TRT World Tanıtım Gecesi

- Cumhurbaşkanı Erdoğan: (2) - "Şayet o gece darbe teşebbüsü başarılı olsaydı, bugün demokrasi ve özgürlük havarisi kesilen uluslararası medya, kamerasını, kalemini darbeyi meşrulaştırmak için seferber edecekti. Bugün bizi basın özgürlüğü üzerinden eleştirenler, terör yardakçılarını bağırlarına basanlar böyle bir durumda ekranlarını ve sayfalarını cuntacıların emrine vereceklerdi. Geçmişte bunu yaptılar zaten. Tıpkı Mısır'da olduğu gibi eli kanlı darbeci katiller, demokrasi kahramanı gibi yansıtılacaktı ama başarılı olamadılar. Hazırlanan manşetler boşa gitti, manşetler hazırdı ama hepsi boşa gitti" - "(Diriliş Ertuğrul dizisi) Az önce Diriliş'in yönetici ve kadrosuna onu söyledim. Onların o şekilde yorum yapmalarına, değerlendirmelerine hiç kafanızı takmayın, yola devam edin. Bu millet sizi bağrınıza basmış, onlar bassa ne yazar, basmasa ne yazar. Onların orada verilecek şekli bir ödülü önemli değil, asıl önemli olan şu milletin gönlünü siz kazandınız, işte asıl mükafat, asıl ödül bu" - "Türkiye'nin uluslararası alandaki başarıları, ülke içinde yaşadığı büyük değişim ne yazık ki dışarıya yeterince anlatılamıyor. Hatta çoğu zaman başarılarımız yok sayılıyor. Ülkemizde meydana gelen hadiseler tamamen çarpıtılarak olduğundan farklı bir şekilde gösteriliyor. Medya organları vasıtasıyla oluşturulan algı hakikatin önüne geçiyor" - "15 Temmuz gecesi ve sonrasında yaşadıklarımız, Türkiye'ye yönelik çifte standardın artık ayyuka çıktığı en çarpıcı örnektir. Bu süreçte gördüklerimiz, okuduklarımız, izlediklerimiz, bize, kendi göbeğimizi kendimizin kesmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmıştır" - "Şimdi önümüzde yeni ve kritik bir dönem bulunuyor. O gece Feto'cu teröristlerin başarılı olması için dua edenler, ülkemizi karalama, yeni Türkiye'nin önünü kesme çabalarından vazgeçmediler, şunu hatırlatayım vazgeçmeyecekler. Bu kesimler milletimizi 2023 hedeflerinden alıkoymak ve öz güvenini törpülemek için ellerinden geleni yapmaya devam ediyorlar"

TRT World Tanıtım Gecesi

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şayet o gece darbe teşebbüsü başarılı olsaydı bugün demokrasi ve özgürlük havarisi kesilen uluslararası medya, kamerasını, kalemini darbeyi meşrulaştırmak için seferber edecekti. Bugün bizi, basın özgürlüğü üzerinden eleştirenler, terör yardakçılarını bağırlarına basanlar böyle bir durumda ekranlarını ve sayfalarını cuntacıların emrine vereceklerdi. Geçmişte bunu yaptılar zaten. Tıpkı Mısır'da olduğu gibi eli kanlı darbeci katiller, demokrasi kahramanı gibi yansıtılacaktı ama başarılı olamadılar. Hazırlanan manşetler boşa gitti, manşetler hazırdı ama hepsi boşa gitti." dedi.

Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen TRT World Tanıtım Gecesi'nde yaptığı konuşmada, "Marifet, iltifata tabidir" sözünü anımsatarak, yapılanlar kadar, yapılanların hakkıyla anlatılmasının da önemini vurguladı.

