TOBB 72. Genel Kurul Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Töreni

- Cumhurbaşkanı Erdoğan: (2) - "(Vize serbestisi için AB'nin öne sürdüğü şartlar) Beş tane madde var ki bunların içerisinden bir tanesi felaket. Nedir o? 'Terörle Mücadele Yasası'nı değiştireceksiniz' dediler. Bize bu aklı verenler, önce Avrupa'da parlamentonun önüne teröristlerin kurduğu çadıra niye müsaade ediyorlar? Önce bunun cevabını versin" - "(AB'den sığınmacılar için verilecek yardım) Biz konteyner kentleri kurmuşuz, çadır kentleri kurmuşuz. Bunlar bize hala 'Proje gönderin, size para gönderelim' diyorlar. Dalga mı geçiyorsunuz? Böyle bir şey olabilir mi? Bu, bir milletin asaletiyle adeta dalga geçmektir. Biz, bu asaletimizle size dalga geçirtmeyeceğiz" - "3 milyon mülteciye bu millet bakıyor değil mi? Ne dediler, 'Biz size yılda 3 milyar avro vereceğiz'. Peki bu parayı verdiler mi şu ana kadar? Yok. Hala orta sahada top çeviriyorlar. Verecekseniz verin. Bu parayı gidip de filanca yerden buraya dolaşıp gelecek diye bize adresler vermeyin. Buraya geliyor yöneticiler, gidiyor bizim kampları geziyor, öbür taraftan da diyor ki 'Bize proje gönderin'. Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz ne projesi? Şu anda 25 kamp var. Bu kampları görüyorsunuz. Proje diye bir şey yok. Biz uyguladık."

TOBB 72. Genel Kurul Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Töreni

ANKARA (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, vize serbestisi konusunda AB'nin öne sürdüğü şartlarla ilgili, "Beş tane madde var ki bunların içerisinden bir tanesi felaket. Nedir o? 'Terörle Mücadele Yasası'nı değiştireceksiniz' dediler. Bize bu aklı verenler, önce Avrupa'da parlamentonun önüne teröristlerin kurduğu çadıra niye müsaade ediyorlar? Önce bunun cevabını versin" dedi.

Erdoğan, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İkiz Kuleler'de yapılan "TOBB 72. Genel Kurul Hizmet Şeref Belgesi ve Plaket Töreni"nde yaptığı konuşmada, turizm sektöründe "Acaba dünyadaki operatörler buraya turist getirler mi?" gibi bir düşünce olmaması gerektiğini söyledi.

Turizmcilere seslenen Erdoğan, "Artık biz, dünyayı kazan-kepçe anlayışıyla turizm noktasında operatörleri kurarak, biz gidip oralardan müşteriyi alıp buraya getireceğiz. Bunu yapmamız lazım. Bunu yapacak güçte olduğumuza inanıyorum. Sektörde bu gücü elinde tutan girişimcilerimizin olduğunu da biliyorum. Başka türlü 2023 hedeflerimize nasıl ulaşabiliriz? Başka türlü bölgemizin ve dünyanın, adeta fokur fokur kaynadığı şu dönemden nasıl güçlenerek çıkabiliriz? Daha da ötesi eğer böyle yapmazsak vatanımızın bütünlüğünü, milletimizin birliğini nasıl güvence altına alabiliriz?" diye konuştu.

TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun, "Yılda 1 milyon 400 bin işsizi, iş sahibi yapmak için gerekli çalışmayı yapacağız" sözlerini Türkiye için yeni bir sıçrama noktası olarak gördüğünü belirten Erdoğan, TOBB'a teşekkür etti. Bunun çok önemli bir adım olduğunun altını çizen Erdoğan, artan nüfusla beraber bakıldığında 1,5 milyon işsizin, 1 milyon 400 bin üyesi bulunan TOBB çatısı altında iş sahibi yapılmasının, hem işverenler hem de ülke için çok büyük bir dinamizmin kazanılması anlamına geleceğini söyledi.

