Türk-Arap Yükseköğretim Kongresi

- Cumhurbaşkanı Erdoğan: (3) - "Ne yazık ki İslam dünyası şu anda Şia ve Sünnilik tehdidi altındadır. Ben bunu İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesinde de konuştum. Bizim Şiilik diye bir dinimiz yok. Bizim Sünnilik diye de bir dinimiz de yok. Bunlar birer yoldur. Ama bizim bunların üzerinde tek dinimiz var. O da İslam'dır ve bizler birer Müslüman olarak kardeşliğimize asla gölge düşürmemeliyiz" - "Öldüren 'Allahuekber' diyor. Ölen? O da 'Allahuekber' diyor. Biz bu günlere gelmeli miydik? Onun için siz değerli ilim adamlarımıza bu noktada çok büyük görev düşüyor. Bütün üniversitelerimizde gençlerimizi bu noktada çok iyi yetiştirmemiz lazım. Zira gençlerimizden bu yanlış, bu ifrat örgütlere kayanlar oluyor"

Türk-Arap Yükseköğretim Kongresi

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ne yazık ki İslam dünyası şu anda Şia ve Sünnilik tehdidi altındadır. Ben bunu İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesinde de konuştum. Bizim Şiilik diye bir dinimiz yok. Bizim Sünnilik diye de bir dinimiz de yok. Bunlar birer yoldur. Ama bizim bunların üzerinde tek dinimiz var. O da İslam'dır ve bizler birer Müslüman olarak kardeşliğimize asla gölge düşürmemeliyiz" dedi.

Türk-Arap Yükseköğretim Kongresinin Kapanış Oturumu ve Gala Yemeği'nde konuşan Erdoğan, İslam dünyasının içinde bulunduğu önemli sıkıntılardan birinin mezhepçilik olduğuna işaret etti.

Erdoğan, "Ne yazık ki İslam dünyası şu anda Şia ve Sünnilik tehdidi altındadır. Ben bunu İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesinde de konuştum. Bizim Şiilik diye bir dinimiz yok. Bizim Sünnilik diye de bir dinimiz de yok. Bunlar birer yoldur. Ama bizim bunların üzerinde tek dinimiz var. O da İslam'dır ve bizler birer Müslüman olarak kardeşliğimize asla gölge düşürmemeliyiz. Kim ki 'Benim mezhebim senin mezhebinden daha üstündür' diyorsa, İslam'a zarar veriyor. İslam'a zarar vermeye kimsenin hakkı yok, ister Sünni olsun ister Şii olsun. Biz böyle bir ayrımcılığın içerisine giremeyiz." diye konuştu.

İkinci sıkıntıyı ırkçılık olarak açıklayan, en önemli tehditlerden birinin ırkçılık olduğunu dile getiren Erdoğan, "Türk", "Arap" şeklinde konuşulduğunu, kendisinin buna üzüldüğünü belirterek, şöyle devam etti:

"Arap Birliği... Bunun karşısında Türk Birliği mi olacak? Niye olsun ya? Şimdi bir taraftan İslam İşbirliği diyorsun, öbür taraftan Arap Birliği diyorsun. Bu ne menem iştir, nasıl bir şeydir bu? Biz, İslam Birliği niye demiyoruz da Arap Birliği diyoruz? Ne Arabın Arap olmayana, ne Arap olmayanın Araba üstünlüğü vardır, üstünlük ancak takva iledir. Özü bu. Biz ölçülerimizi kaybettik. Ölçülerimizi kaybettiğimiz için de sıkıntı yaşıyoruz. Bu ölçüleri bizim yeniden yakalamamız lazım. Yeniden bizim aslımıza dönmemiz lazım. Eğer bunu yakalayamazsak, geçen bu sürelere yazık olur. Bakıyorsun, Arap kardeşim bana farklı bakıyor, ben Türküm, eğer Türk de Araba farklı bakıyorsa yandık. Bizim renklerimizde herhangi bir şey olabilir mi? Ne siyahın beyaza ne beyazın siyaha üstünlüğü vardır. Ölçü bu. Batı dünyası bu ayrımları yaparken İslam dünyasında bu sıkıntı yoktu. Biz onlara bu dersleri verdik. Çünkü biz yaratılanı yaratandan ötürü sevdik, renginden dolayı değil, kavminden dolayı değil, ülkesinden dolayı değil, makamından dolayı değil, rütbesinden dolayı değil. Bundan dolayı sevdik. Bu yanlışı gidermemiz lazım."

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, üçüncü sıkıntının terör olduğunu belirterek, Boko Haram, El Kaide, Şebab'ın insanları İslam adına öldürdüğünü söylediğini, Allahuekber diyerek öldürdüğünü belirterek, "Peki ölen? O da 'Allahuekber' diyerek ölüyor. Şu hale bak ya. Müslümanlar ne hale düştü. Öldüren 'Allahuekber' diyor. Ölen, o da 'Allahuekber' diyor. Biz bu günlere gelmeli miydik? Onun için siz değerli ilim adamlarımıza bu noktada çok büyük görev düşüyor. Bütün üniversitelerimizde gençlerimizi bu noktada çok iyi yetiştirmemiz lazım. Zira gençlerimizden bu yanlış, bu ifrat örgütlere kayanlar oluyor. Onları oralara kaymaktan kurtarmamız gerekiyor." diye konuştu.

Erdoğan, Türkiye'nin terör örgütüyle mücadelede 35 yıldır 40 bin kişiyi kaybettiğini, terörle yoğun şekilde mücadele edildiğini vurguladı.

Suriye'de devlet terörü olduğunu ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle tamamladı:

"Orada bir terörist, devletin başında bir kişi var. 500 bin insan, 500 bin kardeşimiz Suriye'de bugüne kadar öldürüldü. Değil mi? Peki, bakıyorsunuz kimler burada devreye giriyor, İslam'la alakası olmayanlar giriyor. Şu anda 500 bini aşkın insan Suriye'de ölürken, 1 milyona yakın insan yaralıyken, Suriye'de artık tarih kaldı mı? Suriye'de artık kültür kaldı mı? Suriye'de artık sanat kaldı mı? Suriye'de artık camilerimiz, köprülerimiz her şey gitti mi? Gitti. Peki yeniden bir Suriye'yi acaba yıkanlar yeniden inşa edecekler mi? Irak'ta aynı şey olmuyor mu? Filistin'de aynı şey olmuyor mu? Yemen'de aynısı olmadı mı? Afganistan'da aynısı olmadı mı? Oynanan oyun tamamıyla İslam dünyasının üzerinde, İslam ülkelerinde. Bu oyun buralarda oynanıyor. Onun için ilim erbabı, hikmet erbabı elindeki gençleri buna göre yarınlara hazırlamalıdır diye düşünüyorum. Temennim odur ki İslam dünyası şöyle bir silkelenir kendine gelir, Bünyan-ı Mersus olur ve böylece geleceğe farklı bir şekilde yürürüz."

Erdoğan, programın düzenlendiği otelin girişinde Türkiye Karate Milli Takımı ile çıkışta ise Bucasporlu futbolcularla fotoğraf çektirdi.

Programa, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, İstanbul Valisi Vasip Şahin ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi Rektörü İhsan Karaman da katıldı.

(Bitti)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×