Bu konuda uzun yıllar sıkıntı yaşadıklarına dikkati çeken Erdoğan, "Türkiye'nin uluslararası alandaki başarıları, ülke içinde yaşadığı büyük değişim, ne yazık ki dışarıya yeterince anlatılamıyor. Hatta çoğu zaman başarılarımız yok sayılıyor. Ülkemizde meydana gelen hadiseler tamamen çarpıtılarak, olduğundan farklı bir şekilde gösteriliyor. Medya organları vasıtasıyla oluşturulan algı, hakikatin önüne geçiyor." diye konuştu.

Son üç yılda Türkiye'nin yaşadığı birçok olayda, bu acı gerçeği defaatle tecrübe ettiklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Gezi olayları sırasında uluslararası basın yayın kuruluşlarının nasıl bir dil kullandığını, adeta olayları provoke etmek için nasıl yanlı davrandıklarını hepimiz çok iyi biliyoruz. Küresel medya kuruluşları İstanbul'da ve Ankara'da sokakları yağmalayan, önlerine gelen her şeyi yakıp yıkan, molotof ve hatta silahla polisimize saldıran, işte son olarak kaymakamımızı Derik'te şehit eden vandalların, alçakların kahramanlaştırılması başta olmak üzere ne kadar ilkesizlik varsa yapmaktan çekinmediler.

Benzer olaylar birkaç ay sonra Almanya'da, Fransa'da, Amerika'da olunca hepsi de üç maymunu oynadılar. Çünkü cibilliyetlerinde o var. Alman veya Amerikan polisinin göstericileri yerlerde sürüklemesi, taşkınlıklara en sert şekilde müdahale etmesi, hiçbir zaman polis şiddeti olarak tanımlanmadı. Sokakları işgal edenlere 'cici ve zeki çocuklar' güzellemesi de yapılmadı. Olaylar kesintisiz bir şekilde canlı olarak da verilmedi. Öte yandan Mısır'da demokrasi katledilirken, darbe ile yüzde 52 ile gelmiş bir cumhurbaşkanı veya başkan indirilirken, binlerce insan, sırf iradelerine sahip çıktıkları için meydanlarda öldürülürken, bu medya organları sırra kadem basmışlardı. Hatta bunların önemli bir kısmı daha sonra darbeyi meşrulaştıracak yayın politikası izlemekten de geri durmadılar."

- "Kimse bize el kol hareketi yapmasın"

DEAŞ'a karşı en büyük mücadeleyi veren, yüzlerce vatandaşını örgütün kanlı eylemlerinde kaybeden Türkiye'nin, yine bu medya kuruluşları tarafından kara propagandasının hedefi haline geldiğine işaret eden Erdoğan, "15 Temmuz gecesi ve sonrasında yaşadıklarımız Türkiye'ye yönelik çifte standardın artık ayyuka çıktığı en çarpıcı örnektir. Bu süreçte gördüklerimiz, okuduklarımız, izlediklerimiz, bize, kendi göbeğimizi kendimizin kesmesi gerektiğini bir kez daha hatırlatmıştır. Yıllardır her fırsatta bize demokrasi ve özgürlük dersi verenler 7'den 70'e milletimizin tamamının seferber olduğu, 248 şehit, 2 bin 193 gazi pahasına yazdığı demokrasi destanını adeta görmezden geldiler. Diyorum ki, kimse bize parmak sallamasın, kimse bize el kol hareketi yapmasın. Bu millet, kendi kaderini tayin etme iktidarına sahiptir, bu böyle bilinsin." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fetullahçı Terör Örgütü'nce (FETÖ) yapılan 15 Temmuz darbe girişimi sırasında, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 30 vatandaşın darbeciler tarafından şehit edildiğini, yine bu çevrede 36 kişinin de yaralandığını kaydetti.

Darbe girişiminin başarılı olmasını umut eden birçok basın yayın kuruluşunun 16 Temmuz sabahı sükutu hayale uğradıklarını hep birlikte gördüklerini ifade eden Erdoğan, daha da ötesi darbecileri Türkiye'nin son umudu olarak gören yazarlar ve yorumcuların bulunduğuna dikkati çekti.