Bu gücün TOBB'da olduğuna inandığını ifade eden Erdoğan, "Her üye ortalama bir işsiz alacak. Hesap bu kadar basit. Ben piyasa adamı olduğum için öyle bakıyorum olaya. Bunu başarırsınız. Bu gücün sizde olduğuna inanıyorum. Özel görüşmeler yaptığım bütün dostlarımız da 'Yaparız' diyorlar. Bugün de Başkan'dan sinyali aldık, evelallah bu işi başaracağız demektir." ifadesini kullandı.

Bunun için ekonomi bürokrasisinin iş dünyasına daha fazla kolaylık göstermesi, destek olması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Özellikle finansman konusunda yaşanan sıkıntıların çözümü için faizlerin düşürülmesi başta olmak üzere her fırsatta dile getirdiğim hususların daha fazla dikkate alınmasını bekliyorum. Bankacılık sektörünün reel kesime karşı tavrı zaman zaman altın yumurtlayan tavuğu kesme durumuna dönüşüyor. Böyle bir anlayış olamaz. Dolayısıyla finans sektörünün, bankacılık sektörünün girişimcilerimizin önünü açması lazım. Bu nasıl olacak? Faizi düşürmek suretiyle olacak. Sürümden kazan. Tavukların hepsini kes, ortada birşey kalmaz. Bu adımın atılması lazım. Halbuki ekonomi sadece bir tarafın kazanacağı değil, ancak hep birlikte kazanabileceğimiz bir alandır. Sadece kendiniz kazanmaya kalkarsanız, bir süre sonra tüm muslukların kapandığını görürsünüz."

- "Türkiye bir sömürü ülkesi değildir"

"Gelelim bir başka meseleye, pasaport meselesi bunlar görüşülür, yapılır. İnşallah mesafe de alınır" diyen Erdoğan, yeni kurulacak hükümetin, bunun üzerinde bir çalışma yapmasının 22 Mayıs'tan sonra atılacak bir adım olduğunu söyledi.

Vize meselesinde müsterih olunmasını isteyen Erdoğan, şöyle devam etti:

"Avrupa Birliği vize serbestisini getirir diyorum ben. Biz zaten başbakanken bunlar bana söz verdiler. Ne zaman için? Bu yılın Ekim ayı için söz verdiler. Daha sonra ne yaptılar? 'İşte biz bunu Haziran'a çekelim, Haziran'da yapalım' dediler. Ama 'Haziran'a çekelim' derken, burada bir şey daha söylediler, 'Şunu şunu yapacaksınız'. 72 tane madde öne sürdüler. Bu rivayet yeni çıktı, yoktu bunlar, nereden çıktı bunlar?

Beş tane madde var ki bunların içerisinden bir tanesi felaket. Nedir o? 'Terörle Mücadele Yasası'nı değiştireceksiniz' dediler. Bize bu aklı verenler, önce Avrupa'da parlamentonun önüne teröristlerin kurduğu çadıra niye müsaade ediyorlar? Önce bunun cevabını versin. Önce bunun cevabını vermeleri lazım. Biz burada terörle, teröristlerle mücadele edeceğiz, beyler parlamentonun önüne teröristlere çadır kurduracaklar. Başteröristin de posterleri oraya asılacak. Diğer teröristlerin posterleri oraya asılacak. Ondan sonra sen kalkacaksın, 'Terörle mücadele yasasını değiştir' diyeceksin, sen Türkiye'nin ne zamandan beri bu tür talimatlar almaya başladığını öğrendin? Böyle bir şey var mı? Böyle bir şey olamaz."

Bugün birilerinin bazı açıklamalar yaptığını söyleyen Erdoğan, "Buna benzer açıklamaları daha çok yaparsınız. Bu millet, kendilerine adil davranılmadığı takdirde... Çünkü devletin esası adalettir. 'Adalet mülkün esasıdır' ifadesi mal, mülk anlamında değil, devlet anlamındadır. Devletin esası adalettir. Eğer bir devlette adalet yoksa, o devlet çökmeye mahkumdur. Bize bu tavsiyeleri yapanların önce bir defa işe buradan başlamaları lazım. Adil olmaları gerekir. Türkiye artık bir sömürü ülkesi değildir, kusura bakmasınlar. Bu konuda da adil davranmaları gerekir." dedi.

