçilerimiz vesaire onlar vasıtasıyla bizzat kendimiz, telefonlarla görüşmek suretiyle, dışişleri bakanlarımız görüşmek suretiyle, devlet başkanları olarak görüşmek suretiyle zaten bunu sizlerle paylaşıyoruz. Ama bir terörist hala 17 yıldır 400 dönüm arazide saltanat sürüyor, bize teslim etmiyorsunuz. Bunu her yerde söylediğim için burada da rahat rahat söylüyorum çünkü gıyapta konuşmak bize yakışmaz. Biz konuşulması gereken neyse bunu konuşuruz. Kendi içimizde bile bazıları diyorlar ki 'Ya bizim Cumhurbaşkanımız da her şeyi, her zaman bakıyorsunuz böyle çok dik konuşuyor.' Ya olduğun gibi görüneceksin, ya göründüğün gibi olacaksın. Bunu saklamaya, gizlemeye gerek yok."

Benzer terör eylemlerine karşı tüm dünyanın teyakkuz halinde bulunmasında fayda gördüklerini belirten Erdoğan, "Ne diyor, '170 ülkede biz bu faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.' Biz de o 170 ülkeye diyoruz, uyanık olun. Yarın bu aynı şey sizin de başınıza gelir." dedi.

- "İnsanların birbirine sorumlulukları arttı"

Erdoğan, bir taraftan güvenliği ve geleceği tehdit eden bu tür sorunlarla boğuşulurken, diğer taraftan da ekonomik refaha ve altyapıya ilişkin standartların yükseldiği bir çağın yaşandığını ifade ederek, son çeyrek asırda dünyanın iletişim ve ulaşım imkanlarında baş döndürücü gelişmelere sahne olduğunu söyledi.

İnternet, mobil iletişim araçları, uydu teknolojilerinin artık hayatın vazgeçilmezleri arasına girdiğini belirten Erdoğan, her geçen gün daha fazla insanın teknolojinin sunduğu imkanlardan, getirdiği yeniliklerden faydalandığını kaydetti.

Bu yeni araçlar sayesinde kıtaların, bölgelerin ve ülkeler arasındaki mesafe anlamsız hale gelirken, insanların birbirine olan sorumluluklarının da arttığını dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bugün çoğu Afrika'da olmak üzere dünyada yeterli gıda ve enerji gibi temel imkanlardan yoksun bir şekilde hayata tutunmaya çalışan yüz milyonlarca insan var. İnsanlık tarihinin en muazzam üretim gücüne kavuştuğu bir dönemde, dünyanın bir bölümünde hala asgari hayat şartlarından mahrum toplumların bulunması utanç vericidir. Uluslararası toplumda tüm bu sorunların çözümünde öncü olması, gerektiğinde etkin bir şekilde müdahale etmesi gereken Birleşmiş Milletler gibi mekanizmalar maalesef çalışmıyor. Bu yüzden dünya hızla yeni ve çok tehlikeli bir kaos dönemine doğru sürükleniyor. Küresel istikrar ve huzurun anahtarı olan adaletin sağlanamadığı, hatta bu yöndeki boşluğun giderek daha da arttığına şahit oluyoruz. Türkiye olarak işte bu sorunlu gidişe 'Dünya 5'ten büyüktür' diyerek itirazlarımızı dile getiriyor, tekliflerimizi ifade ediyoruz."

(Sürecek)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×