Trafik kazasında ölen gencin ailesine tazminat

- Anayasa Mahkemesi, çocuklarının trafik kazasında ölümünden 4 ay boyunca haberdar edilmeyen aileye 25 bin lira tazminat ödenmesine karar verdi

Trafik kazasında ölen gencin ailesine tazminat
06 Mayıs 2016 Cuma 15:32

ANKARA (AA) - Anayasa Mahkemesi, çocuklarının trafik kazasında ölümünden 4 ay boyunca haberdar edilmeyen aileye 25 bin lira tazminat ödenmesine karar verdi.

Ankara'da 6 Aralık 2012'de, bir çekicinin yayaya çarpması sonucu, 26 yaşındaki Renas Bulut, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

Olayda, taksirle ölüme neden olma suçundan yargılanan sürücü E.E, tali kusurlu, hayatını kaybeden Renas Bulut ise asli kusurlu sayıldı.

Bulut'un, görüşün az olduğu gece vakti, taşıt kullanımına ayrılmış yolun sağ şeridinde, araçlara sırtı dönük şekilde yürüdüğü ve can güvenliğini tehlikeye düşürdüğü sonucuna ulaşıldı.

Mahkeme, sürücü E.E'nin, tali kusurlu olarak eylemi işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi.

Karara yapılan itirazın reddedilmesi üzerine, Renas Bulut'un annesi Hadra Akgül ve kardeşleri, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulundu.

Ailesi, kaza sırasında Renas Bulut'un üzerinde nüfus cüzdanı ve telefonu bulunmasına rağmen, yetkililerin ve sürücünün kendilerini arayarak ölümden haberdar etmediğini, 14 Mart 2013'te kendilerine tebliğ edilen talimat ve iddianame ile olaydan 4 ay sonra ölümden haberdar olduklarını, Adli Tıp Kurumunu aradıklarını ve Bulut'un cesedinin morgda bekletildiğini öğrendiklerini iddia etti.

Aile, ölüm olayı hakkında etkili bir soruşturma ve kovuşturma yürütülmemesi nedeniyle adil yargılanma, etkili başvuru ve iki dereceli yargılanma haklarının ihlal edildiğini öne sürdü.

- İhlal kararı

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm olayı hakkında etkili bir soruşturma ve kovuşturma yürütülmediği şikayetine ilişkin olarak Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar verdi.

Kararda, mahkeme tarafından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, somut olayda elde edilen kanıtlarla çelişecek biçimde ve açıkça hukuka aykırılık oluşturacak şekilde gerekçesiz ve keyfi verildiğinden söz edilemeyeceği vurgulandı.

Bu nedenle başvurucuların, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin iddiaları yönünden temel bir hak ihlalinin söz konusu olmadığı sonucuna varıldı.

Başvurucuların, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmadan haberdar edilmediği, bunun doğal sonucu olarak soruşturma aşamasında yapılan hiçbir işleme katılamadığı ve yapılan işlemlere itiraz edebilme olanağı elde edemediği anlatılan kararda, bu durum dikkate alındığında, başvurucuların, soruşturmanın ilk ve kritik aşamalarında yer alamadığı, olayın çözümlenmesi açısından kritik öneme sahip araştırmalara meşru menfaatlerini koruyabilecek ölçüde katılma olanağına sahip olamadığı ifade edildi. Kararda, şunlar kaydedildi:

"İddianamenin tebliğinden sonra başvuruculardan Hadra Akgül, sürücü hakkında açılan kamu davasına katılmış ise de olayın gerçekleşmesinden altı ay sonra sağlanan bu imkanın başvurucuların meşru menfaatlerini korumak için yeterli olmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle kovuşturma aşamasında yapılan işlemlerle derece mahkemelerinin dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelere göre verdiği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bakımından yaşam hakkının usul boyutu yönünden bir ihlal bulunmamakla birlikte, başvurucuların olayın çözümlenmesi açısından kritik öneme sahip araştırmaların yapıldığı soruşturma aşamasına meşru menfaatlerini koruyabilecek ölçüde katılma olanağına sahip kılınmamalarının, Anayasa’nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunu ihlal ettiği sonucuna varılmıştır."

Anayasa Mahkemesi, başvuruculara, müştereken 25 bin lira net manevi tazminat ödenmesine, tazminata ilişkin diğer taleplerin reddine hükmetti.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×