- "Asaletimizle dalga geçirtmeyeceğiz"

Türkiye'nin 3 milyon mülteciyi barındırdığını anımsatan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Ne dediler? 'Biz, size yılda 3 milyar avro vereceğiz'. Peki bu parayı verdiler mi şu ana kadar? Yok. Hala orta sahada top çeviriyorlar. Verecekseniz, verin. Bu parayı gidip de filanca yerden buraya dolaşıp gelecek diye bize adresler vermeyin. Buraya geliyor yöneticiler, gidiyor bizim kampları geziyor, öbür taraftan da diyor ki 'Bize proje gönderin'. Siz bizimle dalga mı geçiyorsunuz? Ne projesi? Git, 25 kamp var şu anda. Bu kampları görüyorsun, proje diye birşey yok. Biz uyguladık, ne projesi? İşi bitirdik biz. Biz konteyner kentleri, çadır kentlerini kurmuşuz, bunlar bize hala 'Proje gönderin, size para gönderelim' diyorlar. Dalga mı geçiyorsunuz? Böyle bir şey olabilir mi? Bu, bir milletin asaletiyle adeta dalga geçmektir. Biz bu asaletimizle size dalga geçirtmeyeceğiz."

G-20 Zirvesinde, "Bakın biz, ianeyle bunu yapmıyoruz. Sizden lütuf da istemiyoruz. Biz, bugüne kadar sizden para gelecek diye bu adımları atmadık ki" dediğini anımsatan Erdoğan, Türkiye'nin bunu insani ve vicdani bir görev olarak gördüğünü söyledi.

- "Duygusal konuşmuyorum"

Türkiye'nin, 6 yıldır Suriye'den gelen sığınmacılar için 10 milyar dolardan fazla faturalı harcamasının olduğunu, STK'ların harcamaları da katıldığında bunun 20 milyar doları bulacağını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:

"Peki bize dünyadan gelen ne? 450 milyon dolar. Rakam ortada. Şimdi bunlar hala bizi oyalıyorlar. Sanki bize çok ciddi bir destek verecekler. Bunun için 'Yılda biz, size 3 milyar avro vereceğiz'. Vereceksen ver. Benim Kızılayım, AFAD'ım var. Bu parayı sen benim bütçeme vermeyeceksin, bu para oradaki mazlumlara, mağdurlara, sığınmacılara gidecek, vereceksen ver. Vermiyorlar, oyalıyorlar, ondan sonra da 'Biz şu kadar destek, yardım verdik' diyorlar.

"Şu anda ne yaparlar, ne ederler bilmiyorum. Vize konusunda bize daha önce verilmiş sözleri bunların, bu yılın ekim ayıdır. İmzalar Ankara Palas'ta bu şekilde atıldı. Şu andaki 'Haziran'a çektik, çekiyoruz', bu dört aylık olay var ya, bunların hepsi sadece kendilerine yeni ve tıkama için bir yol arama projesidir. Temenni ederim ki daha önce verdikleri sözü tutarlar ve en geç ekim ayında bu işi bitirirler. Şimdi bitirirlerse 'Hayırlı olsun' deriz. Bütün bunlarla birlikte bu işler oldu oldu, olmadı biz yolumuza bugüne kadar vizeyle devam etmedik ki, aynı şekilde devam ederiz. Bu işi çok fazla da büyütmeye gerek yok. Bunların hepsinin çıkış yolları var, dik duracağız, eğilmeyeceğiz. Bu çok önemli. Duygusal konuşmuyorum çünkü bu milletin tarihi böyle yazıldı da onun için böyle konuşuyorum."

(Sürecek)


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×