PKK ve FETÖ sempatizanlığının Batı medyasında alıp başını gittiğini dile getiren Erdoğan, "İstiklallerine ve istikballerine canları pahasına sahip çıkan bir milleti 'koyun' diyerek, 'vahşi sürüler' diyerek aşağılamaya cüret eden sözde gazeteciler gördük. Hatta 7 Ağustos'ta Yenikapı Meydanı'nı dolduran 5 milyon kişiyi, iktidar muhalifi gibi takdim eden sahtekar medya mensupları bile çıktı. Son dört ayda her türlü ilkesizliği, riyakarlığı, ahlaksızlığı gördük, yaşadık." dedi.

- "Hazırlanan manşetler boşa gitti"

Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle devam etti:

"Şundan emin olun, şayet o gece darbe teşebbüsü başarılı olsaydı, bugün demokrasi ve özgürlük havarisi kesilen uluslararası medya, kamerasını, kalemini darbeyi meşrulaştırmak için seferber edecekti. Bugün bizi basın özgürlüğü üzerinden eleştirenler, terör yardakçılarını bağırlarına basanlar böyle bir durumda ekranlarını ve sayfalarını cuntacıların emrine vereceklerdi. Geçmişte bunu yaptılar zaten. Tıpkı Mısır'da olduğu gibi eli kanlı darbeci katiller, demokrasi kahramanı gibi yansıtılacaktı ama başarılı olamadılar. Hazırlanan manşetler boşa gitti, manşetler hazırdı ama hepsi boşa gitti. Darbeyi meşrulaştırmaya yönelik tüm argümanlar çöktü. O gece uluslararası medyada ve aynı zihniyette yayın yapan ülkemiz televizyonlarındaki bazı gazetecilerin yüzlerini bir hatırlayın. Hepsi de darbenin başarısız olmasının getirdiği derin bir hayal kırıklığı ve hatta kızgınlık içindeydi."

Madalyonun diğer yüzünde, ülke ve demokrasi adına kaydettikleri bu başarıda, yerli ve milli çizgide yayın yapan medya kuruluşlarının, en başta da TRT'nin çok önemli payı olduğunu belirten Erdoğan, "Özellikle TRT World'ün o gece darbeciler tarafından hedef alınmasını, ele geçirilmeye çalışılmasını ben son derece manidar buluyorum. Darbeciler şayet TRT World'ün sesini tamamen kesebilseydiler, Türkiye'nin dünyaya yayın yapan tek İngilizce kanalını da durdurmuş olacaklardı. Fakat muvaffak olamadılar. Yine TÜRKSAT'ı ele geçirerek, televizyon ekranlarını da tamamen karartma planları da o gece başarısızlığa uğradı." ifadelerini kullandı.

- "Yeni Türkiye'nin önünü kesme çabalarından vazgeçmediler"

Özel medya kuruluşlarının çoğunun demokrasi ve hukuk adına örnek gösterilecek bir tavır sergilediğine işaret eden Erdoğan, darbe girişiminden sonra teşekkür ettiği bu kuruluşlara bir kez daha teşekkür etti.

"Milletimiz, medyamız, siyasi partilerimiz, sivil toplum kuruluşlarımız, polisimiz, üniformasına ihanet etmeyen askerlerimiz o gece yek vücut oldu ve tüm Türkiye'yi darbecilere dar etti." diyen Erdoğan, "Şimdi önümüzde yeni ve kritik bir dönem bulunuyor. O gece Feto'cu teröristlerin başarılı olması için dua edenler, ülkemizi karalama, yeni Türkiye'nin önünü kesme çabalarından vazgeçmediler, şunu hatırlatayım, vazgeçmeyecekler. Bu kesimler milletimizi 2023 hedeflerinden alıkoymak ve öz güvenini törpülemek için ellerinden geleni yapmaya devam ediyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

Konuşmasında "Aslanlar kendi hikayelerini yazmadıkça, avcıların kahramanlık hikayelerini dinlemek zorundayız." şeklindeki Afrika atasözünü anımsatan Erdoğan, "Onun için aslanlar kendi hikayelerini yazmaya devam edecekler." dedi.

Erdoğan, "Az önce Diriliş'in yönetici ve kadrosuna onu söyledim. Onların o şekilde yorum yapmalarına, değerlendirmelerine hiç kafanızı takmayın, yola devam edin. Bu millet sizi bağrınıza basmış, onlar bassa ne yazar, basmasa ne yazar. Onların orada verilecek şekli bir ödülü önemli değil, asıl önemli olan şu milletin gönlünü siz kazandınız, işte asıl mükafat, asıl ödül bu." ifadelerini kullandı.

- "Benim torunlarım bile bırakamıyorlar"

"Baki kalan bu kubbede hoş bir seda imiş meğer" diyoruz ya, mesele bu" diyen Erdoğan, Diriliş Ertuğrul dizisi ekibini alkışlayarak, "Benim torunlarım bile bırakamıyorlar, tamamını izlemek yetmiyor, bir de özetini izliyorlar. Bu denli artık gönülleri fethetmiş bir dizi bu, sıradan değil. Ama onlar, beyefendi izleyememiş, fırsat bulursa izleyecekmiş." dedi.

Başkalarının kendilerini anlamasını ve hakkıyla anlatmasını beklemenin boş bir çaba olduğunu artık çok iyi bildiklerini dile getiren Erdoğan, bu çerçevede tüm görüntülü ve yazılı medya kuruluşlarına, bilhassa da TRT World'e çok önemli görevler düştüğünün altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, TRT World kanalından en iyi haberciliği, en iyi televizyonculuğu yaparak, Türkiye'nin ve milletinin gerçeklerini dünyaya anlatmasını beklediklerini ifade etti.

İlerleyen günlerde Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde daha farklı programlarla daha güçlü mesajların verileceğini belirten Erdoğan, "Bu sahne gerçekten henüz görevini tam yapmış değil, görevini de tam yapacağı günler yakındır diye inanıyorum." şeklinde konuştu.

- "Mazlumların gür sesi olarak görmek istiyoruz"

"TRT World'ün kameralarının vizörünü güce ve güçlüye değil, mazlumlara, ezilenlere, hikayesini anlatacak birini arayanlara odaklamasını arzu ediyoruz." ifadesini kullanan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu kanalımızı zalimlerin propaganda bülteni değil, mazlumların gür sesi olarak görmek istiyoruz. TRT, bugüne kadar diğer medya kuruluşlarımız içinde gerçekten büyük bir okul oldu. Sunucularıyla, habercileriyle, teknik personeliyle TRT kadroları her zaman el üstünde tutuldu. İnşallah TRT World de İngilizce yayın alanında, Türkiye'yle birlikte tüm dost ülkelerin insan kaynağı haline dönüşecektir, ben buna inanıyorum. Kanal çalışanlarının her birinin ülkemizin dış dünyaya açılan yüzü olduğu bilinciyle, taşıdığı ağır sorumluluğun şuuru ile hareket edeceğine yürekten inanıyorum. Sizlere yakışan dünyada ses getirecek, medyadaki statükoya meydan okuyacak, yayıncılık alanında yeni bir çizgi oluşturacak, kaliteli, nitelikli projeler hayata geçirmektir ve bu kadro bunu gerçekleştirecektir."

TRT World'ün hayırlı olmasını dileyerek, tüm ekibine başarılar dileyen Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş'a, TRT Genel Müdürü Şenol Göka ve tüm ekibine, Anadolu Ajansına (AA) teşekkür etti.

Konuşmalar sonrasında TRT Genel Müdürü Göka, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a eski bir radyo takdim etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş ve eşi Sevgi Kurtulmuş, TRT Genel Müdürü Göka, AA Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Şenol Kazancı ve diğer katılanlarla fotoğraf çekildi.


(Bitti)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×